Sözleşmeli Personel İş Sonu Tazminatının Hesabı

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrasına göre veya 5393 sayılı Belediye Kanununun 49 uncu maddesi çerçevesinde tam zamanlı sözleşmeli personel olarak çalışanların iş sonu tazminatlarının hesabında hangi ücret tutarının esas alınacağı, sözleşmeli personel istihdamına ilişkin uygulamalarda sıklıkla karşılaşılan sorunlardan birisi olup, bu yazıda da söz konusu soruna açıklık getirilmeye çalışılacaktır.

1- 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrasına göre sözleşmeli personel olarak çalıştırılacaklar için 06/06/1978 tarihli ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile çıkarılan “Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’ın 7 inci maddesinde;

“Kamu kurum ve kuruluşlarının yurt dışı teşkilatlarında sözleşmeli olarak çalıştırılan yabancı uyruklu personel ile haftalık çalışma saati süresi 40 (kırk) saatin altında bulunan personel (Milli Eğitim Bakanlığında norm kadro sonucu ortaya çıkan öğretmen ihtiyacının kadrolu öğretmen istihdamıyla kapatılamaması hallerinde sözleşme ile çalıştırılacak öğretmenlerde 40 saat şartı aranmaz) hariç olmak üzere, kurumunda fiilen, askerlik ve doğum dışında kesintisiz en az 2 hizmet yılını tamamlayanlardan;

a) 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu gereğince sürekli tam iş göremezlik geliri, malûllük veya yaşlılık aylığı bağlanması veya toptan ödeme yapılması,

b)Hizmetlerine gerek kalmadığı için sözleşmesinin feshedilmesi veya yenilenmemesi,

c) İlgilinin ek 6 ncı maddenin ikinci fıkrası uyarınca sözleşmeyi feshetmesi,

ç) İlgilinin işe alınma açısından gerekli olan niteliklerden herhangi birini sonradan kaybetmesi,

d) İlgilinin ölümü,

hallerinden birinin vuku bulmasından dolayı hizmet sözleşmesi sona erenlere, görev yapmakta olduğu pozisyon unvanı itibariyle, Devlet Memurları Kanununa göre girebilecekleri hizmet sınıfındaki aynı veya benzeri kadro unvanı esas alınarak hizmet yılı ve öğrenim durumu aynı olan emsali personele 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesi tutarını geçmemek üzere kurumunda, çalışılan her tam hizmet yılı için ayrılış tarihindeki hizmet sözleşmesinde yazılı aylık brüt ücret tutarında iş sonu tazminatı ödenir. Bir yıldan artan süreler için de, tam yıl için hesaplanan miktardan o süreye isabet eden tutar kadar ödeme yapılır.

Bu tazminatın ödenmesinde; daha önce iş sonu tazminatı, ikramiye ve kıdem tazminatı ile benzeri ödemelerde değerlendirilmiş süreler dikkate alınmaz. İş sonu tazminatı ödemesinde dikkate alınmış süreler kıdem tazminatı ile 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümleri uyarınca ödenecek ikramiye hesabında değerlendirilmez. Ölüm halinde, yukarıdaki fıkra uyarınca hesaplanacak tutar, ölenin kanuni mirasçılarına ödenir.

Kamu kurum ve kuruluşlarının yurt dışı teşkilatlarında sözleşmeli olarak çalıştırılan yabancı uyruklu personelden; hizmetlerine gerek kalmaması veya yaş haddi nedenleriyle sözleşmesi fesh edilen veya yenilenmeyenler, yerel sosyal güvenlik mevzuatına göre emeklilik, malûllük veya ölüm nedeniyle ayrılanların iş sonu tazminatı konusunda, yerel mevzuata uyulmasının zorunlu olmadığı durumlarda, Dışişleri ve Maliye Bakanlıklarının uygun görüşleri alınmak koşulu ile sözleşmelere hüküm konulabilir. Ancak bu yolla ödenecek iş sonu tazminatı tutarı aralıksız olarak çalışılan her tam yıl için son aylık sözleşme ücretinin %50’sini geçemez. Bir yıldan artan süreler için de, tam yıl için hesaplanan miktardan o süreye isabet eden tutar kadar ödeme yapılır.

Bu statüde çalışanların sözleşme koşullarına uymaması nedeniyle kurum tarafından, sözleşme esasları dışında herhangi bir nedenle çalışanlar tarafından, sözleşmesinin feshedilmesi veya yenilenmemesi hallerinde, iş sonu tazminatı ödenmez.

İş sonu tazminatı ödemelerinde emsal belirleme hususları ile uygulamada ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.”

hükmü yer almaktadır.

Buna göre, sözleşmeli personel olarak çalışmakta iken yukarıda belirtilen hallerden biri nedeniyle hizmet sözleşmesi sona erenlere veya bunların kanuni mirasçılarına iş sonu tazminatı ödenebilmesi için sözleşmeli personel olarak en az iki yıl süreyle çalışılmış olması ve 7/15754 sayılı Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların 7 nci maddesinde belirtilen esas ve usullere uygun şekilde hizmet sözleşmesinin sona ermiş olması gerekmektedir.

