Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Çalışan İşçilere 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 440 ıncı Maddesi Çerçevesinde Ölüm Yardımı Ödemesi Yapılması Gerekir mi?

11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 440 ıncı maddesinde, işçi ile işveren arasında düzenlenen sözleşmenin, işçinin ölümünü ile sonlanması durumunda, işveren tarafından; işçinin sağ kalan eşine ve ergin olmayan çocuklarına, yoksa bakmakla yükümlü olduğu kişilere, hizmet ilişkisi beş yıldan az sürmüş olan işçiler için bir aylık ücretleri tutarında, hizmet ilişkisi beş yıldan fazla süren işçiler için ise iki aylık ücretleri tutarında bir ödeme yapılması yönünde bir düzenleme yer verilmesi sonrasında,

a) Kamu kurum ve kuruluşlarında 4857 sayılı İş Kanunu çerçevesinde sürekli işçi kadrosunda veya geçici iş pozisyonunda çalışmakta olanlardan vefat edenlerin hak sahiplerine, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu gereğince “ölüm yardımı” ödemesi yapılıp yapılmayacağı,

b) Kamu kurum ve kuruluşlarında 4857 sayılı İş Kanunu çerçevesinde sürekli işçi kadrosunda veya geçici iş pozisyonunda çalışmakta olanlardan vefat edenlerin hak sahiplerine, uygulanmakta olan toplu iş sözleşmesinde veya bireysel iş sözleşmesinde de ölüm yardımı verilmesi yönünde bir hükmün olması durumunda, toplu iş sözleşmesine veya bireysel iş sözleşmesine göre verilmesi gereken ölüm yardımı tutarının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 440 ıncı maddesinde belirtilen “ölüm yardımı” ödemesinden mahsup edilip edilmeyeceği,

hususlarında sorunlar yaşanmaya başlanmıştır. Bu yazıda, ilgili mevzuat hükümleri de belirtilmek suretiyle yukarıda belirtilen hususlara açıklık getirilecektir.

4857 sayılı İş Kanununun 1 inci maddesinde;

“Bu Kanunun amacı işverenler ile bir iş sözleşmesine dayanarak çalıştırılan işçilerin çalışma şartları ve çalışma ortamına ilişkin hak ve sorumluluklarını düzenlemektir.
Bu Kanun, 4 üncü maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine ve işçilerine faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanır.
İşyerleri, işverenler, işveren vekilleri ve işçiler, 3 üncü maddedeki bildirim gününe bakılmaksızın bu Kanun hükümleri ile bağlı olurlar.”

hükmüne yer verilmiştir. Dolayısıyla, kamu sektöründe veya özel sektörde çalışan işçiler arasında bir ayrım yapılmaksızın tamamı hakkında 4857 sayılı Kanun hükümleri uygulanmakta olup, kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilen işçilere ödenen ücretler ile sağlanan sosyal yardımlar; bu kurum ve kuruluşların taraf olduğu toplu iş sözleşmeleri çerçevesinde, toplu iş sözleşmesi olmaması halinde ise bireysel iş sözleşmelerine göre belirlenmektedir.

Nitekim, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun “Hizmet Sözleşmeleri” başlıklı Altıncı Bölümünün “Genel Hizmet Sözleşmesi” başlıklı Birinci Ayırımının “G. Sözleşmenin sona ermesi” başlıklı kısmında; işçi ile işveren arasından düzenlenen hizmet sözleşmesinin, belirli ve belirsiz süreli hizmet sözleşmelerinin feshinde uyulacak usul ve esaslar belirlenmiş olup, münhasıran belirsiz süreli hizmet sözleşmesi ile çalıştırılan işçinin ölümüne bağlı olarak hizmet sözleşmesinin sonlanmasını müteakip, işveren tarafından, işçinin sağ kalan eşine ve ergin olmayan çocuklarına, yoksa bakmakla yükümlü olduğu kişilere, hizmet ilişkisi beş yıldan az sürmüş olan işçiler için bir aylık ücretleri tutarında, hizmet ilişkisi beş yıldan fazla süren işçiler için ise iki aylık ücretleri tutarında bir ödenti verilmesi öngörülmüştür.

Öte yandan, 6098 sayılı Kanunun “Hizmet Sözleşmeleri” başlıklı Altıncı Bölümüne ilişkin “Kanun Gerekçesinde” ise;

“Altıncı Bölüm, “Hizmet Sözleşmeleri” başlığı altında üç ayırımdan oluşmaktadır. Hizmet sözleşmeleri, 4857 sayılı İş Kanununun kapsamı dışında kalan işçileri kapsamaktadır. Bu işçiler ile İş Kanununun kapsamına giren işçiler arasında çok büyük farklılık yaratılmamaya çalışılmıştır.”

açıklamasına yer verilmek suretiyle, 6098 sayılı Kanunun hizmet sözleşmesine ilişkin hükümlerinin, 4857 sayılı İş Kanunu dışında kalan işçiler açısından uygulama kabiliyetine haiz olacağı belirtilmiştir.

Bu itibarla, kamu kurum ve kuruluşlarında 4857 sayılı İş Kanunu hükümlerine tabi tutulmak suretiyle istihdam olunan ve ücretleri toplu iş sözleşmeleri veya bireysel iş sözleşmeleri çerçevesinde belirlenmekte olan geçici ve sürekli işçiler; 6098 sayılı Kanunun 440 ıncı maddesinde öngörülen ödemenin kapsamına girmemektedir. Dolayısıyla, söz konusu işçilerden vefat edenlerin hak sahiplerine, toplu iş sözleşmesi veya bireysel iş sözleşmelerinde “ölüm yardımı” ödenmesiyle ilgili bir hüküm olması halinde sadece bu hükümlere göre ödeme yapılması, aksi takdirde ise 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 440 ıncı maddesinden hareketle bir ödeme yapılmaması gerekmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.