EK GÖSTERGE DEĞİŞİKLİĞİNDE, GÖREV AYLIĞI İLE EMEKLİ KESENEĞİNE ESAS AYLIK HESABININ KANUNİ DAYANAKLAR VE ÖRNEKLERLE AÇIKLANMASI

      657 sayılı Devlet memurları Kanuna tabi olarak görev yapan kamu personelinden, halen bulunduğu kadro unvanı için uygulanması gereken ek gösterge rakamı, daha önce görev yaptığı unvana ilişkin ek gösterge rakamından daha düşük olanların, görev aylığı tutarlarının ve emeklilik keseneğine esas aylık tutarlarının hesaplanmasında hangi ek gösterge rakamının esas alınacağı, bu yazının konusunu oluşturmaktadır.

      Konu, hem 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, hem de 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu açısından ayrı ayrı değerlendirilecektir.

      A- 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununda Ek Gösterge

      A.1. Genel Uygulama

657 sayılı Kanunun 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının (B) bendinin birinci paragrafında;

“Ek Gösterge: Bu Kanuna tabi kurumların kadrolarında bulunan personelin aylıkları; hizmet sınıfları, görev türleri ve aylık alınan dereceler dikkate alınarak bu kanuna ekli I ve II sayılı cetvellerde gösterilen ek gösterge rakamlarının eklenmesi suretiyle hesaplanır. II sayılı cetvelde yer alan unvanlarda değişiklik yapmaya ve yeni unvanlar ilave etmeye Bakanlar Kurulu yetkilidir.”

hükmüne yer verilmiştir. Aynı bendin ikinci paragrafının birinci cümlesinde ise;

“Bu ek göstergeler, ilgililerin belirtilen sınıf ve görevlerde bulundukları sürece ödemelere esas alınıp terfi bakımından kazanılmış hak sayılmaz.”

hükmü düzenlenmiştir. Buna göre, Devlet memurlarının yararlandırılacakları ek gösterge rakamının,

a) Hangi hizmet sınıfında bulunulduğu,
b) Görev yapılan kadro unvanı,
c) Kadro unvanı itibarıyla kaçıncı derecede bulunulduğu,

şeklindeki üç kriterin tamamının göz önünde bulundurularak belirlenmesi gerekmektedir.

Buna göre; Devlet memurlarının görev aylıklarının hesabı açısından yararlandırılacakları ek gösterge rakamının, genel olarak;

– Sadece 1 inci dereceden ihdas edilmiş kadro unvanlarında (Daire Başkanı, Genel Müdür gibi) atanmış olanlar için bulunulan kadro unvanı için tespit edilmiş olan ek gösterge rakamı,

– Kadro unvanları 1-15 arasındaki birden fazla derecede ihdas edilmesi mümkün olan kadrolarda görev yapan Devlet memurları açısından ise, kazanılmış hak aylığı derece ve kademesine göre belirlenecek derece için tespit edilmiş olan ek gösterge rakamı,

– Kadro unvanları 1-15 arasındaki birden fazla derecede ihdas edilmesi mümkün olan kadrolarda görev yapan Devlet memurlarından, 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (B) fıkrası ile kamu idarelerine verilmiş olan yetki çerçevesinde derece yükselmesinde süreyle ilgili şartlara uyulmaksızın daha üst derecelere atanmış olanlar açısından atanmış oldukları dereceye ilişkin ek gösterge rakamı,

şeklinde belirleneceğini söyleyebiliriz.

Ancak, dikkat edilmesi gereken diğer önemli bir husus ise, Devlet memurlarının bitirmiş oldukları öğrenim neticesinde bir mesleki unvana hak kazanmalarının, bu mesleki unvan için belirlenmiş olan ek göstergeden yararlanmaları için yeterli olmadığı ve ilgili mesleki unvana karşılık gelen kadro unvanına atanmış olma şartının mutlaka aranacak olmasıdır.

Örnek: Kimya Mühendisliği bölümünü bitirerek Kimya Mühendisi mesleki unvanını kullanmaya hak kazanan bir kişi, Çorum Belediyesinde “Kimyager” kadro unvanına atanmış olması durumunda, “Mühendis” kadro unvanı içi belirlenmiş olan 3.600 ek gösterge rakamından yararlanamayacaktır.

Yukarıda belirtilen kriterlere ve açıklamalara göre tespit edilen ek gösterge rakamı, başka bir kadro unvanına veya görev unvanına atanma halinde kazanılmış hak teşkil etmeyecek olup; başka bir kadro unvanına veya görev unvanına atanma halinde, Devlet memuruna ödenecek görev aylığının hesabı açısından atanılan yeni kadro unvanı veya görev unvanı esas alınarak tekrar ek gösterge rakamı tespit edilecektir.

Örnek: Ödemiş Belediyesinde, dört yıl süreli bir fakülteyi bitirmiş olup da “Memur” kadro unvanında Devlet memurluğuna başlayan bir kişinin, 3 üncü dereceli “Şef” kadro unvanında görev yapmakta iken 1 inci dereceli “Belediye Başkan Yardımcısı” kadro unvanına asaleten atanmış olması ve daha sonra da 1 inci dereceli “Yazı İşleri Müdürü” kadro unvanına asaleten atanmış olması halinde, bu kişinin yukarıda belirtilen kadro unvanlarında görev yaptığı dönemlerde görev aylığı yönünden maaş hesabında yararlandırılacağı ek gösterge rakamları aşağıdaki şekilde olacaktır.

Kadro Unvanı Derecesi Ek gösterge Rakamı
Şef 3 1.100
Belediye Başkan Yardımcısı 1 3.000
Yazı İşleri Müdürü 1 2.200

Öte yandan, bulundukları kadro unvanı dışında bir kadro unvanında vekaleten görevlendirilenler için, vekaleten görevlendirme esas alınarak ek gösterge rakamında bir değişiklik yapılmasına ise imkan bulunmamaktadır.

A.2. İstisnalar

      A.2.1. 657 sayılı Kanunun 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının (B) bendinin ikinci paragrafının ikinci cümlesinde;

“Kurumların 1, 2, 3 ve 4 üncü dereceli kadrolarına atananlara uygulanacak ek göstergeler, ilgililerin daha önce bulunmuş oldukları kariyerleri ile ilgili sınıf veya ekli I sayılı Cetvelin Genel İdare Hizmetleri Sınıfı (g) bölümünde belirtilen görevlerde kazanılmış hak aylık derecelerine göre alabilecekleri ek göstergelerden düşük olamaz.”

hükmü bulunmaktadır. Buna göre;

a) Halen bulunduğu kadro unvanının dahil olduğu hizmet sınıfı dışındaki bir hizmet sınıfına geçecek şekilde başka bir kadro unvanına atananlardan, hizmet sınıfı değişikliği sırasındaki ilk ataması 1, 2, 3 ve 4 üncü dereceli olarak ihdas edilmiş bir kadroya yapılanların,

b) 657 sayılı Kanuna ekli I sayılı Ek Gösterge Cetveli’nin Genel İdare Hizmetleri Sınıfı başlıklı bölümünün, genel olarak kamu kurumlarında müfettiş veya uzman olarak istihdam edilenlerin ek gösterge rakamlarının belirlenmiş olduğu (g) sırasında sayılan kadro unvanlarında görev yapmakta iken; yine 1, 2, 3 ve 4 üncü dereceli olarak ihdas edilmiş başka bir kadro unvanına ataması yapılanların,

yapılan bu atama işlemi öncesindeki kadro unvanı için kazanılmış hak aylığı derecesine göre tespit olunacak ek gösterge rakamının, yeni atandıkları kadronun unvan ve derecesi itibarıyla geçerli olan ek gösterge rakamından daha yüksek kalması durumunda, görev aylıklarının hesaplanmasında yüksek olan önceki ek gösterge rakamlarından yararlandırılmaya devam olunacaklardır.

