Vergi Denetmenliğinden Emekliye Ayrılanların Emekli Aylıkları

Vergi Denetmeni olarak görev yaptıktan sonra emekliye ayrılanların emekli aylıklarının, “Vergi Müfettişi” kadro unvanı için belirlenmiş olan 3600 ek gösterge rakamı ile 2000 gösterge rakamı üzerinden tazminatı ve 8000 gösterge rakamı üzerinden görev tazminatı esas alınarak bir yükseltme yapılmasının gerektiği hususunda yoğun bir talep olduğu görülmektedir. Vergi Denetmeni olarak görev yaptıktan sonra emekliye ayrılanlardan durumları emekli aylıklarının yükseltilmesine uygun olan ve olmayanlara ilişkin ilgili mevzuat hükümleri ile bu mevzuat hükümlerine göre ne şekilde işlem yapılması gerektiği aşağıda belirtilmiştir.

A) Konunun Ek Gösterge Açısından Değerlendirilmesi

1- 178 sayılı Maliye Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin, 646 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile eklenen geçici 12 nci maddesinin onbirinci fıkrasında;

“Bu Kanun Hükmünde Kararnamede Vergi Denetim Kurulu Başkanlığına ve Vergi Müfettişlerine verilen görev ve yetkiler kapsamında olmak şartıyla; mevzuatta Maliye Teftiş Kurulu, Hesap Uzmanları Kurulu, Gelirler Kontrolörleri Başkanlığına yapılmış olan atıflar Vergi Denetim Kuruluna, Maliye Müfettişleri, Hesap Uzmanları, Gelirler Kontrolörleri ve Vergi Denetmenlerine yapılmış olan atıflar Vergi Müfettişlerine yapılmış sayılır.”

hükmüne yer verilmiştir. Bu düzenlemeyle, mevzuatlarda Vergi Denetmenlerine yapılmış olan atıfların Vergi Müfettişlerine yapılmış sayılması hali; sadece, Vergi Müfettişlerine verilen görev ve yetki açısından söz konusu olup, bu atfın, ek gösterge veya başkaca mali haklar açısından da uygulanabilmesi öngörülmemiştir.

2- 5345 sayılı Gelir İdaresi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun geçici 3 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan;

“22.7.1998 tarihine kadar vergi denetmeni veya yardımcısı kadrosunda olup, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte halen bu kadrolarda veya kamuda görev yapanlardan bu unvanlarda fiilen en az üç yıl çalışmış olanlar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 36 ncı maddesinin “Ortak Hükümler” başlıklı bölümünün (A) fıkrasının (11) numaralı bendi yönünden yeterlik sınavını vermiş sayılırlar. Bu hükmün, 1.6 1989 tarihli ve 3568 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin son fıkrasına şümulü yoktur.”

hükmü, fıkrada belirtilen şartları taşıyanların sadece 657 sayılı Kanununun 36 ncı maddesinin “Ortak Hükümler” başlıklı bölümünün (A) fıkrasının (11) numaralı bendi uyarınca bir derece yükselmesinden yararlanabilmeleri yönünden yeterlik sınavını vermiş sayılmaları ile sınırlı olup, söz konusu düzenlemede kabul edilen yeterlik sınavını vermiş sayılma halinin ek gösterge veya başkaca mali haklar açısından da uygulanabilmesi öngörülmemiş ve idareye bu hususlarda yetki verilmemiştir.

3- 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ek göstergeleri düzenleyen 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının (B) bendinin 09.04.1990 tarihli ve 418 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 nci maddesi ile değiştirilmeden önceki haline ilişkin olarak 15.02.1982 tarihli ve 17606 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2595 sayılı Kanunun 1 inci maddesi ile değişik (j) alt bendinde;

“Bu Kanunun 36 ncı maddesinde yazılan (Mülki İdare Amirliği Hizmetleri sınıfı hariç) hizmet sınıflarına dahil olup, en az üç yıl süreli yükseköğrenim veren fakülte ve yüksekokulları bitirerek mesleğe özel yarışma sınavı ile giren ve belirli süreli meslek içi eğitimden sonra özel bir yeterlik sınavı sonunda (veya yükseköğrenimli olup, özel kanunların öngördüğü şartları taşıyanlardan en az on yıl mesleki görev yaptıktan sonra yine bu kanunların öngördüğü usule göre seçilerek) atanan Bakanlık, Müsteşarlık, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Bağımsız Genel Müdürlük Müfettişleri, Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu Uzmanları, Maliye Bakanlığı Hesap Uzmanları ile Bankalar Yeminli Murakıpları, Çalışma Bakanlığı İş ve İş Güvenliği Müfettişleri ve bakanlıkların merkez teşkilatına dahil genel müdürlüklerin kontrolörlerinden 8 ve 7 nci derecelerin kademelerinden aylık alanlara 100, 6 ve 5 inci derecelerin kademelerinden aylık alanlara 150, 4 ve 3 üncü derece kadrolarda olanlara 200, 2 nci derece kadrolarda olanlara 300 ve 1 nci derece kadrolarda olanlara 400 rakamının;

eklenmesi suretiyle ödenir.”

hükmüne yer verilmiştir. Böylelikle, kadroları 657 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinde sayılan hizmet sınıflarının (Mülki İdare Amirliği Hizmetleri sınıfı hariç) hangisine dahil olursa olsun, yukarıda sayılan kadro unvanlarında görev yapan denetim elemanlarından:

a) En az üç yıl süreli yükseköğretim veren fakülte ve yüksekokulu bitirmiş olma, mesleğe özel bir yarışma sınavı ile girmiş olma ve belirli süreli meslek içi eğitimden sonra özel bir yeterlik sınavı sonunda atanmış olma,

b) Yükseköğretimi bitirmiş olma, özel bir kanunun öngördüğü genel şartları taşıyor olma, en az on yıl süreyle ilgili meslekte görev yapmış olma ve yine aynı özel kanunun öngördüğü usule uygun olarak seçilmiş olma,

şartlarının tamamına haiz olanların,

belirlenen bu ek gösterge rakamlarından yararlanabilecekleri hükme bağlanmıştır. Buna göre, görev yaptığı kadro unvanı, 657 sayılı Kanunun 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının (B) bendinin (j) alt bendinde sayılmış olmakla birlikte, aynı alt bentte belirtilen şartları taşımayanların bu ek gösterge rakamlarından yararlandırılması mümkün bulunmamaktadır.