Bu itibarla, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrasına göre yurtiçinde sözleşmeli personel olarak çalıştırılanlara;

a) Görev yapılan pozisyon unvanı itibariyle, hizmet yılı ve öğrenim durumu aynı olan emsali Devlet memuruna, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesi tutarını geçmemek üzere, sözleşmeli personelin aylık brüt ücretin esas alınması,

b) Yukarıda belirtilen şekilde bulunacak tutarın, sözleşmeli personel olarak çalışılan hizmet yılı ile çarpılması,

c) Tam yılı doldurmayan, yani bir yıldan eksik olan hizmet süreleri için ise, tam yıl için hesaplanan miktardan çalışılan süreye isabet eden tutarın dikkate alınması,

suretiyle yapılacak hesaplama sonucu bulunacak toplam tutar üzerinden iş sonu tazminatı ödenebilecektir. Ancak, daha önce iş sonu tazminatı, ikramiye ve kıdem tazminatı ile benzeri ödemelerde değerlendirilmiş süreler, iş sonu tazminatının hesabında tekrar dikkate alınamayacaktır.

2- 5393 sayılı Kanunun 49 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında;

“Belediye ve bağlı kuruluşlarında, norm kadroya uygun olarak çevre, sağlık, veterinerlik, teknik, hukuk, ekonomi, bilişim ve iletişim, plânlama, araştırma ve geliştirme, eğitim ve danışmanlık alanlarında avukat, mimar, mühendis, şehir ve bölge plâncısı, çözümleyici ve programcı, tabip, uzman tabip, ebe, hemşire, veteriner, kimyager, teknisyen ve tekniker gibi uzman ve teknik personel yıllık sözleşme ile çalıştırılabilir…”

hükmüne yer verilmiştir. Anılan maddenin beşinci fıkrasında da;

“Üçüncü ve dördüncü fıkra hükümleri uyarınca çalıştırılacak personele her ne ad altında olursa olsun sözleşme ücreti dışında herhangi bir ödeme yapılmaz ve ücret mahiyetinde aynî ya da nakdî menfaat temin edilmez. Bu personel hakkında bu Kanunla düzenlenmeyen hususlarda vize şartı aranmaksızın 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrasına göre istihdam edilenler hakkındaki hükümler uygulanır.”

şeklinde düzenleme yapılmıştır.

Dolayısıyla, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrasına göre sözleşmeli personel olarak çalıştırılacaklar için 06/06/1978 tarihli ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile çıkarılan “Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’ yukarıda belirtilen hüküm gereğince 5393 sayılı Kanunun 49 uncu maddesinin de bir parçası ya da tamamlayıcı hükmü haline dönüşmüştür.

Buna göre, belediyelerde, il özel idarelerinde veya mahalli idare birliklerinde 5393 sayılı Kanunun 49 uncu maddesi çerçevesinde tam zamanlı sözleşmeli personel olarak çalışanlara da;

a) Görev yapılan pozisyon unvanı itibariyle, hizmet yılı ve öğrenim durumu aynı olan emsali Devlet memuruna, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesi tutarını geçmemek üzere, sözleşmeli personelin aylık brüt ücretin esas alınması,

b) Yukarıda belirtilen şekilde bulunacak tutarın, sözleşmeli personel olarak çalışılan hizmet yılı ile çarpılması,

c) Tam yılı doldurmayan, yani bir yıldan eksik olan hizmet süreleri için ise, tam yıl için hesaplanan miktardan çalışılan süreye isabet eden tutarın dikkate alınması,

suretiyle yapılacak hesaplama sonucu bulunacak toplam tutar üzerinden iş sonu tazminatı ödenebilecektir. Ancak, daha önce iş sonu tazminatı, ikramiye ve kıdem tazminatı ile benzeri ödemelerde değerlendirilmiş süreler, iş sonu tazminatının hesabında tekrar dikkate alınamayacaktır.

Comments

  1. Önder bey sözleşmemizde fesih edilecek kişi yada kurumun 1 ay önceden tebliğ etmesi gerekli diye bir madde var.Bana herhangi bir tebliğ yapılmadı.İhbar tazminatı alamam mı?Bu yönde dava açamam mı?

    1. Sözleşmeli personel açısından ihbar tazminatı uygulaması yoktur. Ancak, sözleşmenizin feshinin iptali ve yeniden işe iade davası açabilirsiniz. Davanın idare mahkemesinde açılması gerekir. Fesih işleminin bildirildiği tarihten itibaren 60 gün içinde dava açılması zorunluluğu vardır. 60 günlük süre geçtikten sonra dava açamazsınız.