Ayrıca, yukarıda belirtilen kanun hükmü ve açıklama çerçevesinde yüksek olan önceki ek gösterge rakamından yararlanmaya devam edeceklerden, yararlanmaya devam ettiği ek gösterge rakamı kazanılmış hak aylık derecesi itibarıyla önceki kadro unvanlarının 4 üncü derecesi, 3 üncü derecesi veya 2 nci derecesi esas alınarak belirlenmiş olanlar; önceki kadro unvanlarında çalışmaya devam etmeleri durumunda kazanılmış hak aylık dereceleri bir üst dereceye yükseldikçe artacak olan ek gösterge rakamından da yararlandırılacaktır.

Örnek: Milli Eğitim Bakanlığında 1 inci dereceli “Öğretmen” kadro unvanında görev yapan ve kazanılmış hak aylığı da 1 inci derecede bulunan bir kişinin, Çeşme Belediyesinde Genel İdare Hizmetleri Sınıfına dahil 1 inci dereceli “Şube Müdürü” kadrosuna atanması durumunda; böyle bir atama neticesinde hizmet sınıfı değişikliği meydana geldiği ve hizmet sınıfı değişikliği sırasındaki ilk atamanın 1 nci dereceli bir kadroya yapılmış olduğu dikkate alınacaktır. Böylelikle de bu kişi, görev aylığının hesabında, 1 inci dereceli Şube Müdürü kadro unvanı için 657 sayılı Kanuna ekli I Sayılı Ek Gösterge Cetveli’nin “I- Genel İdare Hizmetleri Sınıfı” başlıklı bölümünün i/1 sırasında 1 inci derece için belirlenmiş olan 2.200 ek gösterge rakamı yerine, aynı Cetvel’in “IV- Eğitim ve Öğretim Hizmetleri Sınıfı” başlıklı bölümünün (b) sırasında 1 inci derece için belirlenmiş olan 3.000 ek gösterge rakamından yararlandırılmaya devam olunacaktır.

Örnek: İki yıl süreli yükseköğrenim mezunu olup, Altındağ Belediyesinde Teknik Hizmetler Sınıfına dahil 5 inci dereceli “Tekniker” kadro unvanında görev yapan ve kazanılmış hak aylığı da 5 inci derecede bulunan bir kişinin, Genel İdare Hizmetleri Sınıfında 5 inci dereceli “Şef” kadro unvanına atanması durumunda; böyle bir atama neticesinde hizmet sınıfı değişikliği meydana gelmekle birlikte, hizmet sınıfı değişikliği sırasındaki ilk atamanın 1, 2, 3 ve 4 üncü dereceli bir kadroya yapılmamış olduğu dikkate alınacaktır. Dolayısıyla da bu kişi, 657 sayılı Kanunun 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının (B) bendinin ikinci paragrafının ikinci cümlesindeki düzenlemeden yararlandırılmayacak olup, bu kişi kazanılmış hak aylık derecesi yükseldikten sonra da görev aylığının hesabında “Tekniker” kadro unvanı için dereceler itibarıyla belirlenmiş olan ek gösterge rakamlarından faydalanamayacaktır.

Örnek: Dört yıl süreli yükseköğrenim mezunu olup, Milli Eğitim Bakanlığında Giresun Belediyesinde Teknik Hizmetler Sınıfına dahil 3 üncü dereceli “Mühendis” kadro unvanında görev yapan ve kazanılmış hak aylığı da 3 üncü derecede bulunan bir kişinin, Genel İdare Hizmetleri Sınıfında 2 nci dereceli “Müdür” kadro unvanına atanması durumunda; böyle bir atama neticesinde hizmet sınıfı değişikliği meydana geldiği ve hizmet sınıfı değişikliği sırasındaki ilk atamanın 2 nci dereceli bir kadroya yapılmış olduğu dikkate alınacaktır. Böylelikle de bu kişi, görev aylığının hesabında, 2 nci dereceli “Müdür” kadro unvanı için 657 sayılı Kanuna ekli I Sayılı Ek Gösterge Cetveli’nin “I- Genel İdare Hizmetleri Sınıfı” başlıklı bölümünün i/1 sırasında 2 nci derece için belirlenmiş olan 1.600 ek gösterge rakamı yerine, aynı Cetvel’in “II- Teknik Hizmetler Sınıfı” başlıklı bölümünün (a) sırasında 3 üncü derece için belirlenmiş olan 2.200 ek gösterge rakamından yararlandırılmaya devam olunacaktır. Ayrıca bu kişi;

– Kazanılmış hak aylığı derecesi 2 nci dereceye yükseldiğinde 3.000,
– Kazanılmış hak aylığı derecesi 1 inci dereceye yükseldiğinde 3.600,

ek gösterge rakamından yararlandırılacaktır.

A.2.2. 657 sayılı Kanunun 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının (B) bendinin üçüncü paragrafında;

“Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu Başkan ve Üyelikleri, Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkan ve üyelikleri, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Yüksek Fen Kurulu Başkan ve Üyelikleri, Müşavir ve 1’inci dereceden uzman ünvanlı kadrolara atananlara bu kadrolarda bulundukları sürece daha önce almış oldukları en yüksek ek gösterge üzerinden ödeme yapılır.”

şeklinde bir düzenleme bulunmaktadır. Buna göre, yukarıda sayılan kadro veya görev unvanlarına atanan kişilerin bu kadro veya görev unvanlarında görev yaptıkları döneme ilişkin görev aylıklarının hesaplanmasında esas alınacak ek gösterge rakamı, bu kadro veya görev unvanlarına atanmadan önce Devlet memuru olarak çalışmış oldukları kadro veya görev unvanları sırasında yararlanmış oldukları ek gösterge rakamlarının daha yüksek olması halinde önceki yüksek olan ek gösterge rakamı esas alınarak belirlenecektir. Ancak, burada dikkat edilmesi gereken en önemli husus, yukarıdaki paragrafta sayılmış olan “Müşavir” ve “Uzman” unvanlarının, kariyer meslek durumunda olmamasıdır. Mali Hizmetler Uzmanı, Hukuk Müşaviri, Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri gibi bazı kadro unvanlarında da müşavir ve uzman ifadesi geçmekte ise de bu bu kadro unvanları kariyer meslek unvanları olduğundan, yukarıdaki paragrafta sayılmış olan “Müşavir” ve “Uzman” kadro unvanları kapsamına girmemektedir.