Anılan fıkranın uygulanmasına ilişkin açıklamaların yer aldığı 75 Seri No’lu Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliğinin “1-Ek Göstergeler (Madde 43)” başlıklı bölümünün (C) bendinde de;

“Anılan bendin (j) fıkrası, kadro unvanları sayılan denetim elemanlarından belli şartları haiz olanlarına verilecek ek göstergelere ilişkindir.
Sözü edilen fıkraya göre, kadroları 657 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinde sayılan hizmet sınıflarının (Mülki İdare Amirliği Hizmetleri sınıfı hariç) hangisine dahil olursa olsun, kadro unvanları bentte sayılmış olan denetim elemanlarından:
a – En az üç yıl süreli yükseköğretim veren fakülte ve yüksekokulu bitiren,
b– Mesleğe özel bir yarışma sınavı ile giren ve belirli süreli meslek içi eğitimden sonra özel bir yeterlik sınavı sonunda atananlar bu fıkraya göre ek gösterge alacaklardır. Ancak, özel kanunlarında hüküm bulunması şartı ile, bu kanunların öngördüğü nitelikleri taşıyanlardan yükseköğrenimli olanlar, en az on yıl mesleki görev yapmış ve bu kanunların öngördüğü usule göre seçilip atanmış olmak kaydı ile aynı ek göstergeden yararlanabileceklerdir.
Özel kanunlarında hüküm bulunmadığı halde, kararname, tüzük veya yönetmelik hükümleri uyarınca yukarıdaki (a) ve (b) bölümlerindeki usule göre denetim elemanı kadrolarına atanmış olanların (sınav şartı sonradan yerine getirilse dahi) ek göstergeden yararlandırılması mümkün değildir.”

denilmektedir. 79 Seri No’lu Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliğinin “A-Ek Göstergeler” başlıklı bölümünün (5-Denetim Elemanları) bendinde ise;

“Kadroları Genel İdare Hizmetleri Sınıfında bulunan denetim elemanlarının söz konusu (j) fıkrasında belirtilen ek göstergelerden yararlanabilmeleri için;
a) En az üç yıl süreli yüksek öğrenim görmüş olmaları,
b) Mesleğe özel bir yarışma sınavı ile girmeleri,
c) Belirli süreli meslek içi eğitimden sonra özel bir yeterlik sınavı sonunda,
yine aynı fıkrada sayılan kadrolara atanmaları gerekmektedir.
Bu koşulların tümünün birlikte yerine getirilmesi zorunlu olup birinin eksik olması halinde ilgililer (j) fıkrasındaki ek göstergelerden yararlanamayacaklardır.
Ancak yukarıdaki koşulları yerine getirmemekle birlikte, yüksek öğrenimli olup özel kanunların öngördüğü şartları taşıyanlardan en az 8 yıl mesleki görev yaptıktan sonra yine bu Kanunların (10.6.1933 tarih ve 2287 sayılı Kanun gibi ) öngördüğü usule göre seçilerek (j) fıkrasında sayılan kadrolara atananlarda 100 – 400 ek göstergeden yararlanabileceklerdir.”

ifadesine yer verilmiş bulunmaktadır.

Nitekim, 2595 sayılı Kanuna, 30.12.1982 sayılı 2771 sayılı Kanunla eklenen geçici 10 uncu maddede;

“657 sayılı Devlet Memurları Kanununun değişik 43 üncü maddesinin (j) fıkrasında yazılı unvanları bu fıkrada yazılı şartlarla kazanmamış olmakla birlikte, 1/3/1982 tarihine kadar kanun, tüzük ve yönetmelik hükümlerine dayanarak almış bulunanlardan yükseköğrenimli olanlar hakkında da anılan (j) fıkrası hükümleri uygulanır.”

şeklinde bir düzenleme yapılarak, yukarıda belirtilen şartları taşımamakla birlikte 01.03.1982 tarihinden önce bu kadro unvanlarına atanmış olanların da aynı ek gösterge rakamlarından yararlanması yönünde münhasıran bir düzenleme yapılmış olması, bu durumu açıkça ortaya koymaktadır. Keza, 26.06.1984 tarihli ve 241 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 4 üncü maddesinde de,

“657 sayılı Devlet Memurları Kanununun değişik 43 üncü maddesinin (j) fıkrasına dahil edilen “Başbakanlık Uzmanı” ile aynı maddeye eklenen (k) fıkrasında yazılı unvanları ilgili fıkralarda yazılı şartlarla kazanmamış olmakla birlikte, kanun, kanun hükmünde kararname, tüzük ve yönetmelik hükümlerine dayanarak almış bulunanlardan yükseköğrenimli olanlar hakkında da anılan fıkralar hükümleri uygulanır.”

hükmüne yer verilmiştir. Yapılan bu düzenleme neticesinde ise, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının (B) bendinin (j) alt bendi veya 241 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının (B) bendine eklenen (k) alt bendinde öğrenim durumu ve atanma şekli itibariyle getirilmiş olan şartları taşımayanlar için bu şartlar aranmaksızın söz konusu ek göstergelerden yararlanma imkanı getirilmiştir.

Bu itibarla, 29.06.1984 tarihinden sonra Vergi Denetmeni kadro unvanı dahil yukarıda belirtilen kadro unvanlarına veya benzer diğer kadro unvanlarına atananlardan, unvanlarına özel olarak bu şartların aranmaması yönünde düzenleme yapılmamış olanların tamamının; bu unvanlara yönelik olarak belirlenmiş ek gösterge rakamlarından yaralanabilmeleri için, söz konusu kadro unvanlarının ek göstergelerinden yararlanabilmeye ilişkin özel şartları taşımaları taşıyıp taşımadıklarına ayrıca bakılması gerekmektedir.

