Belediyelerde ve İl Özel İdarelerinde İşçi Olarak Çalışmakta İken İstihdam Fazlası Belirlenerek Diğer Kamu Kurumlarına Devredilenlerin Birikmiş Yıllık Ücretli İzin Haklarının Karşılığı Hangi Kurum Tarafından Ödenir?

Belediyelerde ve il özel idarelerinde işçi olarak çalışmakta iken 6111 sayılı Kanunun 166 ncı maddesi çerçevesinde ihtiyaç fazlası belirlenmek suretiyle diğer kamu kurumlarına devredilenler için söz konusu 166 ncı maddede sadece kıdem tazminatı haklarının devredildikleri yeni kurumların sorumluluğuna bırakıldığı, diğer haklarının ayrıldıkları belediye veya il özel idaresi tarafından ödenmesi yönünde düzenleme yapılmış olduğu belirtilerek, bu işçilerin belediye veya il özel idaresinden ayrılmadan önce hak kazanıp da kullanamamış oldukları yıllık ücretli izin sürelerine ilişkin haklarının devredildikleri yeni kurumlar tarafından ödenemeyeceği şeklinde yorumlar yapılmaktadır. Ancak, bu yorumların yeterli hukuki dayanağı bulunmamakta olup, yapılacak doğru uygulamanın ne olması gerektiği ve hukuki gerekçeleri aşağıda belirtilmiştir.

1- 1475 sayılı İş Kanunu 4857 sayılı İş Kanunu ile yürürlükten kaldırılmış; ancak, 1475 sayılı Kanunun yıllık ücretli izin hakkı ve bu izni kullanma dönemi ile kullanılmayan yıllık ücretli izin sürelerine ait ücretlerin ödenmesine ilişkin maddelerinde esaslı bir değişiklik yapılmamıştır.

Nitekim, 1475 sayılı Kanunun 49 uncu maddesinin son fıkrasında yer alan yıllık ücretli izin hakkından vazgeçilemeyeceğine ilişkin hüküm, 4857 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin ikinci fıkrası olarak; 1475 sayılı Kanunun 50 nci maddesinin beşinci fıkrasında düzenlenmiş olan yıllık ücretli iznin gelecek hizmet yılı içinde kullanılacağına dair hüküm, 4857 sayılı Kanunun 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında aynı şekilde; 1475 sayılı Kanunun 56 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki, işçinin hak kazanıp da kullanamadığı yıllık izin süresine ilişkin ücretinin, hizmet akdinin işveren veya işçi tarafından feshedilmesi halinde akdin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine ödeneceği hükmü ise 4857 sayılı Kanunun 59 uncu maddesinin birinci fıkrasında, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde işçinin hak kazanıp da kullanamadığı yıllık izin sürelerine ait ücretinin, sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine veya hak sahiplerine ödeneceği şeklinde düzenlenmiş bulunmaktadır.

Ayrıca, kamu kurum ve kuruluşları arasında işçilerin yıllık ücretli izin sürelerinin ücrete dönüşmesi halinde yapılacak uygulama ile ilgili birlikteliği sağlamak amacıyla Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan ve 4857 sayılı Kanun ile yıllık ücretli izin uygulamasında esaslı bir değişiklik yapılmamış olması sebebiyle de halen yürürlükten kaldırılmamış olan 13/04/1995 tarihli ve B.07.0.BMK.0.19-115542-10/7498 sayılı Genelgede, herhangi bir nedenle iş sözleşmesi sona eren işçilere, işten ayrıldıkları yıla ilişkin kullanamadıkları yıllık izin sürelerine ait ücreti ile iş sözleşmelerinin feshedildiği tarihten bir önceki yılda müracaatına rağmen idarelerce kullandırılmayan yıllık izin süresine ilişkin ücretinin son ücreti üzerinden ödenmesinin gerekli olduğu; ancak, daha önceki yıllar için bu nitelikte hiçbir ödeme yapılmasına imkan bulunmadığı belirtilmiştir.

2- 6111 sayılı Kanunun 166 ncı maddesinin altıncı fıkrasında;

“Devredilen işçilerin ücret ile diğer malî ve sosyal hakları; toplu iş sözleşmesi bulunan işçiler bakımından yenileri düzenleninceye kadar devir işleminden önce tabi oldukları toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre, toplu iş sözleşmesi olmayan işçiler bakımından 2010 yılı Kasım ayında geçerli olan bireysel iş sözleşmesi hükümlerine göre belirlenir. Devre konu işçiler bakımından devir tarihinden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devralan kurum sorumlu tutulamaz. Kıdem tazminatına ilişkin hükümler saklıdır.”

şeklinde bir düzenleme yapılmıştır. Böylelikle, bir işçiye kıdem tazminatı ödenebilmesi için iş sözleşmesinin sona ermiş olması gerektiği; oysa, belediyeler ile il özel idareleri tarafından istihdam fazlası belirlenerek diğer kamu kurumlarına devredilen işçiler açısından bu devir işlemi sebebiyle iş sözleşmelerinin sona ermediği dikkate alınarak, bu şekilde devir işlemine tabi tutulan işçilere devir sürecinde kıdem tazminatı ödenmeyeceği hükme bağlanmıştır.

Öte yandan, 4857 sayılı İş Kanununun 59 uncu maddesinin birinci fıkrasında ise;

“İş sözleşmesinin, herhangi bir nedenle sona ermesi halinde işçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izin sürelerine ait ücreti, sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine veya hak sahiplerine ödenir. Bu ücrete ilişkin zamanaşımı iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren başlar.”

hükmü yer almaktadır. Buna göre, işçilerin hak kazanıp da kullanamadığı yıllık izin sürelerine ilişkin olarak işverene ücret ödeme sorumluluğunun yükletilebilmesi için, iş sözleşmesinin sona ermiş olduğu gibi; böyle bir talep de ancak sözleşmenin sona erdiği tarihten itibaren yapılabilecek ve işçilerin bu alacaklarıyla ilgili zamanaşımı da sözleşmenin sona erdiği tarihten itibaren başlatılabilecektir.

Buna göre, 6111 sayılı Kanunun 166 ncı maddesi kapsamında işçi devreden işverenin sorumluluğunun, devir tarihinden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlarla sınırlı olduğu ve kullanılmayan yıllık izin sürelerine ilişkin olarak işverenin ücret ödeme borcunun iş sözleşmesinin feshi halinde doğduğu ile söz konusu 166 ncı madde kapsamında yapılan devir işleminin 4857 sayılı Kanun uygulaması yönünden iş sözleşmesinin sona erdiği anlamına gelmeyeceği dikkate alındığında, 6111 sayılı Kanunun 166 ıncı maddesi kapsamında mahalli idarelerden diğer kamu kurumlarına devredilen işçilerin devir tarihinden önceki döneme ilişkin olarak hak kazanıp da devir tarihi itibarıyla kullanamadığı yıllık izin sürelerini, devredildikleri kamu kurumlarında çalıştıkları dönem içerisinde kullanabilmeleri mümkün bulunmaktadır.

Ayrıca, devir tarihinden sonra herhangi bir nedenle iş sözleşmeleri sona eren işçilere, devir tarihinden önce hak kazanıp da kullanamadığı izin süreleri için devredildikleri kurumlar tarafından da izin kullandırılmamış olması halinde, bu işçilerin kullanamadıkları yıllık ücretli izin sürelerine karşılık olarak, yukarıda belirtilen Genelge ile getirilmiş olan sınırlamalara da uyulmak kaydıyla, devredildikleri kamu kurumları tarafından ücret ödenmesi gerekmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.