Örnek: Konya Büyükşehir Belediyesinde 1 inci dereceli “Hukuk Müşaviri” kadro unvanında görev yapan ve kazanılmış hak aylığı da 1 inci derecede bulunan bir kişinin, Genel İdare Hizmetleri Sınıfında 1 inci dereceli “İnsan kaynakları Daire Başkanı” kadro unvanına atanması ve bu kadro unvanında üç yıl süreyle görev yaptıktan sonra tekrar 1 inci dereceli “Hukuk Müşaviri” kadro unvanına atanması durumunda, Hukuk Müşaviri kadro unvanında olarak görev yapmaya devam edeceği dönem içerisinde yararlandırılacağı ek gösterge rakamının belirlenmesinde; ilgilinin “İnsan Kaynakları Daire Başkanı” kadro unvanı sonrasında atanmış olduğu “Hukuk Müşaviri” kadro unvanının unvanlı bir müşavirlik olduğu dikkate alınacak ve bu kişinin en son atanmış olduğu “Hukuk Müşaviri” kadro unvanı, 657 sayılı Kanunun 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının (B) bendinin üçüncü paragrafında sayılan “Müşavir” kadro unvanı kapsamında kabul edilmeyecektir. Bu nedenle de, ilgili kişinin 1 inci dereceli “Hukuk Müşaviri” kadro unvanında görev yapacağı döneme ilişkin görev aylığı tutarının hesaplanmasında, “İnsan kaynakları Daire Başkanı” kadro unvanı için belirlenmiş olan 3.600 ek gösterge rakamından yararlandırılmayacak ve 657 sayılı Kanuna ekli II Sayılı Ek Gösterge Cetveli’nin “6- Mahalli İdareler ile Bağlı ve İlgili Kuruluşlarda” başlıklı bölümünde 1 nci derece için belirlenmiş olan 3.000 ek gösterge rakamı esas alınarak görev aylığı hesaplanacaktır.

Örnek: Ankara Büyükşehir Belediyesine ASKİ Genel Müdürlüğünde üç yıldır “Genel Müdür” kadro unvanında görev yapmakta olan bir kişinin, Çevre ve Şehircilik Bakanlığına “Bakanlık Müşaviri” olarak atamasının yapılması durumunda, atanmış olduğu “Bakanlık Müşaviri” kadro unvanının kariyer bir meslek unvanı olmadığı ve bu kişinin “Bakanlık Müşaviri” kadro unvanında görev yaptığı döneme ilişkin görev aylığının hesabında, 657 sayılı Kanunun 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının (B) bendinin üçüncü paragrafı kapsamına girdiği dikkate alınacaktır. Bu nedenle de ilgili, “Bakanlık Müşaviri” kadro unvanında görev yaptığı döneme ilişkin görev aylığının hesabında; 657 sayılı Kanuna ekli II Sayılı Ek Gösterge Cetveli’nin “I- Başbakanlık ve Bakanlıklarda” başlıklı bölümünde “Bakanlık Müşaviri” için belirlenmiş olan 3.600 ek gösterge rakamı yerine, 657 sayılı Kanuna ekli I Sayılı Ek Gösterge Cetveli’nin “I- Genel İdare Hizmetleri Sınıfı” başlıklı bölümünün (d) sırasında “Genel Müdür” kadro unvanı için belirlenmiş olan 6.400 ek gösterge rakamından yararlandırılmaya devam olunacaktır.

Örnek: Mühendislik Fakültesi mezunu olup da İstanbul Büyükşehir Belediyesinde “Fen İşleri Dairesi Başkanı” olarak görev yapmakta olan bir kişinin bu görevinden alınarak 2 nci dereceli “Uzman” kadro unvanına atanması ve bir yıl sonra da 1 inci dereceli “Uzman” kadro unvanına atanması durumunda;

– Atanmış olduğu “Uzman” kadro unvanının, 657 sayılı Kanuna ekli I Sayılı Ek Gösterge Cetveli’nin “I- Genel İdare Hizmetleri Sınıfı” başlıklı bölümünün (g) ve (h) sıralarında kariyer meslek kadro unvanları olarak sayılmış olan kadro unvanları arasında yer almadığı,

– “Fen İşleri Dairesi Başkanı” olarak görev yapmakta iken atanmış olduğu “Uzman” kadro unvanı, 657 sayılı Kanunun 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının (B) bendinin üçüncü paragrafında sayılan kadro unvanları arasında sayılmakla birlikte, söz konusu paragrafta “Uzman” kadro unvanına atanmış olanlar açısından “1 inci dereceli Uzman” kadrosu şeklinde ayrıca bir sınırlama getirilmiş olduğu,

dikkate alınacaktır. Buna göre de bu kişinin, “Fen İşleri Dairesi Başkanı” kadro unvanından 2 nci dereceli “Uzman” kadro unvanına atanması sonrasında görev aylıklarının hesaplanmasında esas alınacak ek gösterge rakamının belirlenmesinde, 657 sayılı Kanunun 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının (B) bendinin üçüncü paragrafından yararlandırılmayacak ve ilgili kişi için 657 sayılı Kanuna ekli I Sayılı Ek Gösterge Cetveli’nin “I- Genel İdare Hizmetleri Sınıfı” başlıklı bölümünün i/1 sırasında 2 nci derece için belirlenmiş olan 1.600 ek gösterge rakamı esas alınarak görev aylığı hesabı yapılacaktır. Aynı kişinin 1 inci dereceli “Uzman” kadro unvanına atandığı tarihten sonra 1 inci dereceli “Uzman” kadro unvanında görev yaptığı döneme ilişkin görev aylıklarının hesabına esas alınacak ek göstergesi rakamı açısından ise; 657 sayılı Kanuna ekli I Sayılı Ek Gösterge Cetveli’nin “I- Genel İdare Hizmetleri Sınıfı” başlıklı bölümünün i/1 sırasında 1 inci derece için belirlenmiş olan 2.200 ek gösterge rakamı yerine, büyükşehir belediyelerinde “Daire Başkanı kadro unvanında gören yapanlar için 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 22 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince uygulanmakta olan 3600 ek gösterge rakamından yararlandırılmaya devam olunacaktır.

657 sayılı Kanunun 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının (B) bendinin üçüncü paragraf hükmünün uygulanmasında dikkat edilmesi gereken bir başka husus ise; Müsteşar, Müsteşar Yardımcısı, Genel Müdür, Genel Müdür Yardımcısı, Daire Başkanı gibi bazı kadro unvanlarının herhangi birinde görev yaptıktan sonra başka bir kadro veya görev unvanına ataması yapılan ve daha sonra da Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu Başkan ve Üyelikleri, Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkan ve üyelikleri, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Yüksek Fen Kurulu Başkan ve Üyelikleri ile “Müşavir” veya 1 inci dereceli “Uzman” kadro unvanına atananların durumudur. Zira, 141 Seri No’lu Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliği’nin (5) numaralı kısmında;

“5- 562 sayılı KHK ile değişik “IV Sayılı Makam Tazminatı Cetveli”nde sayılan görevlerde en az fiilen 6 ay bulunduktan sonra makam tazminatı öngörülmeyen bir göreve atanarak bir süre sonra 657 sayılı Kanunun 43/B maddesinin üçüncü paragrafında belirtilen görevlere atananlar da Makam tazminatından yararlanacaklardır.”

denilmektedir. Buna göre, Müsteşar, Müsteşar Yardımcısı, Genel Müdür Genel Müdür Yardımcısı, Daire Başkanı gibi bazı kadro unvanlarının herhangi birinde görev yaptıktan sonra başka bir kadro veya görev unvanına ataması yapılan ve daha sonra da Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu Başkan ve Üyelikleri, Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkan ve üyelikleri, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Yüksek Fen Kurulu Başkan ve Üyelikleri ile “Müşavir” veya 1 inci dereceli “Uzman” kadro unvanına atananlar için yukarıdaki Tebliğ hükmünde makam tazminatı açısından yapılmış olan açıklama ek gösterge açısından da geçerlidir. Dolayısıyla, bu durumda olanlar da Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu Başkan ve Üyeliği, Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkan ve üyeliği, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Yüksek Fen Kurulu Başkan ve Üyeliği ile “Müşavir” veya 1 inci dereceli “Uzman” kadro unvanında görev yaptıkları dönemde, görev aylıklarının hesabı açısından önceden yararlanmış oldukları yüksek ek gösterge rakamından yararlanmaya devam edeceklerdir.