4- 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun mülga ek 73 üncü maddesinin birinci fıkrasında;

“Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı iştirakçilerinden ek göstergeli veya daha yüksek ek göstergeli bir göreve atananlara; atandıkları görevin ek göstergesi üzerinden emekli aylığı, malullük aylığı bağlanması ve emekli ikramiyesi ödenebilmesi veya toptan ödeme yapılabilmesi için, atandıkları görevin ek göstergesi üzerinden, bu göreve başladıkları tarihten itibaren en az altı ay süreyle Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığına kesenek ve karşılık ödemiş olması şarttır. Altı ay kesenek ve karşılık ödenmemiş olanlara bu göreve atanmadan önce emekli keseneğine esas alınan ek gösterge rakamı üzerinden işlem yapılır.”

denilmektedir. Bu itibarla, iştirakçilerden ek göstergeli veya daha yüksek ek göstergeli bir göreve atananlara, atandıkları yeni görevin ek göstergesi üzerinden, emekli ve malullük aylığı bağlanması ile emekli ikramiyesi ödenebilmesi veya toptan ödeme yapılabilmesi için; bu ek ek gösterge üzerinden en az 6 ay süreyle kesenek ve karşılık ödenmiş olması gerekmektedir. Söz konusu maddenin ikinci fıkrasında ise, ilgili mevzuatı uyarınca mesleğe özel yarışma sınavı ile giren ve belirli süreli meslek içi eğitimden sonra özel bir yeterlilik sınavı sonunda atanılan görevlerde bulunanlara; emekli aylığı veya malullük aylığı bağlanması ile emekli ikramiyesi ödenmesinde veya toptan ödeme verilmesinde, atandıkları yeni görevin ek göstergesi üzerinden en az 6 ay süreyle kesenek ve karşılık ödenmiş olması şartının aranmayacağı belirtilmiştir. Dolayısıyla, 5434 sayılı Kanunun ek 73 üncü maddesinin ikinci fıkrasıyla sağlanan avantajın kapsamı, 657 sayılı Kanuna ekli (I) Sayılı Cetvelin “I-Genel İdare Hizmetleri Sınıfı” bölümünün (g) sırasında belirtilen şartları taşıyanların, söz konusu (g) sırasında sayılan kadro unvanlarına ilişkin ek gösterge rakamları üzerinden en az 6 ay süreyle emekli keseneği ve kurum karşılığı ödenmesi şartı aranmaksızın; yani, sadece bir maaş üzerinden bu kapsama giren kadro unvanlarına ilişkin ek göstergeler esas alınarak emekli keseneği ve kurum karşılığı yatırılmış olmasının yeterli görülmesi ile sınırlıdır.

Bu nedenle, 5434 sayılı Kanunun ek 73 üncü maddesinin ikinci fıkrasında, emekli keseneğine esas alınacak ek gösterge rakamının bazı kişiler açısından farklı olarak uygulanmasını veya daha önceden bir kadro unvanına ilişkin emekli keseneğinin hesabı sırasında esas alınmış olan ek gösterge rakamına karşılık olarak başka bir kadro unvanına ilişkin ek gösterge rakamının sağlayacağı haklardan yararlanılmasını içeren herhangi bir hüküm yer almamaktadır.

Buna göre, önceden bulunduğu “Vergi Denetmeni” kadro unvanında geçen hizmet süreleri “Vergi Müfettişi” kadro unvanında geçmiş sayılanların; “Vergi Müfettişi” kadro unvanına ilişkin ek gösterge rakamı üzerinden emekli keseneği ödemiş sayılacakları sürenin altı aydan daha kısa süreli olduğu gerekçe gösterilerek emekli aylığının yükseltilmemesi yönünde tesis edilmiş hiç bir işlem bulunmadığı gibi; Vergi Denetmenliğinden emekliye ayrılanlardan gerekli koşulları taşımadıkları gerekçesiyle emekli aylıklarının hesabında 3600 ek gösterge rakamından yararlandırılmamaları ile 5434 sayılı Kanunun ek 73 üncü maddesinin ikinci fıkrası arasında bir bağ kurulmasına da imkan bulunmamaktadır.

5- 26.11.1993 tarihli ve 21770 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve 01.01.1994 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlüğe giren Gelirler Genel Müdürlüğü Vergi Denetmenlerinin Görev, Yetki, Çalışma ve Atama Usulüne İlişkin Yönetmeliğin 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında; Denetmenliğe sınavla Denetmen Yardımcısı olarak girileceği ve yeterlik sınavını kazananların Denetmen olarak atanacağı hükme bağlanmıştır. 24.12.1994 tarihli ve 22151 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Gelirler Genel Müdürlüğü Vergi Denetmenlerinin Görev, Yetki, Çalışma ve Atama Yönetmeliği ile Maliye Bakanlığı taşra teşkilatında görev yapan vergi denetmenlerinin görev, yetki ve sorumluluklarına, çalışmalarına ve atanmalarına ilişkin usul ve esaslar yeniden düzenlenmiş ve 26.11.1993 tarihli ve 21770 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Gelirler Genel Müdürlüğü Vergi Denetmenlerinin Görev, Yetki, Çalışma ve Atama Usulüne İlişkin Yönetmelik yürürlükten kaldırılmıştır.

Yeni Yönetmeliğin 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında ise, Vergi Denetmenliğine sınavla girilme şartı aynı şekilde korunmakla birlikte; yeterlik sınavı şartı kaldırılmış ve en az üç yıl Vergi Denetmen Yardımcısı olarak çalıştıktan sonra bu süredeki çalışmaları olumlu bulunanların Vergi Denetmeni olarak atanacakları hükme bağlanmıştır. 25.08.2000 tarihli ve 24151 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yönetmelik değişikliği ile anılan Yönetmeliğin 14 üncü maddesinin birinci fıkrası;

“Denetmenliğe sınavla denetmen yardımcısı olarak girilir ve yeterlik sınavını kazananlar denetmen olarak atanır.”

şeklinde yeniden düzenlenmiştir.

Buna göre, 01.01.1994-24.12.1994 tarihleri arasında ve 25.08.2000 tarihinden sonra mesleğe yarışma sınavıyla girip yeterlilik sınavı neticesinde “Vergi Denetmeni” kadro unvanına atananlar; 178 sayılı Maliye Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye 646 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası uyarınca Vergi Müfettişliği kadrosuna atamalarının yapıp yapılmadığına bakılmasına gerek olmaksızın, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa ekli I sayılı Cetvelin “I- Genel İdare Hizmetleri Sınıfı” bölümünün (g) sırasında öngörülen ve aşağıda detaylı bir şekilde belirtilecek olan mesleğe alınma şekli ile ilgili bütün şartları karşılar durumdadır.

