2010 KPSS SONUÇLARINA GÖRE İŞE ALINANLARIN TAMAMININ İŞTEN ÇIKARILMASI KANUNEN MÜMKÜN DEĞİLDİR

2010 KPSS’nın iptal edilmesi sonrasında,   bu sınav sonuçları esas alınarak kamu kurum ve kuruluşlarında işe alınanlar hakkında nasıl bir işlem yapılacağı tartışmaları yaşanmaya başlanmıştır.

Bu tartışmalarda, genel olarak, özel bir mevzuat hükmüne dayandırılmaksızın ve hukukun genel ilkelerinden yola çıkılarak;

a) Herkesin kendi kusurundan sorumlu olduğu ve kollektif bir sorumluluktan söz edilemeyeceği, bu nedenle de 2010 KPSS’nı hakkıyla kazananların haklarının korunması gerektiği; sınav sorularını önceden temin etmiş olması sebebiyle ve/veya kopya çekmiş olması sebebiyle 2010 KPSS’nı hakkıyla kazanmamış olanların ise, yapılacak bir çalışmayla ayrıca belirlenmesi ve bu şekilde belirlenecek kişilerin görevlerine son verilmesi gerektiği,

 

b) 2010 KPSS’nın, Eğitim Bilimleri testi dışındaki Genel Kültür ve Genel Yetenek testlerinin de iptal edilmiş olması ve bu testlerin genel sınav puanına etki açısından payı dikkate alınmak suretiyle, iptal kararının belirli bir kişi grubuyla sınırlı olmadığı ve yok hükmüne gelen test grupları sonrasında genel olarak 2010 KPSS’nın da yok hükmüne dönüştüğü gerekçe gösterilerek, 2010 KPSS sonuçlarına göre ataması yapılan kişilerin kamu personeli olarak atanabilmelerine ilişkin koşulları kaybettiği ve bu nedenle de söz konusu sınav sonuçları esas alınarak ataması yapılanların tamamının işine son verilmesi gerektiği,

şeklinde iki ayrı görüş ileri sürülmektedir.

 

Oysa, yukarıda belirtilen konu hakkında daha önce özel bir kanun düzenlemesi yapılmıştır.

Dolayısıyla, 2010 KPSS sınavı hakkında verilen yargı kararı sonrasında ortaya çıkan durumun, hukukun genel ilkelerinden ziyade, bu özel düzenleme esas alınarak değerlendirilmesi ve yapılacak işlemin de bu değerlendirmeye göre tespit edilmesi gerekmektedir.

Yukarıda belirttiğim özel düzenleme ise, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununa, 10/9/2014 tarihli ve 6552 sayılı Kanunun 96 ncı maddesiyle eklenen 20/B maddesiyle yapılmış olup, söz konusu 20/B maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde;

“Danıştay evrak üzerinde yaptığı inceleme sonunda, maddi vakalar hakkında edinilen bilgiyi yeterli görürse veya temyiz sadece hukuki noktalara ilişkin ise yahut temyiz olunan karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise işin esası hakkında karar verir. Aksi hâlde gerekli inceleme ve tahkikatı kendisi yaparak esas hakkında yeniden karar verir. Ancak, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan temyizi haklı bulduğu hâllerde kararı bozmakla birlikte dosyayı geri gönderir. Temyiz üzerine verilen kararlar kesindir.

ı. Temyiz istemi en geç on beş gün içinde karara bağlanır. Karar en geç yedi gün içinde tebliğe çıkarılır.

2. Millî Eğitim Bakanlığı ile Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi tarafından yapılan merkezî ve ortak sınavlar, bu sınavlara ilişkin iş ve işlemler ile sınav sonuçları hakkında açılan davalarda verilen yürütmenin durdurulması ve iptal kararları, söz konusu sınava katılan kişilerin lehine sonuç doğuracak şekilde uygulanır.”

 

hükmüne yer verilmiştir.

 

Buna göre, 2010 KPSS’nın Eğitim Bilimleri testi dışındaki Genel Kültür ve Genel Yetenek testlerinin de yargı kararıyla iptal edilmiş olması sebebiyle bu sınavın yok hükmüne dönüştüğü şeklinde bir sonuç ortaya çıktığının kabulüne ve kamu kurum ve kuruluşlarında bu sınav sonuçları esas alınarak işe yerleştirilenlerin tamamının işten çıkarılması gerektiği yönünde yorum yapılabilmesine kanunen imkan bulunmamakta olup, yapılması gereken işlem ve tartışmaların;

a ) 2010 KPSS’nın, Eğitim Bilimleri, Genel Kültür ve Genel Yetenek testlerinin yargı kararıyla iptal edilmesine gerekçe alınan hususlar itibarıyla sınava giren kişiler yönünden araştırma veya inceleme yapılarak, sınav sorularını önceden temin etmiş olduğu ve/veya kopya çekmiş olduğu tespit olunanların bile işine son verilmesine kanunen imkan bulunup bulunmadığı,

b) 2010 KPSS sınavına katılmış olmakla birlikte sınavda başarısız sayılmış veya göreceli olarak daha düşük puan alması sebebiyle kamu kurum ve kuruluşlarında işe yerleştirilmeye hak kazanamamış olanlara da sınav puanlarına bakılmaksızın işe yerleşme hakkı verilmesinin gerekip gerekmediği,

 

şeklinde iki ayrı noktada sürdürülmesinin ve gerekirse hem haksız bir şekilde bu sınavı kazanmış olanların bugün veya ilerde gündeme getirebilecekleri haksız taleplerin önlenmesini sağlayacak şekilde, hem de daha önce atanma hakkı kazanmamış olan kişilerin yukarıda belirtilen 20/B maddesini gerekçe göstererek atanma talebine bulunması neticesinde kamu maliyesinin kaldıramayacağı derecede ortaya çıkabilecek ilave mali yüklerin önlenebilmesi için 20/B maddesinin kapsamının daraltılmasını sağlayacak düzeltme yapılmasının yararlı olabileceği değerlendirilmektedir.

 

 

                                                                                                   ÖNDER İNCE

                                                                         İNCE DANIŞMANLIK, EĞİTİM VE ORGANİZASYON

                                                                                  HİZMETLERİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ

                                          

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.