A.2.3. 657 sayılı Kanunun “İdari görevlere atanma” başlıklı 69 uncu maddesinde;

“Kurumlar, Eğitim ve Öğretim, Sağlık ve Yardımcı Sağlık ve Teknik Hizmetler Sınıflarına dahil memurlardan, kariyerlerinden yararlanmak istediklerini 2 – 4 üncü dereceler arasındaki idari görevlere ait olup kazanılmış hak derecelerinin iki altındaki derecelerden tesbit ve ihdas edilmiş kadrolara atayabilirler.

Bu suretle atanan memurların aylıkları kazanılmış hak dereceleri üzerinden ödenir. Ancak kazanılmış aylık dereceleri ve kariyer hizmet sınıfları için tesbit edilen ek gösterge, zam ve tazminatlar ile atandıkları görevlerin ek gösterge, zam ve tazminatlarının farklı olması halinde fazla olanı ödenir.”

hükmü bulunmaktadır. Buna göre, kamu kurumları, 2, 3 ve 4 üncü dereceli olarak ihdas edilmiş olan “Şef”, “Amir”, “Müdür” gibi örnek verilebilecek Genel İdare Hizmetleri Sınıfına dahil yönetici kadrolarına; Eğitim ve Öğretim Hizmetleri Sınıfına, Sağlık ve Yardımcı Sağlık Hizmetleri Sınıfına veya Teknik Hizmetler Sınıfına dahil kadro unvanlarında çalışan personelini atayabilecektir. Bu şekilde atama yapılmasında, ilgililerin kazanılmış hak aylığı derecesi ile atanacağı kadronun derecesinin aynı olması şartı aranmayacak ve kazanılmış hak aylığı derecesinin iki alt derecesine kadar bir dereceden ihdas edilmiş kadrolara da atama yapılabilecektir. Ayrıca, bu şekilde ataması yapılanların; Eğitim ve Öğretim Hizmetleri Sınıfına, Sağlık ve Yardımcı Sağlık Hizmetleri Sınıfına veya Teknik Hizmetler Sınıfına dahil kadro unvanlarında görev yapmakta iken yararlanmakta oldukları ek gösterge rakamının, yeni atandıkları kadro unvan ve derecesi için uygulanması gereken ek gösterge rakamından daha yüksek olması halinde, görev aylıklarının hesabında, yüksek olan önceki ek gösterge rakamından yararlandırılmaya devam olunacaklardır.

Örnek: Keçiören Belediyesinde 1 inci dereceli “Tekniker” kadro unvanında görev yapan ve kazanılmış hak aylığı derecesi olarak da 1 inci dereceye yükselmiş olan bir kişinin, Genel İdare Hizmetleri Sınıfında 2 nci dereceli olarak ihdas edilmiş “Amir” kadro unvanına atanması durumunda;

– İlgilinin, Teknik Hizmetler Sınıfına dahil bir kadro unvanında görev yapmakta iken Genel İdare Hizmetleri Sınıfına dahil 2 nci dereceli bir kadro unvanına atandığı ve yeni atandığı kadro unvanının idari görev (yönetici) kadrosu olduğu,

– İlgilinin Teknik Hizmetler Sınıfında görev yaptığı “Tekniker kadrosunun 1 inci dereceli bir kadro olduğu,

– İlgilinin kazanılmış hak aylığı derecesi olarak 1 inci dereceye yükselmiş olduğu,

– İlgilinin yeni atanmış olduğu “Amir” kadrosunun 2 nci dereceli bir kadro olduğu, kazanılmış hak aylığı derecesinin ise 1 inci derecede bulunduğu ve buna göre yeni atanılan kadronun derecesi ile kazanılmış hak aylığı derecesi arasında iki dereceden daha fazla fark olmadığı,

dikkate alınarak, bu kişinin söz konusu atama işlemi sebebiyle 657 sayılı Kanunun “İdari görevlere atanma” başlıklı 69 uncu maddesi kapsamına girdiği belirlenmelidir. Bu nedenle de ilgili kişi görev aylığının hesaplanmasında, 657 sayılı Kanuna ekli I Sayılı Ek Gösterge Cetveli’nin “I- Genel İdare Hizmetleri Sınıfı” başlıklı bölümünün i/1 sırasında 2 inci derece için belirlenmiş olan 1.600 ek gösterge rakamı yerine, aynı Cetvel’in “II- Teknik Hizmetler Sınıfı” başlıklı bölümünde “Tekniker” kadro unvanının sayılmış olduğu (c) sırasında 1 inci derece için belirlenmiş olan 2.200 ek gösterge rakamından yararlandırılmaya devam olunmalıdır.

  A.3. Devlet memurluğuna atanmadan önce diğer personel kanunlarına tabi olarak çalışmış olanların ek göstergesi

657 sayılı Devlet Memurları Kanununda, Devlet memuru olarak atananlardan; daha önce 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu gibi diğer personel kanunlarına tabi olarak görev yapmış olanların, Devlet memuru olarak görev aylıklarının hesaplanmasında, daha önce diğer personel kanunlarına göre görev yaptıkları dönemde hak kazanmış oldukları ek gösterge rakamlarının dikkate alınmaya devam olunması yönünde bir düzenleme yapılmamıştır. Bu nedenle, Devlet memuru olarak atananlardan daha önce diğer personel kanunlarına göre görev yapmış olanların görev aylıklarının hesaplanmasında, diğer personel kanunlarına göre görev yaptıkları dönemde yararlanmış oldukları ek gösterge rakamlarının dikkate alınmasına imkan bulunmamaktadır.

Örnek: İki yıl süreli yükseköğrenim mezunu olup da 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanununa tabi olarak 1 inci dereceden aylık almakta ve bu sebeple de 3.000 ek gösterge rakamından yararlanmakta iken uzman erbaşlıktan kendi isteğiyle ayrılan ve daha sonra Ödemiş Belediyesinde 4 üncü dereceli “Zabıta Memuru” kadro unvanında çalışmaya başlayan bir kişinin görev aylığının hesaplanmasında; ilgili kişinin uzman erbaş olarak görev yaptığı dönemde kak kazanmış olduğu ek gösterge rakamından, Devlet memurluğuna atandıktan sonra da yararlanmaya devam olunması yönünde 657 sayılı Kanunda veya 3269 sayılı Kanunda herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği dikkate alınacak ve bu kişi 4 üncü dereceli “Zabıta Memuru” kadrosunda görev yaptığı dönem içerisindeki görev aylığı açısından 657 sayılı Kanuna ekli I Sayılı Ek Gösterge Cetveli’nin “I- Genel İdare Hizmetleri Sınıfı” başlıklı bölümünün i/1 sırasında 4 üncü derece için belirlenmiş olan 800 ek gösterge rakamından yararlanabilecektir.