6- 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının (B) bendinin birinci paragrafında, bu Kanuna tabi kurumların kadrolarında bulunan personelin aylıklarının; hizmet sınıfları, görev türleri ve aylık alınan dereceleri dikkate alınarak, bu Kanuna ekli I ve II sayılı Cetvellerde gösterilen ek gösterge rakamlarının eklenmesi suretiyle hesaplanacağı hükme bağlanmıştır. Anılan Kanuna ekli (I) sayılı Ek gösterge Cetvelinin “I- Genel İdare Hizmetleri Sınıfı” bölümünün (g) sırasında ise;

“En az üç yıl süreli yükseköğrenim veren fakülte ve yüksekokulları bitirerek mesleğe özel yarışma sınavı ile giren ve belirli süreli meslek içi eğitimden sonra özel bir yeterlik sınavı sonunda (veya yüksek öğrenimli olup, özel kanunların öngördüğü şartları taşıyanlardan en az sekiz yıl mesleki görev yaptıktan sonra yine bu kanunların öngördüğü usule göre seçilerek) atanan Başbakanlık, Bakanlık, Müsteşarlık, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Bağımsız Genel Müdürlük ve Büyük Şehir Belediyesiyle Büyük Şehir Belediye sınırları içindeki ilçe Belediyeleri Müfettişleri … Maliye Bakanlığı Vergi Müfettişleri…”

denilmek suretiyle, (g) sırasında yer alan ek gösterge rakamlarından yararlanacaklar, eğitim ve atanmaya ilişkin bazı nitelikleri taşımaları kaydıyla, kurumlar ve unvanlar itibarıyla sayılmış bulunmaktadır.

Buna göre, 657 sayılı Kanuna ekli (I) sayılı cetvelin “I-Genel İdare Hizmetleri Sınıfı” bölümünün (g) sırasında yer alan ek gösterge rakamlarından yararlanılabilmesi için, mesleğe özel yarışma sınavı ile girilmiş ve belirli süreli meslek içi eğitimden sonra özel bir yeterlik sınavı sonucunda söz konusu bentte sayılan kadrolara atanılmış olunması veya yüksek öğrenimi tamamlamış olmak ve özel kanunların öngördüğü belirli şartları taşımak kaydıyla, en az sekiz yıl mesleki görev yaptıktan sonra yine bu kanunların öngördüğü usule göre seçilerek anılan kadrolara atanılmış olunması gerekmektedir. Dolayısıyla, bizzat söz konusu ek gösterge rakamlarının tespit edildiği düzenlemede sayılan bu kadro unvanlarına atanılmış olması bu ek gösterge rakamlarından yararlanmanın yeterli koşulu olarak kabul edilmemiştir. Bu itibarla, anılan bentte sayılan kadro unvanlarına atanmış olmakla birlikte, öngörülen bu şartları taşımayanlar ise, öğrenim durumları ve aylık alınan dereceleri dikkate alınarak 657 sayılı Kanuna ekli (I) sayılı cetvelin aynı bölümünün (i) sırasında yer alan ek gösterge rakamlarından yararlanabilecektir.

Diğer taraftan, 178 sayılı Maliye Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin, 646 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile eklenen geçici 12 nci maddesinin ikinci fıkrasında;

“Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihte Maliye Başmüfettişi, Baş Hesap Uzmanı ve Gelirler Başkontrolörü kadrolarında bulunanlar Vergi Başmüfettişi kadrolarına; Maliye Müfettişi, Hesap Uzmanı ve Gelirler Kontrolörü ile Vergi Denetmeni kadrolarında bulunanlar Vergi Müfettişi kadrolarına; Maliye Müfettiş Yardımcısı, Hesap Uzman Yardımcısı ve Stajyer Gelirler Kontrolörü ile Vergi Denetmen Yardımcısı kadrolarında bulunanlar Vergi Müfettiş Yardımcısı kadrolarına halen bulundukları kadro dereceleriyle herhangi bir işleme gerek kalmaksızın atanmış sayılır.”

denilmektedir. Böylelikle, öğrenim durumu, mesleğe giriş şekli, meslek içi eğitim, yeterlik sınavı gibi durumlar gözetilmeden ve herhangi bir özel koşul aranmadan, anılan Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihte söz konusu fıkrada belirtilen kadrolarda bulunan tüm personelin, herhangi bir seçmeye tabi tutulmadan bulundukları kadro dereceleriyle Vergi Müfettişi kadrolarına atanmış sayılması hüküm altına alınmıştır.

Bu çerçevede, 178 sayılı Maliye Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 12 nci maddesi uyarınca Vergi Müfettişi kadrosuna atanan Vergi Denetmenlerinden önceden işgal ettiği Vergi Denetmenliği kadrosuna yeterlik sınavı sonucunda atanmamış olanlar, 657 sayılı Kanuna ekli (I) sayılı cetvelin “I-Genel İdare Hizmetleri Sınıfı” bölümünün (g) sırasında öngörülen ek göstergeden yararlanabilmenin genel koşullarından biri olan “belirli süreli meslek içi eğitimden sonra özel bir yeterlik sınavı sonucunda atanma” şartını taşımadığından, bu durumda olan kişilerin aynı bentte öngörülen ek göstergeden yararlanabilmesi için anılan bentte yer alan parantez içi hükümde belirtilen şartların tamamını taşıyıp taşımadıklarına bakılması gerekmektedir. Söz konusu parantez içi hükümde, yüksek öğrenimli olma, en az sekiz yıl mesleki görev yapma, özel kanunların öngördüğü şartları taşıma ve yine bu kanunların öngördüğü usule göre seçilme şartlarının yer aldığı dikkate alındığında; ilgililerin, yüksek öğrenimli olma ve en az sekiz yıl mesleki görev yapma şartlarını taşıdıkları düşünülse dahi, söz konusu geçici 12 nci madde uyarınca hiçbir koşul aranmaksızın ve seçmeye tabi tutulmaksızın 10.07.2011 tarihinde Vergi Denetmeni kadrolarında bulunan tüm personelin Vergi Müfettişi kadrolarına atanmış sayılması karşısında, parantez içi hükümdeki “…özel kanunların öngördüğü şartları taşıyanlardan ….yine bu kanunların öngördüğü usule göre seçilerek” şartını taşımadıkları, bu nedenle de yeterlilik sınavı neticesinde “Vergi Denetmeni” kadrosuna atanmamış olanlar ile gerekli yükseköğrenim şartına uymayanların söz konusu (g) sırasında öngörülen ek göstergelerden yararlandırılmalarının mümkün bulunmadığı ve bu durumda olanların aynı bölümün (i) sırasında yer alan ek göstergelerden öğrenim durumları ve aylık alınan dereceler dikkate alınarak yararlandırılmaları gerektiği sonucu ortaya çıkmıştır.