    2. Serdar bey, ihbar tazminatı işçiler için geçerli olup, sözleşmeli personel açısından ihbar tazminatı uygulaması yoktur.

  2. Önder Bey,
    Kitlerde Kapsam dışı personel statüsünde çalışılan (mühendis),özelleştirme kanunu gereği 2006 dan sonra işe girdiyse havuza alınmaz diyo.bi özelleştirme anında bu tarihten sonra işe başlayanların idari dava açıp kazanma ihtimalleri varmıdır? havuza alınmazlar ise?

    1. Söylediğiniz şekilde genel bir kanun bulunmamaktadır. Kurum uygulaması olabilir. Detaylı veri gönderirseniz konuyu daha geniş değerlendirebiliriz.

  3. üstadım hayırlı işler 02. kasım 2011 tarih ve 28103 sayılı resmi gazetede yayınlanan 659 sayılı KHK yayınlanmıştır fakat bu kararnamede belediyeler 5018 sayılı k.nun ekindeki 5 nolu cetvelde yer aldığı için kamsam dışında kalmışlardır. Ancak Hizmet alımı ile çalışan işçiler e kıdem tazminatları için bu kanun hükmündeki kararnameye eklense belediyelerin eli çok güçlenecek ve avukatlara ve mahkemelere para ödemekten kurtulacağız seaygılarımla.soma belediyesi mali hiz. müd

    1. Bu konunun söylediğiniz şekilde çözümü yeni kanun çıkarılmasını gerektirmektedir. Böyle bir kanun çalışması da halen devam etmektedir.

  4. merhabalar
    2014 yılından itibaren 4/c kapsamındaki personelin eş ve çocuk yardımının tamamı gelir vergisi matrahına dahil olacağı,ancak aile ve çocuk yardımında sgk prime esas kazançta istisna düşüldükten sonra mı sgk matrahı oluşacaktır(sgk da 2 çocuk istisnası devam ediyor mu ? )

    1. Merhabalar,
      2014 yılından itibaren 4/c personeline yapılacak aile yardımı yapılırken muhasebeleştirme aşamasında -600 gelir hesabı kalemi çalıştırılmaz. Ki bu sistem 657 sayılı yasanın ruhuna ters düşer. Dolayısiyle AİLE VE ÇOCUK YARDIMI hertürlü kesintilerden muaf tutulacaktır. Müsterih olun.

  5. saygıdeğer onder ince hocam ıyı gunler. m.e.b otelcilik turizm meslek lisesinde 657 saıyılı d.m kanunun 89 maddesi uyarınca görevlendirilen geçici sözleşmeli usta öğreticiyim. 2007 nisan ayından beri zincirleme sözleşmem devam etti bu yıl sonu itibariyle, bakanlığımızın bir yazısı üzerine okul müdürü sözleşme yenilemeyecek ve benim gibi burada çalışan 9 usta öğretici işsiz kalacak iş sonu tazminatı veya kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı almamız mümkün müdür.

  6. Önder Bey D.M.K. ya göre girebilecekleri hizmet sınıfındaki aynı veya benzeri kadro ünvanı esas alınarak 5434 sayılı T.C.E.S.Kanun hükümlerine göre bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesi tutarını geçmemek üzere kurumda çalışılan her tamam hizmet yılı için ayrılış tarihindeki hizmet sözleşmesindeki yazılı aylık bürüt ücret tutarında iş sonu hizmet tazminatı ödenir der.
    Bu hesaplamada kesin baz alınacak tutar aylık bürüt ücrete göremi yoksa emsali memur ücretine göremi alınmalıdır. Em sali memura göre alınırsa yaklaşık 4/1 gibi bir ikramiye hesaplanmaktadır. bu konuda daha ayrıntılı birgi verebilirmisiniz.

  7. İyi günler ben ve eşim 2004-2009 yılları arasında bir belediyede kadrolu işçi olarak görev yaptık fakat dönem değişikliği nedeni ile işten çıkarıldık bunun üzerine mahkeme yoluna girdik fakat işe iade davası açılamadı çünkü tebligatımız usulsüz şekilde yapılmıştı ve iade davasındaki süreyi kaçırdık bizde tazminat hakkımız için dava açtık ve kazandık bugünlerde kulaktan dolma işe geri dönüşümüz olduğunu öğrendik ne kadar aslı vardır bilmiyorum bundan dolayı size başvurduk bu konuda ne tapmamız gerekli nerelere başvurmalıyız bize yardımcı olursanız minnetkar kalırız mahkeme evraklarım elimde gerekirse onlarıda gönderebilirim yardımınız için şimdiden teşekkürler

    1. Sorunuzda, açılan tazminat davasının kıdem tazminatı mı yoksa iş sözleşmesinin haksız nedenle feshine bağlı tazminat davası mı olduğu belirtilmemiş. Şayet, kıdem tazminatına ilişkin dava açtıysanız bugün tekrar işe iade davası açamazsınız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.