B- 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu Uygulamasında Ek Gösterge

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 4 üncü maddesinin dördüncü ve sekizinci fıkralarında;

“Bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde; iştirakçi iken, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmış olup bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır. Bu fıkra kapsamına girenlerden 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 10 uncu maddesi kapsamında bulunanların emekli kesenekleri ile kurum karşılıklarının hesabında, işgal ettikleri kadrolar için ilgili mevzuatında belirlenen unsurlar esas alınır.”

Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce iştirakçi olup, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanların kesenek ve karşılıkları, fiili hizmet zammı ve itibari hizmet süresi karşılıkları ile %100 artış farkları hakkında 5434 sayılı Kanunun bu Kanunun yürürlüğe girmeden önceki hükümleri uyarınca işlem yapılır. Geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası uyarınca kamu idarelerinin sağlık hizmetlerinin sağlanmasına ilişkin görevlerinin Kurum tarafından devralındığı tarihten itibaren, kamu idarelerince bu kapsamdaki sigortalılar için her ay emekli keseneklerine esas aylıklarının % 12’si oranında ayrıca genel sağlık sigortası primi ödenir. Bunlar için Kanunun 81 inci maddesinin (h) fıkrası uyarınca ödenecek ek karşılıkların hesabında, genel sağlık sigortası primi tutarları dikkate alınmaz.”

şeklinde bir düzenleme yapılmıştır. Böylelikle, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı sayılmakla birlikte, söz konusu Kanunun bu kapsamda sigortalı sayılanlar için yürürlüğe girdiği 15.10.2008 tarihinden önce 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununa tabi olarak çalışmış bulunanlara, 5510 sayılı Kanunun sigorta primine esas kazançları düzenleyen 80 inci maddesi dahil sigorta primlerini düzenleyen maddelerden muaf tutulma ve bu durumda olanlar için 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre emekli keseneği ve kurum karşılığı alınmaya devam olunması hakkı getirilmiştir.

5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun ek 16 ncı maddesinin birinci fıkrasında ise;

“Aylıklarını personel kanunları hükümlerine göre alan iştirakçilerin, emeklilik keseneklerine, personel kanunları gereğince kazanılmış hak olarak aldıkları rütbe, kıdem, derece ve kademelerin gösterge rakamlarının katsayı ile çarpımı sonunda bulunacak aylık miktarı esas alınır.”

hükmü yer almaktadır. Yine 5434 sayılı Kanunun ek 18 inci maddesinin birinci fıkrasında da;

“Sosyal Sigortalar Kanununa tabi görevlerde bulunduktan sonra iştirakçi olanların, emeklilik keseneklerine, personel kanunları gereğince kazanılmış hak olarak aldıkları derece ve kademe aylıkları üzerine, sigorta primi ödemek suretiyle geçirdikleri sürelerin, her yılı bir kademe ilerlemesine ve tahsil durumlarına göre her 2, 3, 4 veya 5 yılı bir derece yükselmesine esas olacak şekilde eklenerek bulunacak derece ve kademe aylığı esas alınır.”

şeklinde bir düzenleme bulunmaktadır.

Buna göre, yukarıdaki iki düzenlemeye ayrı ayrı bakıldığında, bir müddet sözleşmeli personel, işçi, geçici personel olarak veya kendi nam ve hesabına çalıştıktan sonra memuriyete girenlerin emekli keseneği ve kurum karşılığının hesabında, kazanılmış hak aylığı derece ve kademesinin tespitine dahil edilmeyen sürelerin dikkate alınmaması yönünde hüküm içeren ek 16 ncı maddenin mi uygulanacağı, yoksa aksi yönde hüküm içeren ek 18 inci maddenin mi uygulanacağı hususunda bir karışıklık ortaya çıktığı görülmektedir.

Bu nedenle, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun ek 48 inci maddesinin (a) ve (b) fıkralarında;

“a) Aylıklarını personel kanunlarına göre alan iştirakçilerin emeklilik keseneklerine; emekli keseneğine esas aylık derece ve kademelerinin gösterge rakamlarına almakta oldukları ek gösterge rakamları eklenmek suretiyle bulunacak rakamın her yıl Bütçe Kanununda tespit edilen katsayı ile çarpımı sonunda bulunacak tutar esas alınır.”

“b) Aylıklarını personel kanunlarına göre almayan iştirakçilere, genel idare hizmetleri sınıfında görev yapan genel müdürler için belirlenen ek gösterge rakamını geçmemek üzere, ifa ettikleri görevleri itibariyle Devlet Memurları Kanununa göre girebilecekleri sınıflardaki benzer görevlerin aynı kadro, unvan veya derecesi için belirlenmiş ek göstergeler uygulanır.”

şeklinde yeniden bir düzenleme yapılmıştır. Böylelikle, kazanılmış hak aylığı derece ve kademesi dışında, “emekli keseneğine esas aylık derece ve kademesi ” adı altında ikinci bir derece ve kademe tespiti yapılması zorunlu hale getirilmiştir.

Dolayısıyla, 657 sayılı Kanunun 43 üncü maddesinde dereceler ve kademeler itibarıyla belirlenmiş olan gösterge rakamları üzerinden emekli keseneği ve kurum karşılıklarının hesaplanmasında; ilgililerin memuriyete başlamadan önce başka işlerde çalışmış olmaları sebebiyle emekli keseneğine esas aylık derece ve kademeleri ile kazanılmış hak aylığı derece ve kademelerinin farklılaştığı hallerde, emekli keseneğine esas aylık derece ve kademelerinin karşılığı olan gösterge rakamlarının dikkate alınması gerekmektedir. Emekli keseneğine esas aylık derece ve kademesi ile kazanılmış hak aylığı derece ve kademesinin birbiriyle aynı olduğu hallerde ise, kazanılmış hak aylığı derece ve kademesine karşılık gelen gösterge rakamı emeklilik keseneğine esas aylık tutarının hesabına esas alınmaya devam olunacaktır.

Örnek: İşletme Fakültesini bitirmiş olup da bir firmada beş yıl süreyle “Satış Personeli” olarak çalıştıktan sonra, bitirmiş olduğu öğrenim seviyesi gereğince memuriyete giriş derece ve kademesinin 9 uncu derecenin birinci kademesi olduğu göz önünde bulundurularak Çorum Belediyesinde 9 uncu dereceli “Memur” kadro unvanında çalışmaya başlayan bir kişinin görev aylığı, kazanılmış hak aylığı derece ve kademesinin de 9 uncu derecenin birinci kademesinde olduğu dikkate alınarak hesaplanacaktır. Ancak, bu kişinin emekli keseneğine esas aylık derece ve kademesinin belirlenmesinde, özel sektörde çalıştığı sürenin de dikkate alınması zorunlu olduğundan, bu kişinin özel sektördeki beş yıllık çalışması sebebiyle emekli keseneğine esas aylık derece ve kademesi 8 inci derecenin üçüncü kademesi olarak belirlenecek ve emekli keseneğine esas aylık tutarının hesaplanmasında 8 inci derecenin üçüncü kademesi için geçerli olan gösterge rakamı dikkate alınacaktır. Bu kişinin, herhangi bir işte çalışmayıp öğrenimi sonrasında doğrudan memuriyete girmiş olması durumunda ise, kazanılmış hak aylığı derece ve kademesi ile emekli keseneğine esas aylık derece ve kademesi eşit kalacak ve her ikisi de 9 uncu derecenin birinci kademesi olarak belirlenecektir.