Nitekim, 178 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 12 nci maddesinin sekizinci fıkrasına, 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci maddesinin (p) fıkrasıyla;

“Bu madde uyarınca Vergi Müfettişi kadrolarına atanmış sayılanlardan halen bu kadrolarda bulunanlar, 657 sayılı Kanuna ekli (I) sayılı Ek Gösterge Cetvelinin “I- Genel İdare Hizmetleri Sınıfı” bölümünün (g) bendinde öngörülen ek göstergelerden, anılan bentte belirtilen şartlar aranmaksızın yararlanır.”

şeklinde yeni bir cümle eklenmiş ve Vergi Denetmeni kadrolarında görev yapmakta iken 178 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 12 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Vergi Müfettişi kadrolarına atanmış sayılanlar ile sınırlı olarak hüküm ifade etmek üzere, söz konusu cümlenin yürürlüğe girdiği 15.11.2011 tarihi itibarıyla Vergi Müfettişi kadrolarında bulunanlar için 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa ekli I sayılı Cetvelin “I- Genel İdare Hizmetleri Sınıfı” bölümünün (g) sırasında belirtilen şartların aranmayacağı yönünde yeni bir düzenleme yapılmıştır. Dolayısıyla, ilgililerin söz konusu şartlardan istisna tutulmasını içeren bu hüküm; 178 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 12 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Vergi Müfettişi kadrolarına atanmış sayılanların tamamını bile kapsamamakta olup, sadece söz konusu cümlenin yürürlüğe girdiği 15.11.2011 tarihi itibarıyla Vergi Müfettişi kadrolarında bulunanlarla sınırlı olarak uygulanabilecektir. Bu nedenle, daha önce Vergi Denetmeni kadrolarında bulunanlardan Vergi Müfettişliğine hiç atanmamış olanlar ile Vergi Denetmenliğinden Vergi Müfettişliğine atanmış olmakla birlikte 15.11.2011 tarihinden önce bu görevlerinden ayrılmış olanlar yukarıda belirtilen cümlenin kapsamına girmediğinden, bu durumda olanlar hakkında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa ekli I sayılı Cetvelin “I- Genel İdare Hizmetleri Sınıfı” bölümünün (g) sırasında öğrenim durumu ve atanma şekli itibarıyla belirlenmiş olan şartları haiz olmamaları halinde emeklilik açısından genel hükümlere göre işlem yapılması zorunlu hale gelmiştir.

Bu itibarla; 178 sayılı Maliye Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin, 646 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile eklenen geçici 12 nci maddesinin;

a- İkinci fıkrasındaki;

“Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihte Maliye Başmüfettişi, Baş Hesap Uzmanı ve Gelirler Başkontrolörü kadrolarında bulunanlar Vergi Başmüfettişi kadrolarına; Maliye Müfettişi, Hesap Uzmanı ve Gelirler Kontrolörü ile Vergi Denetmeni kadrolarında bulunanlar Vergi Müfettişi kadrolarına; Maliye Müfettiş Yardımcısı, Hesap Uzman Yardımcısı ve Stajyer Gelirler Kontrolörü ile Vergi Denetmen Yardımcısı kadrolarında bulunanlar Vergi Müfettiş Yardımcısı kadrolarına halen bulundukları kadro dereceleriyle herhangi bir işleme gerek kalmaksızın atanmış sayılır.”

b- Sekizinci fıkrasındaki;

“İkinci fıkrada belirtilen kadrolarda geçirilen süreler Bakanlıkta Vergi Başmüfettişi, Vergi Müfettişi ve Vergi Müfettiş Yardımcısı olarak geçmiş sayılır.”

hükmü ve personel kanunlarında ya da aylık ödenmesine dayanak teşkil eden diğer kanunlarda kendileriyle eşit olarak ek gösterge verilmekte olan kadrolarda bulunanların yararlandıkları ek göstergelerden faydalanma imkânı da kalmayacak şekilde kadro unvanları personel kanunlarından ya da aylık ödenmesine dayanak teşkil eden diğer kanunlardan çıkarılan ve yararlanacakları ek gösterge hakkında ayrıca bir düzenleme yapılmamış olanların emekli aylıklarının veya bu durumda olup ölenlerin dul ve yetimlerine bağlanmış aylıkların hesabına esas alınmaya devam olunacak ek gösterge rakamlarının ya da daha önce bu şekilde bir kadro unvanında çalışmış olup iştirakçiliği devam edenlerin emekli keseneklerinin hesabına esas alınmaya devam olunacak ek gösterge rakamlarının tespiti hususunda 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 4 üncü maddesi ile 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun mülga ek 67 nci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen yetki ve görev dikkate alınarak; Maliye Bakanlığı, Devlet Personel Başkanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı temsilcilerinin katılımıyla oluşturulan komisyon tarafından tespit edilen ve Maliye Bakanının 28.02.2012 tarihli ve 32 sayılı oluru ile yürürlüğe konulan XXXI sayılı Eşitlik Cetvelinin 34 üncü sırasında “Vergi Denetmeni” kadro unvanının emeklilik açısından da “Vergi Müfettişi” kadro unvanına eşitliği sağlanmıştır.

