Sözleşmeli personele doğum izni süresince geçici işgöremezlik ödeneği ödenmesi

       657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrasına göre sözleşmeli personel olarak çalışan kadınlar ile 5393 Sayılı Belediye Kanununun 49 uncu maddesi uyarınca belediyelerde ver il özel idarelerinde tam zamanlı sözleşmeli olarak görev yapan kadınlara ücretli doğum izni verilip verilmeyeceği ile izin verilmesi halinde bunun süresi ve ilgililere Sosyal Güvenlik Kurumunca ödenen Geçici İş Göremezlik Ödeneğinin ücretlerinden indirilip indirilemeyeceği hususlarında farklı uygulamalar yapıldığı gözlenmektedir. Bu yazıda yukarıda belirtilen hususlara açıklık getirilmeye çalışılacaktır.

       5393 sayılı Kanunun 49 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında;

       “Belediye ve bağlı kuruluşlarında, norm kadroya uygun olarak çevre, sağlık, veterinerlik, teknik, hukuk, ekonomi, bilişim ve iletişim, plânlama, araştırma ve geliştirme, eğitim ve danışmanlık alanlarında avukat, mimar, mühendis, şehir ve bölge plâncısı, çözümleyici ve programcı, tabip, uzman tabip, ebe, hemşire, veteriner, kimyager, teknisyen ve tekniker gibi uzman ve teknik personel yıllık sözleşme ile çalıştırılabilir….”

hükmüne yer verilmiştir. Anılan maddenin beşinci fıkrasında ise;

       “Üçüncü ve dördüncü fıkra hükümleri uyarınca çalıştırılacak personele her ne ad altında olursa olsun sözleşme ücreti dışında herhangi bir ödeme yapılmaz ve ücret mahiyetinde ayni ya da nakdi menfaat temin edilmez. Bu personel hakkında bu Kanunla düzenlenmeyen hususlarda vize şartı aranmaksızın 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrasına göre istihdam edilenler hakkındaki hükümler uygulanır…”

şeklinde düzenleme yapılmıştır.

       657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrasına göre sözleşmeli personel olarak çalıştırılacaklar hakkında 06.06.1978 tarihli ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile çıkarılan ve yukarıda belirtilen hüküm gereğince 5393 sayılı Kanunun 49 uncu maddesinin de bir parçası ya da tamamlayıcı hükmü haline dönüşen “Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’ın 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında;

       “… Sözleşmeli kadın personele, doğumdan önce sekiz, doğumdan sonra sekiz hafta olmak üzere toplam on altı hafta süre ile izin verilir. Çoğul gebelik halinde, doğum öncesi sekiz haftalık izin süresine iki hafta eklenir. Ancak beklenen doğum tarihinden sekiz hafta öncesinde, sağlık durumunun uygun olduğunu doktor raporu ile belgeleyen sözleşmeli kadın personel, isterse doğumdan önceki üç haftaya kadar işyerinde çalışabilir. Bu durumda, sözleşmeli kadın personelin isteği halinde doğum öncesi çalıştığı süreler, doğum sonrası izin süresine eklenir…”

hükmü yer almaktaydı.

       Ancak, 02.03.2009 tarihli 2009/14799 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrası yeniden düzenlenmiş ve söz konusu fıkrada;

       “Sözleşmeli kadın personele, doğumdan önce sekiz, doğumdan sonra sekiz hafta olmak üzere toplam on altı hafta süre ile ücretli izin verilir. Çoğul gebelik halinde, doğum öncesi sekiz haftalık izin süresine iki hafta eklenir. Ancak beklenen doğum tarihinden sekiz hafta öncesinde, sağlık durumunun uygun olduğunu doktor raporu ile belgeleyen sözleşmeli kadın personel, isterse doğumdan önceki üç haftaya kadar işyerinde çalışabilir. Bu durumda, sözleşmeli kadın personelin isteği halinde doğum öncesi çalıştığı süreler, doğum sonrası izin süresine eklenir. Doğum izni sebebiyle Sosyal Güvenlik Kurumunca ödenen geçici iş göremezlik ödeneği ilgilin ücretinden düşülür.”

şeklinde düzenleme yapılmıştır .

       Buna göre, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrasına göre sözleşmeli personel olarak çalışan kadınlara doğum yapmaları halinde verilecek toplam 16 haftalık izin süresince sözleşme ücretinin ödenmeye devam olunması gerekmekte olup; belediyelerde, 5393 sayılı Kanunun 49 uncu maddesi çerçevesinde çalışmakta olan sözleşmeli personelin de söz konusu 49 uncu maddenin beşinci fıkrası gereğince bu haktan yararlandırılması zorunlu bulunmaktadır.

       Öte yandan, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 18 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde;

       “4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi ile (b) bendinde belirtilen muhtarlar ile aynı bendin (1), (2) ve (4) numaralı alt bentleri kapsamındaki sigortalı kadının analığı halinde, doğumdan önceki bir yıl içinde en az doksan gün kısa vadeli sigorta primi bildirilmiş olması şartıyla, doğumdan önceki ve sonraki sekizer haftalık sürede, çoğul gebelik halinde ise doğumdan önceki sekiz haftalık süreye iki haftalık süre ilâve edilerek çalışmadığı her gün için, geçici iş göremezlik ödeneği verilir.”

hükmüne yer verilmiştir.

       Dolayısıyla, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrasına göre sözleşmeli personel olarak çalışanlar ile 5393 sayılı Kanunun 49 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına göre sözleşmeli personel olarak çalışanların, sosyal güvenlik açısından 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayıldığı dikkate alındığında; bu kapsamdaki sözleşmeli personelden doğum yapanlara, doğumdan önceki sekiz ve doğumdan sonraki sekiz hafta boyunca geçici iş göremezlik ödeneği verilecektir. Ancak, Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında, Sosyal Güvenlik Kurumunca ödenen geçici iş göremezlik ödeneğinin ilgilinin ücretinden düşüleceği belirtilmiş olduğundan, ödenmeye devam olunacak sözleşme ücreti tutarının, geçici iş göremezlik ödeneğinin düşülmesi suretiyle hesaplanması gerekmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.