Öte yandan, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun ek 48 inci maddesinin yukarıda belirtilen (a) fıkrasında, ek gösterge konusunda, kazanılmış hak aylığı derece ve kademesi veya emekli keseneğine esas aylık derece ve kademesi ile bağlantılı bir hükme yer verilmemiş ve doğrudan doğruya alınmakta olan ek göstergeye vurgu yapılmıştır. Buna göre, emekli keseneği ve kurum karşılığı tutarının hesaplanmasına esas alınacak emekli keseneğine esas aylık tutarının belirlenmesinde, memurların ilgili ay için görev aylığı yönünden yararlandırıldığı ek gösterge rakamına göre işlem yapılacağı sonucu çıkmaktadır.

Ancak, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunun ek 67 nci maddesinin birinci fıkrasında;

      “Daha önce atanmış ya da seçilmiş oldukları kadro, görev veya aylık almış oldukları dereceler için belirlenmiş olan ek göstergelerden daha düşük ek gösterge ödenmesi gereken veya ek göstergesi olmayan bir kadro, görev veya dereceye atanan ya da seçilenler; daha önceden yararlanmış oldukları ek gösterge rakamı ile halen bulundukları kadro, görev veya dereceye ilişkin ek gösterge rakamı arasındaki farktan kaynaklanan kesenek ve karşılık tutarının tamamının aylıklarından kesilmesi suretiyle emeklilik açısından yüksek olan ek göstergeden yararlanmaya devam ederler. Bu Kanunun 12 nci maddesinin (II) numaralı fıkrasının (n) bendinde sayılanlar hariç, atandıkları veya seçildikleri kadro, görev ya da derecede en az altı ay görev yapmaksızın ek göstergesi daha düşük bir kadro, görev ya da dereceye atanan veya seçilenler hakkında bu fıkra hükümleri uygulanmaz.”

hükmü yer almaktadır.

Bu itibarla, emekli keseneği ve kurum karşılığı tutarının hesaplanmasına esas alınacak emekli keseneğine esas aylık tutarının belirlenmesinde, memurların ilgili ay için görev aylığı yönünden yararlandırıldığı ek gösterge rakamı ile sınırlı olacak şekilde işlem yapılmaması ve her bir memurun daha önce atanmış ya da seçilmiş olduğu kadro, görev veya aylık almış oldukları dereceler sırasında yararlanmış olduğu ek gösterge rakamlarına da bakılması gerekmektedir Dolayısıyla, önceden yararlanmış olduğu ek gösterge rakamına göre daha düşük ek göstergeli veya ek göstergesi olmayan bir kadro, görev veya dereceye atanan ya da seçilenler için, emekli keseneğine esas aylık tutarının hesabında; daha önceden yararlanmış oldukları yüksek ek gösterge rakamı dikkate alınmaya ve yüksek olan ek gösterge rakamı üzerinden emekli keseneği ve kurum karşılığı ödenmeye devam olunacaktır.

Örnek: Kazanılmış hak aylığı derece ve kademesi 1 inci derecenin ikinci kademesinde olup da bir yıldan beridir 1 inci derece kadrolu “Mühendis” kadro unvanında çalışan bir kişinin, 1 inci derece kadrolu “Şube Müdürü” kadro unvanına ataması yapılan bir kişi, 1 inci derece kadrolu “Şube Müdürü” kadro unvanında görev yaptığı dönem içerisinde; 657 sayılı Kanunun 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının (B) bendinin ikinci paragraf hükmü ve bu hükümle ilgili yukarıda belirtilen açıklamalar çerçevesinde görev aylığı yönünden 3.600 ek gösterge rakamından yararlanmaya devam ettiği için, emekli keseneğine esas aylık tutarının hesaplanmasında da 3.600 ek gösterge rakamı dikkate alınacaktır.

Ayrıca, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunun ek 67 nci maddesinin birinci fıkrasının hükme bağladığı iki önemli konu daha vardır.

Birinci önemli konu, önceden yararlanmış olduğu ek gösterge rakamına göre daha düşük ek göstergeden yararlandırılması gereken veya ek göstergesi olmayan bir kadro, görev veya dereceye atanmış olanlar için bu iki ek gösterge rakamı arasındaki farktan kaynaklanan kişi keseneği ve kurum karşılığı tutarı farkının tamamının kişilerin kendi aylıklarından kesilecek olmasıdır.

  Örnek: Ödemiş Belediyesinde, fakülte mezunu olup da 1 inci dereceli “Belediye Başkan Yardımcısı” kadro unvanında görev yapmakta iken, 1 inci dereceli “Yazı İşleri Müdürü” kadro unvanına atanan bir kişinin, “Belediye Başkan Yardımcısı” kadro unvanında görev yaptığı dönemde yararlanmış olduğu 3.000 ek gösterge rakamından, “Yazı İşleri Müdürü” kadro unvanında görev yaptığı dönem içerisinde yararlanmasının mümkün olmadığı ve bu kişinin 2.200 ek gösterge rakamımdan yararlanacağı yönünde daha yapılmış olan açıklamaları hatırlayalım. Bu kişi, görev aylığının hesaplanması açısından 3.000 ek göstergeden yararlanmaya devam edememekle birlikte, emekli keseneğine esas aylık tutarının hesaplanması açısından 3.000 ek gösterge rakamından yararlanmaya devam edecek; ancak, 3.000 ek gösterge rakamı ile 2.200 ek gösterge rakamı arasındaki farktan kaynaklanan emekli keseneği tutarı ile kurum karşılığı tutarının tamamı, bu kişinin aylığından kesilecektir.

Örnek: Konya Büyükşehir Belediyesinde 2 nci dereceli “Mali Hizmetler Uzmanı” kadro unvanında görev yapan ve kazanılmış hak aylığı da 2 nci derecede bulunan bir kişinin, Genel İdare Hizmetleri Sınıfında 1 inci dereceli “İnsan kaynakları Daire Başkanı” kadro unvanına atanması ve bu kadro unvanında üç yıl süreyle görev yaptıktan sonra 1 inci dereceli “Mali Hizmetler Uzmanı” kadro unvanına atanması durumunda, Mali Hizmetler Uzmanı olarak görev yapmaya devam edeceği dönem içerisinde yararlandırılacağı ek gösterge rakamının belirlenmesinde; ilgilinin “İnsan Kaynakları Daire Başkanı” kadro unvanı sonrasında atanmış olduğu “Mali Hizmetler Uzmanı” kadro unvanının kariyer bir meslek unvanı olduğu dikkate alınacak ve bu kişinin en son atanmış olduğu “Mali Hizmetler Uzmanı” kadro unvanı, 657 sayılı Kanunun 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının (B) bendinin üçüncü paragrafında sayılan “Uzman” kadro unvanı kapsamında kabul edilmeyecektir. Bu nedenle de, ilgili kişi 1 inci dereceli “Mali Hizmetler Uzmanı” kadro unvanında görev yapacağı döneme ilişkin görev aylığı tutarının hesaplanmasında, “İnsan kaynakları Daire Başkanı” kadro unvanı için belirlenmiş olan 3.600 ek gösterge rakamından yararlandırılmayacak ve 657 sayılı Kanuna ekli I Sayılı Ek Gösterge Cetveli’nin “I- Genel İdare Hizmetleri Sınıfı” başlıklı bölümünün (h) sırasında 1 nci derece için belirlenmiş olan 2.200 ek gösterge rakamı esas alınarak görev aylığı hesaplanacaktır. Ancak, bu kişi esas aylık tutarının hesaplanması açısından 3.600 ek gösterge rakamından yararlanmaya devam edecek; ancak, 3.600 ek gösterge rakamı ile 2.200 ek gösterge rakamı arasındaki farktan kaynaklanan emekli keseneği tutarı ile kurum karşılığı tutarının tamamı, bu kişinin aylığından kesilecektir.