Ancak, yukarıda belirtilen diğer hususlar göz önüne alınarak, XXXI sayılı Eşitlik Cetvelinin genel açıklamalara ilişkin (8), (9) ve (10) numaralı maddelerinde;

“8- Ekli tabloda kaldırılan kadro unvanı olarak gösterilen ve emeklilik açısından esas alınacak yeni kadro unvanı ile ek gösterge rakamı tespit edilen ve esas alınacak yeni kadro unvanı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa ekli I sayılı Cetvelin “I- Genel İdare Hizmetleri Sınıfı” bölümünün (g) ve (h) sıralarında sayılanlar arasında yer alanlardan; tespit edilen bu yeni kadro unvanına ilişkin ek gösterge rakamlarından yararlanılması, öğrenim durumu ve atanma şekli itibarıyla belirli bazı şartlara bağlanmış olanların, tespit edilen yeni kadro unvanlarına ilişkin ek gösterge rakamlarından söz konusu şartları haiz olmalarına bağlı olarak yararlanabilmelerinin mümkün bulunduğuna ve bunlardan anılan şartları haiz bulunmayanlar hakkında ise genel hükümlere göre işlem yapılması gerektiğine,

9- 178 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 12 nci maddesinin sekizinci fıkrasına 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci maddesinin (p) fıkrasıyla eklenen cümleyle getirilen istisnanın; anılan madde uyarınca Vergi Müfettişi kadrolarına atanmış sayılanlardan, söz konusu cümlenin yürürlüğe girdiği 15.11.2011 tarihi itibarıyla Vergi Müfettişi kadrolarında bulunanlarla sınırlandırılmış olduğu dikkate alınarak, daha önce Vergi Denetmeni kadrolarında bulunanlardan söz konusu cümle kapsamına girmediği gibi 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa ekli I sayılı Cetvelin “I- Genel İdare Hizmetleri Sınıfı” bölümünün (g) sırasında öğrenim durumu ve atanma şekli itibarıyla belirlenmiş olan şartları da haiz olmayanlar hakkında emeklilik açısından genel hükümlere göre işlem yapılması gerektiğine,

10- Ekli tabloda kaldırılan unvan olarak gösterilen ve emeklilik açısından esas alınacak yeni kadro unvanı ile ek gösterge rakamı tespit edilen ve esas alınacak yeni kadro unvanı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa ekli I sayılı Cetvelin “I- Genel İdare Hizmetleri Sınıfı” bölümünün (g) ve (h) sıralarında sayılanlar arasında yer alanlardan; tespit edilen yeni kadro unvanları için ilgili sıralardaki ek göstergelerden yararlanılması, öğrenim durumu ve atanma şekli itibarıyla belirli şartları haiz olmaları kaydına bağlanmakla birlikte 12.2.1982 tarihli ve 2595 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesi ve 26.6.1984 tarihli ve 241 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 4 üncü maddesi kapsamına girenler ile esas alınacak yeni kadro unvanı için bu sıralardaki ek göstergelerden yararlanılması öğrenim durumu ve atanma şekli itibarıyla belirli şartları haiz olmaları kaydına bağlanmamış olanların, belirtilen şartlar aranmaksızın söz konusu sıralarda öngörülen ek gösterge rakamlarından yararlandırılmaları gerektiğine,”

karar verilmiştir.

Bu itibarla, “Vergi Denetmeni” kadro unvanı üzerinden emekli aylığı bağlananlardan, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa ekli I sayılı Cetvelin “I- Genel İdare Hizmetleri Sınıfı” bölümünün (g) sırasında belirlenmiş olan; en az üç yıl süreli yükseköğrenim veren fakülte ve yüksekokulları bitirerek mesleğe özel yarışma sınavı ile girmiş olma ve belirli süreli meslek içi eğitimden sonra özel bir yeterlik sınavı sonunda atanmış olma şartlarını taşımayanların emekli aylıklarının, Vergi Müfettişi unvanı için belirlenen 3600 ek gösterge esas alınarak yükseltilmesine imkan bulunmamaktadır.

B) Konunun Makam Tazminatı ve Görev Tazminatı Açısından Değerlendirilmesi

1- 657 sayılı Kanunun ek 26 ncı maddesinin (a) bendinde, bu Kanuna ekli (IV) sayılı cetvelde unvanları yazılı görevlerde bulunanlara hizalarında gösterilen gösterge rakamlarının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunan miktarda makam tazminatı ödeneceği hükme bağlanmış, ekli IV sayılı Makam Tazminatı Cetvelinin 8 inci sırasının (a) bendinde de;

“En az dört yıl süreli yükseköğrenim veren fakülte veya yüksekokulları bitirmiş, birinci dereceli kadroya atanmış ve Türkiye düzeyinde teftiş, denetim veya inceleme yetkisine sahip merkez denetim elemanlarından; Başbakanlık Müfettişleri, Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu Denetçileri, Bakanlık Müfettişleri, Maliye Bakanlığı Vergi Müfettişleri,…”

hükmüne yer verilerek, bu unvanlar için 2000 makam tazminatı göstergesi belirlenmiştir.

Buna göre, Vergi Müfettişi kadrolarının münhasıran merkez teşkilatı için ihdas edilmiş olması nedeniyle bu kadrolarda bulunan personelin Türkiye düzeyinde teftiş, denetim veya inceleme yetkisine sahip merkez denetim elemanı olarak değerlendirilmesi ve söz konusu personelden; en az dört yıl süreli yükseköğrenim veren fakülte veya yüksekokulları bitirmiş ve birinci dereceli kadroya atanmış olanların 657 sayılı Kanuna ekli IV sayılı Makam Tazminatı Cetvelinin 8 inci sırasının (a) bendinde yer alan makam tazminatından yararlandırılmaları gerekmektedir.

Öte yanda5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun ek 68 inci maddesinde ise;

“Makam tazminatı ile yüksek hakimlik tazminatı ödenmesini gerektiren görevlerde toplam 2 yıl bulunduktan sonra emekliye ayrılanlara makam veya yüksek hakimlik ve temsil veya görev tazminatları bulundukları en üst görevleri esas alınarak ödenir. Makam veya yüksek hakimlik tazminatı ödenmesini gerektiren görevlerde toplam en az iki yıl bulunmadan veya bu görevlerde hiç bulunmadan emekliye ayrılanlara ise, en az altı ay süreyle bulundukları en üst görevleri için belirlenen görev tazminatı veya hizmet yılları itibarıyla belirlenen görev tazminatından yüksek olanı ödenir. Makam tazminatı ile yüksek hakimlik tazminatı ödenmesini gerektiren görevlerde bulunanlardan, 10/10/1984 tarihli ve 3056 sayılı Kanunun 36 ncı maddesine göre istihdam edilenlere, Başbakanlıkta da makam tazminatı ödenmesini gerektiren görevlerde en az 6 ay çalışmış olmaları kaydıyla bu tazminatlardan yüksek olanı esas alınarak ödeme yapılır. Bu halde de iki yıllık süreyi doldurma şartı aranır. Ancak bu tazminatların ölenlerin dul ve yetimlerine ödenmesinde iki yıl görev şartı aranmaz.”

şeklinde bir düzenleme yapılmıştır.

Bu itibarla, XXXI sayılı Eşitlik Cetvelinin (8), (9) ve (10) numaralı maddelerinde belirtilen açıklamalar saklı kalmak kaydıyla, aynı Cetvelin 34 üncü sırasında “Vergi Denetmeni” kadro unvanının “Vergi Müfettişi” kadro unvanına eşitlenmiş olduğu dikkate alındığında, “Vergi Denetmeni” kadro unvanı üzerinden emekli aylığı bağlananlardan; en az dört yıl süreli yükseköğrenim veren fakülte veya yüksekokulları bitirmiş ve birinci dereceli kadroya atanmış olup da birinci dereceli “Vergi Denetmeni” kadrosunda en az iki yıl süreyle görev yapmış olanların “Vergi Müfettişi” kadro unvanı için öngörülen makam tazminatı ile görev tazminatından yararlandırılmaları mümkün bulunmaktadır. Ayrıca, en az dört yıl süreli yükseköğrenim veren fakülte veya yüksekokulları bitirmiş ve birinci dereceli “Vergi Denetmeni” kadrosuna atanmış olanlardan bu kadroda görev yapmakta iken ölmeleri sebebiyle birinci dereceli kadroda iki yıl süreyle görev yapamamışmış olanların dul ve yetimlerinin de makam tazminatı ile görev tazminatından yararlandırılması gerekmektedir.

Comments

  1. Vergi Denetmenine muhalif bir kişinin subjektif görüşü olup yanliş değerlendirmedir.Bir önemi yoktur.Birçok mahkeme 3600 ek gösterge verilmesi yönünde karar vermiştir.

    1. Vergi Denetmenlerinin açmış olduğu davaların hemen hemen tamamı, idare mahkemelerinde Vergi Denetmenlerinin aleyhine sonuçlanmıştır. Danışta’a yapılan temyiz başvuruları ise Vergi Denetmenleri lehine sonuçlanmaya başlanmıştır. Temyiz sonuçlarının belli olmasını beklediğim için eleştirinize bugüne kadar cevap vermedim. İdare Mahkemelerinin kararları, eleştirinizin haksız olduğunu göstermektedir. Bütün idare mahkemeleri yanılmış olabilir mi?

      1. Danıştay 11.dairesi tüm davalarda vergi müfettişi emeklileri lehine karar vermektedir. Lütfen siz de Vergi Müfettişi emeklilerinin yanında olun Önder bey, sizin bu yazınız bizleri çok üzdü. Mesleğinizde kariyeriniz çok yüksek ve çok başarılı bir bürokratsınız. Destekleyin bizleri… topu topu 140 kişi ne olur bir haktan faydalansa…

        1. DANIŞTAY 11. DAİRESİNİN 19.11.2015 TARİH VE 2013/2975 E. 2015/5642 K. SAYILI KARARIYLA XXXI SAYILI EŞİTLİK CETVELİNİN 8 VE 9 Mad. İPTAL EDİLDİ….

  2. İdare Mahkemelerinin aleyhte verdiği kararlarda (KURUMUN)savunmasında öne sürdüğü iddiaların neler olduğunu, bir iki örnek kararı gönderirseniz sevinirim. Saygılarımla.