İkinci önemli konu ise, önceden yararlanmış olduğu ek gösterge rakamına göre daha düşük ek göstergeden yararlanılması gereken veya ek göstergesi olmayan bir kadro, görev veya dereceye atanmış olup da önceki ek gösterge rakamı üzerinden emekli keseneği ve kurum karşılığı alınacaklar için önceki ek gösterge rakamına ilişkin görevin en az altı ay süreyle devam etmiş olması koşuludur.

Ancak, önceki ek gösterge rakamına ilişkin görevin en az altı ay süreyle devam etmiş olması koşulunun uygulanmasında üç ayrı istisna mevcuttur. Bu istisnalardan birincisi, kadro unvanı değişmeksizin sadece derecesinin değişmesi sebebiyle ek göstergesi yükselmiş bulunanların, yüksek olan derecede en altı ay süreyle görev yapmamış olmaları durumunda da yüksek olan dereceye ilişkin ek gösterge haklarının emeklilik açısından saklı kalacak olmasıdır.

En az altı ay süreyle görev yapmış olma şartının ikinci istisnası ise, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun ek 73 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında yapılmış olan düzenlemelerden kaynaklanmaktadır. Zira, söz konusu fıkralarda,

“Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı iştirakçilerinden ek göstergeli veya daha yüksek ek göstergeli bir göreve atananlara; atandıkları görevin ek göstergesi üzerinden emekli aylığı, malullük aylığı bağlanması ve emekli ikramiyesi ödenebilmesi veya toptan ödeme yapılabilmesi için, atandıkları görevin ek göstergesi üzerinden, bu göreve başladıkları tarihten itibaren en az altı ay süreyle Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığına kesenek ve karşılık ödemiş olması şarttır. Altı ay kesenek ve karşılık ödenmemiş olanlara bu göreve atanmadan önce emekli keseneğine esas alınan ek gösterge rakamı üzerinden işlem yapılır.

Her türlü müşavirlik görevlerine atananlar hariç; Bakanlar Kurulu Kararı veya müşterek kararla atananlar, ilgili mevzuatı uyarınca mesleğe özel yarışma sınavı ile giren ve belirli süreli meslek içi eğitimden sonra özel bir yeterlilik sınavı sonunda atanılan görevlerde bulunanlar, Emniyet Hizmetleri Sınıfına dahil olanlar, 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 357 sayılı Askeri Hakimler Kanunu, 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanunu ve 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanununa tabi olanlar ile yaş haddi, vazife malullüğü veya ölüm nedeniyle altı aylık süreyi tamamlayamayanlar hakkında yapılacak emeklilik işlemlerinde yukarıdaki fıkra hükmü uygulanmaz.”

hükümleri bulunmaktadır. 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun ek 73 üncü maddesinin birinci fıkrası ile aynı Kanunun ek 67 nci maddesinin birinci fıkrası birlikte incelendiğinde; yüksek olan ek gösterge rakamı üzerinden emekli keseneği ve kurum karşılığı ödemeye devam edebilmek için aranılan yüksek ek göstergeli görevde en az altı ay süreyle görev yapmış olma koşulu ile yüksek olan ek gösterge rakamı esas alınarak emekli aylığı bağlanabilmesi için yüksek olan ek gösterge rakamı üzerinden en az 6 ay süreyle emekli keseneği ve kurum karşılığı ödenmiş olması şartının birbirini tamamladığı görülmektedir. Ancak, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun ek 73 üncü maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen atama usulüne uygun olarak atanmış olanlar ile aynı fıkrada sayılan kadro veya görev unvanlarında çalışmış olanlar, yüksek olan ek gösterge rakamı üzerinden en altı ay süreyle emekli keseneği ve kurum karşılığı ödemeleri gerekmeksizin, yüksek olan ek gösterge rakamı esas alınarak emekli aylığı bağlanmasına hak kazanacaklardır. Bu nedenle, söz konusu ek 73 üncü maddenin ikinci fıkrasında belirtilen atama usulüne uygun olarak atanmış olanlar ile aynı fıkrada sayılan kadro veya görev unvanlarına atanmış olanlar, bu kadro veya görev unvanlarında en altı ay süreyle çalışmaksızın başka bir kadro veya görev unvanına atanmaları ve yeni atandıkları kadro veya görev unvanına ilişkin ek gösterge rakamının önceki ek gösterge rakamından düşük kalması halinde de yüksek olan ek gösterge rakamı üzerinden emekli keseneği ve kurum karşılığı ödemeye devam edeceklerdir.

Örnek: Çevre ve Şehircilik Bakanlığında müşterek kararname ile “Genel Müdür” kadro unvanına atanan ve bu görevi sırasında 6.400 ek göstergeden yararlanan biri kişinin, üç ay süreyle “Genel Müdür” kadro unvanında çalıştıktan sonra, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığında “İnsan Kaynakları Dairesi Başkanı” olarak atandığını varsayalım. Bu kişi, “Genel Müdür” kadro unvanı sırasında yararlanmış olduğu ek gösterge rakamının görev aylığı yönünden saklı tutulmasını gerektirecek bir kadro unvanına atanmamış olduğundan, “İnsan Kaynakları Dairesi Başkanı” olarak görev yaptığı dönem içerisinde, görev aylığının hesabı açısından 6.400 ek gösterge rakamı yerine 3.600 ek gösterge rakamından yararlanacaktır. Ancak, bu kişi, “Genel Müdür” kadro unvanına müşterek kararname ile atanmış olduğundan, bu görevi sırasında yararlanmış olduğu 6.400 ek gösterge rakamı, altı ay koşulu aranmaksızın bu kişinin emeklilik haklarının belirlenmesinde dikkate alınmaya devam olunacaktır. Bu nedenle de söz konusu kişinin “İnsan Kaynakları Dairesi Başkanı” olarak görev yaptığı dönem içerisindeki emekli keseneğine esas aylık tutarının hesaplanmasında 6.400 ek gösterge rakamı dikkate alınmaya devam olunacak ve ve 6.400 ek gösterge rakamı ile 3.600 ek gösterge rakamı arasındaki farktan kaynaklanan emekli keseneği tutarı ile kurum karşılığı tutarının tamamı ilgilinin aylığından kesilecektir.

En az altı ay süreyle görev yapmış olma şartının üçüncü istisnası ise, 5335 sayılı Kanun ile 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununa eklenen geçici 220 nci maddeden kaynaklanmaktadır. Söz konusu geçici 220 nci maddede;

“Bu maddenin yürürlük tarihinden önce daha düşük ek göstergeli veya ek göstergesi olmayan bir kadro, görev ya da dereceye atanmış veya seçilmiş olanlar için ek 67 nci maddenin uygulanmasında, ek göstergeli veya yüksek ek göstergeli kadro, görev ya da derecede en az altı ay görev yapmış olma şartı aranmaz…”

hükmüne yer verilmiştir.

Buna göre, 5335 sayılı Kanun ile 5434 sayılı Kanunun ek 67 nci maddesinde yapılan değişikliğin ve geçici 220 nci maddenin yürürlük tarihi olan 27.04.2005 tarihinden önce daha düşük ek göstergeli veya ek göstergesi olmayan bir kadro, görev ya da dereceye atanmış veya seçilmiş kişilerin; ek göstergeli veya yüksek ek göstergeli kadro, görev ya da derecede en az altı ay görev yapmış olma şartı aranmaksızın emeklilik açısından bu ek göstergelerden yararlandırılması gerekmektedir. Ayrıca, bu şekilde emeklilik açısından daha yüksek olan ek göstergeden yararlandırılmaya devam olunacaklar için de daha düşük ek göstergeli kadro veya görev unvanına ilişkin atamanın 27.04.2005 tarihinden önce mi veya sonra mı yapıldığına bakılmaması ve daha düşük ek göstergeli kadro veya görev unvanına atama tarihinden başlayarak görev aylığı yönünden yararlanacağı ek gösterge rakamı ile emeklilik açısından yararlanmaya devam edeceği daha yüksek ek gösterge arasındaki farktan kaynaklanan kesenek ve kurum karşılığının tamamının kendi maaşlarından kesilmesi zorunlu bulunmaktadır.

Örnek: Ankara Büyükşehir Belediyesinde 1 inci derece kadrolu “Şube Müdürü” kadro unvanında görev yapmakta iken 22.08.2004 tarihinde birinci dereceli “Daire Başkanı” kadro unvanına atanan ve 22.11.2004 tarihinde de tekrar 1 nci dereceli “Şube Müdürü” kadro unvanına ataması yapılan bir kişi için, “Daire Başkanı” kadro unvanına atama işleminin 27.04.2005 tarihinden önce gerçekleşmiş olduğu dikkate alınarak “Daire Başkanı” kadro unvanı için belirlenmiş olan ek gösterge rakamından emeklilik açısından yararlanmaya devam edebilmesi için en az altı ay süreyle bu görevde bulunmuş olma şartı aranmayacaktır. Dolayısıyla, “Daire Başkanı” kadro unvanından alınması sonrasında da emekli keseneğine esas aylık tutarının hesaplanmasında “Daire Başkanı” için geçerli olan ek gösterge rakamı esas alınmaya devam olunacak ve “Daire Başkanı” ek gösterge rakamı ile “Şube Müdürü” kadro unvanı ek gösterge rakamı arasındaki farktan kaynaklanan emekli keseneği tutarı ile kurum karşılığı tutarının tamamı ilgilinin aylığından kesilecektir.

C- Ek Göstergeye Bağlı Yansıtma Oranı Karşılığı Uygulaması
Devlet memurlarına; tazminat, ek ödeme, ödenek gibi değişik adlar altında yapılan ödemelerin emekli keseneği aylık tutarına dahil edilmemesi, çalışmakta iken alınan maaş tutarı ile emekli aylığı arasındaki farkın gittikçe artmasına sebep olmuştur. Ancak, görev yapılan coğrafi bölge ile maden, fabrika, büro gibi görev yapılan yer sebebiyle bu tazminat, ek ödeme, ödenek şeklindeki ödemeler aynı unvan ve derecedeki kişiler açısından farklı olarak ödenebilmekle birlikte, Devlet memurlarının statü hukukuna tabi olması sebebiyle söz konusu farklılıkların aynı şekilde emekli aylığına yansıtılmaması gerekmiştir. Bu nedenle, doğrudan bu şekilde yapılan ödemeler yerine, herkesin emeklilik keseneğine esas ek göstergesi üzerinden belirlenecek bir tutarın emeklilik keseneğine esas aylığına dahil edilmesi yönünde bir sistem oluşturulması benimsenmiştir.

Bu çerçevede, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun mülga ek 70 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde;

“Zam, tazminat ve ödenekler ile benzeri ödemeler toplamına karşılık gelmek üzere, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi en Yüksek Devlet memuru aylığı (ek gösterge dahil) brüt tutarının;
       – Ek göstergesi 8400 ve daha yüksek olanlarda % 240 ına,
       – Ek göstergesi 7600 (dahil) -8400 (hariç) arasında olanlarda % 200 üne,
       – Ek göstergesi 6400 (dahil) – 7600 (hariç) arasında olanlarda % 180 ine,
       – Ek göstergesi 4800 (dahil) – 6400 (hariç) arasında olanlarda % 150 sine,
       – Ek göstergesi 3600 (dahil) – 4800 (hariç) arasında olanlarda % 130 una,
       – Ek göstergesi 2200 (dahil) – 3600 (hariç) arasında olanlarda % 70 ine,
       – Diğerlerinde% 40 ına,

      tekabül eden miktarı, emeklilik keseneğine ve kurum karşılığına tabi tutulur..”

şeklinde bir düzenleme yapılmıştır. Buna göre, emeklilik keseneğine esas aylığın hesabında esas alınacak ek gösterge rakamı; tazminat, ek ödeme, ödenek gibi değişik adlar altında yapılan ödemelere karşılık olarak alınacak emeklilik keseneği ve kurum karşılığı tutarının belirlenmesinde bir kriter olarak kullanılacaktır. Yapılacak hesaplamanın ikinci kriteri de, en yüksek Devlet memuru aylığı tutarıdır. En yüksek Devlet memuru aylığı ise, Başbakanlık Müsteşarı için hesaplanacak aylık tutarını ifade etmektedir. Aylık tutarı kavramı da 657 sayılı Kanunun 43 üncü maddesine göre göre belirlenecek gösterge rakamı ile ek gösterge rakamı toplamının aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarı göstermektedir. Bu itibarla, en yüksek Devlet memuru aylık tutarının hesaplanmasında, 1 inci derecenin dördüncü kademesinin karşılığı olan 1500 gösterge rakamı ile Başbakanlık Müsteşarı için 657 sayılı Kanuna ekli (I) Sayılı Ek Gösterge Cetveli’nde belirlenmiş olan 8000 ek gösterge rakamı toplanmakta ve bu toplamın karşılığı olan 9500 rakamı aylık katsayısı ile çarpılmaktadır. Bu çarpım sonucu çıkan tutar üzerinden ilgililerin ek göstergesine göre yukarıda belirlenmiş olan oran esas alınarak hesaplanan tutar, emeklilik keseneğine esas aylık tutarına dahil edilmektedir.

Burada dikkat edilmesi gereken husus, görev aylığının hesabında esas alınan ek gösterge rakamı ile emekli keseneğine esas aylık tutarının hesabında esas alınan ek gösterge rakamının farklı olması halinde; yukarıda belirtilen oranların belirlenmesinde, emekli keseneğine esas aylık tutarının hesabında esas alınan ek gösterge rakamının dikkate alınacağıdır. Ayrıca, görev aylığının hesabında esas alınan ek gösterge rakamına ilişkin yukarıdaki oran ile emekli keseneğine esas aylık tutarının hesabında esas alınan ek gösterge rakamına ilişkin yukarıdaki oran arasındaki fark tutarına ilişkin emekli keseneği ile kurum karşılığı tutarlarının tamamı ilgilinin kendi aylığından kesilecektir.

ÖNDER İNCE
İNCE DANIŞMANLIK EĞİTİM VE ORGANİZASYON
HİZMETLERİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.