  3. Sayın İnce,
    Emekli Vergi Denetmenlerinin ek gösterge konusundaki sorunlarına Maliye Bakalnlığının yaklaşımını, uzun bir yargı sürecinden kurtulmak amacıyla sizden talep ettiğim görüş nedeniyle tarafıma gönderilen, her türlü argümana cevap niteliğindeki 9,5 sahifelik yazınızdan öğrendim.
    Yazıdaki yorgunu yokuşa süren negatif düşünce ve yasanın verdiği bir hakkın emeklilerden esirgenmesine yönelik olumsuz değerlendirmelere 36 yıllık meslek tecrübem nedeniyle şaşırmadım.
    Ben makam+görev tazminatını aldım, ek gösterge kousunda açtığım ve yaklaşık 2,5 yıl süren idari davam da ilk mahkemece reddedilirken Danıştay lehime olarak idare mahkemesi kararını bozdu.
    Aslında bu aşamadan sonra benim size seslenmemin ve eleştirmemin bir önem taşımadığının farkındayım. Zira ben hakkımı hukuki yoldan elde etme aşamasındayım.
    Ancak dikkatinizi çekmek istediğim ve farkında olmadığınızı düşündüğüm konu, Vergi Denetmenliğinden emekli olanlar üzerinde yarattığınız tahribat ile büyük bir haksızlığa adaletsizliğe neden olduğunuzdur.Bakanlığımız bürokratlarının çoğunun izlediği yöntem, kararname ile sağlanan ekonomik bir iyileştirmenin emekli teşkilat mensuplarından esirgenerek tam aksine, olumsuzluk sergilenmesi ve çözümsüzlük üretilmesi, yasaların eğrilip bükülerek kendi düşüncelerine göre değerlendirilmek suretiyle konunun sürüncemede bırakılması eşitsizlik yaratılmasıdır.
    Nitekim Bakanlık Görüşü olarak ortaya koyduğunuz ve imzanızı taşıyan 9,5 sahifelik metin de tam buna bir örnektir.
    Bektaşiye sormuşlar neden “neden namaz kılmıyorsun” diye.Demiş ki Kur’an da yazdığı için kılmıyorum.Nasıl olur Kur’an da böyle bir ifade yer almaz dediklerinde Bektaşi Kur’anı açmış üst satırı parmağıyla kapatarak bakın işte demiş. Gösterdiği yerde gerçekten namaz kılmayın yazıyormuş.Ancak elini kaldırttıklarında üst satırda ” alkollü olduğunuz zaman ” yazıyormuş.
    İşte Bakanlığınızın görüşüne dayanak olarak gösterdiğiniz yasal düzenlemeler de tıpkı bu Bektaşi fıkrasına benziyor.(Yeterlik sınavını vermiş sayılmak konusundaki düşüncenize söyleyecek lafım yok.Zaten ben gerek açtığım idari davada gerekse diğer platformlarda ” yeterlik sınavını vermiş sayılıyorum ” iddiasında hiç bulunmadım. Ancak halen görevdeki Vergi Denetmeni kökenli Vergi Müfettişlerinde, yapılan ek düzenlemeyle bu koşul nasıl aranmadıysa, emsali emekli vergi denetmenlerinde de aranılmaması gertekmektedir.)
    Ek gösterge verilmemesine gerekçe gösterdiğiniz düzenlemelerden biri olan XXXI sayılı Eşitlik Cetvelinin genel açıklamalara dair 8,9 ve 10 numaralı maddelerindeki ifadeler, Eşitlik Komisyonunun gereksiz bir misyon üstlenmek suretiyle VERGİ DENETMENİ unvanını eşitleme çabasının sonucu olduğundan bir anlam ifade etmemelidir.
    Çünkü Komisyonun eşitleme yapması ilgili yasalara göre kadro unvanının ” personel kanunlarından ya da aylık ödenmesine dayanak teşkil eden diğer kanunlardan çıkarılması ve yararlanacakları ek gösterge hakkında ayrıca bir düzenleme yapılmaması” durumuna münhasırdır.
    Halbuki VERGİ DENETMENİ unvanı zaten kararname ile VERGİ MÜFETTİŞLİĞİNE eşitlenmiş, denetmenlkikte geçen sürelerin Vergi Müfettişliğinde geçmiş sayılacağına vurgu yapılmış, ayrca bu unvan yararlanacakları ek gösterge konusunda ilgili bölümlere ilave yapılmıştır.
    Bu haliyle Eşitlik Komisyonunun Vergi Denetmeni unvanınana yaptığı unvan eşitleme çabası ve ek gösterge düzenlemesi mesnetsizdir. Zaten bu komisyon Vergi Denetmeni unvanını Vergi Müfettişi dışında mevcut yasal düzenlemeler dikkate alındığında başka hangi unvana eşitleyebilirdi ki?
    Bakanlığınızın olumsuz görüşüne dayanak gösterilen düzenlemelerle ilgili 9,5 sayfalık yazınızdaki yer alan açıklamaların nerdeyse tamamı biz emekliler açısından laf-ı güzafdır.
    Elbette denetim elemanlarının tek çatı altında toplanmasına yönelik,görevde olan Vergi Müfettişlerinin çalışma usul ve esasları, mali ve özlük hakları belirlenmiştir.ancak bu konuda yapılan düzenlemelerin hiç birisinin EMEKLİLERLE BİR İLGİSİ YOKTUR, zaten olması da beklenemez.
    Emeklilerin durumu 5510 s. yasanın geçiş hükümlerini düzenleyen Geçici 4 ncü maddesinin 9 ncu fıkrasındaki ” …barem, teşkilat, kadro ve sair kanunlar ile aynı rütbe, kadro ve sair kanunlarda yapılacak değişiklikler sonucunda aylık tutarlarında meydana gelecek yükselmeler, aynı rütbe, kadro unvanı ve dereceden bağlanmış buylunan emeklilik, malulluk ve vazife malulluğu aylıkları ile dul ve yetim aylıkları hakkında da uygulanır.” hükmüne göre değerlendirilmelidir.
    Bu bağlamda VERGİ DENETMENİ unvanıyla emekli olanlara yönelik yasal bir düzenlemeye hiç bir gereksinim yoktur, çünkü emeklilerin maaşlarındaki artışlar, yukarıda sözü edilen yasa maddesi uyarınca, sadece aynı unvandaki halen görevdeki emsallerine verilen hakların yansıtılması şeklinde olacaktır.
    Son olarak Bakanlığınızın yol açtığı, Vergi Denetmenliğinden emekli olanlar arasındakibüyük haksızlığa ve adaletsizliğe vurgu yapmak istiyorum.
    Bilindiği üzere önceki durum itibariyle Vergi Denetmenleri homojen bir yapıya sahip değildi ve çok az da olsa içlerinde yüksek öğrenimli olmayan meslek lisesi çıkışlı çalışanlar da mevcuttu. Ayrıca yüksek öğrenimlilerden hakettiği halde Bakanlığınızca 1 nci derece kadro verilmeyip yıllarca 2 nci derece kadrodan birinci derecenin maaşını alıp emekli olan arkadaşlarımızın yanısıra, o dönemler itibariyle hiç bir önem taşımadığı için 1 nci dereceye ulaşmayı beklemeden 2 nci dereceden emekli olanlar ve 1 nci derecede iki yıl beklemeyip bu kadroda 16 ay, 18 ay veya 23 aay çalışıp emekli olan arkadaşlarımaz da bulunmaktadır.
    Kim tahmin edebilirdi ki, yıllar sonra yapılacak bir düzenlemeyle 1 nci dereceye yükselmeden emekli oldukları veya 1 nci derecede iki yıl çalışmadıkları için cüz’i miktardaki emekli aylıklarında meydana gelecek önemli bir artıştan mahrum kalacaklarını.
    1500- 1700 TL civarında emekli maaşı alanlar açısından ek göstergeden kaynaklanan 450 Tl. civarındaki, makam+görev tazminatından kaynaklanan 750 TL.civarındak artışlar çok çok önemlidir.
    Üstelik yıllarca aynı unvanla birlikte çalıştığı, aynı zorlukları yaşadığı başka bir meslektaşıyla nerdeyse yarı yarıya farklı bir ücret almasının, bu meslektaişlarımızda yarattığı baskı ve sıkıntıyı da anlamaya çalışmamız gerekmez mi?
    Ama büyük bir üzüntü ve hayal kırıklığı ile görmekteyiz ki Maliye Bakanlığı insaf ve vicdanla bağdaşmayacak bu büyük haksızlığı ve adaletsizliği giderme düşüncesinde değildir.
    Ben bu meslektaşlarımın vebalinin Maliye Bakanlığının bürokratlarının sırtında olduğunu düşünüyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.