657 sayılı Kanunun 4/B Maddesine Göre Çalışan Sözleşmeli Personelden veya Mahalli İdarelerdeki Sözleşmeli Personelden Görevden Uzaklaştırılan, Gözaltına Alınan veya Tutuklananların Ücretleri ve Sözleşmeleri Hakkında Yapılacak İşlemler

              5393 sayılı Kanunun 49 uncu maddesinin beşinci fıkrasında;

             “Üçüncü ve dördüncü fıkra hükümleri uyarınca çalıştırılacak personele her ne ad altında olursa olsun sözleşme ücreti dışında herhangi bir ödeme yapılmaz ve ücret mahiyetinde aynî ya da nakdî menfaat temin edilmez. Bu personel hakkında bu Kanunla düzenlenmeyen hususlarda vize şartı aranmaksızın 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrasına göre istihdam edilenler hakkındaki hükümler uygulanır. Bu personele ait sözleşme örnekleri sözleşmenin imzalanmasını izleyen 30 gün içinde İçişleri Bakanlığına gönderilir. Dördüncü fıkrada sayılan unvanlara ilişkin hizmetler dışında kalmak ve o hizmet için ihdas edilmiş kadro bulunmamak kaydıyla, İçişleri Bakanlığınca üçüncü fıkra çerçevesinde sözleşmeli personel istihdamı uygun görülmüş olan kadro unvanlarına ilişkin görevlerde, 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) fıkrasına göre münhasıran kısmi süreli olarak sözleşmeli personel çalıştırılabilir.”

hükmüne yer verilmiştir. Böylelikle, 5393 sayılı Kanunun 49 uncu maddesi çerçevesinde sözleşmeli personel statüsünde istihdam edilenlerin hak ve yükümlülüklerine ilişkin olarak anılan 49 uncu maddede düzenlenmeyen hususların, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrasına göre istihdam edilenler hakkında uygulanmakta olan hükümler esas alınarak belirleneceği düzenlenmiştir.

              657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) fıkrasının üçüncü bendinde ise;

            “Sözleşmeli personel seçiminde uygulanacak sınav ile istisnaları, bunlara ödenebilecek ücretlerin üst sınırları ile verilecek iş sonu tazminatı miktarı, kullandırılacak izinler, pozisyon unvan ve nitelikleri, sözleşme fesih halleri, pozisyonların iptali, istihdamına dair hususlar ile sözleşme esas ve usulleri Devlet Personel Başkanlığının görüşü ve Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca belirlenir. Bu şekilde istihdam edilenler, hizmet sözleşmesi esaslarına aykırı hareket etmesi nedeniyle kurumlarınca sözleşmelerinin feshedilmesi veya sözleşme dönemi içerisinde Bakanlar Kurulu kararı ile belirlenen istisnalar hariç sözleşmeyi tek taraflı feshetmeleri halinde, fesih tarihinden itibaren bir yıl geçmedikçe kurumların sözleşmeli personel pozisyonlarında istihdam edilemezler.”

şeklinde bir düzenleme yapılmıştır. 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) fıkrasına göre istihdam edilenlere ilişkin esas ve usullerin belirlenmesi amacıyla 6/6/1978 tarihli ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan “Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’ın 12 nci maddesinde de;

           “Sözleşmeli olarak çalıştırılacakların, ilgili kurumun saptayacağı özel koşulların yanı sıra, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesinin (A) fıkrasının 4, 5, 6 ve 7 nci bentlerinde belirtilen koşulları da taşımaları gereklidir.”

denilmektedir.

                Öte yandan, 657 sayılı Kanunun 48 inci maddesinde, Devlet memurluğuna alınacak kişilerde aranacak şartlar tadadi olarak sayılmış olup, anılan maddenin birinci fıkrasının (A) bendinin (4), (5), (6) ve (7) numaralı alt bentlerinde;

                “4. Kamu haklarından mahrum bulunmamak, 

                 5. Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmamak.

                6. Askerlik durumu itibariyle;

                     a) Askerlikle ilgisi bulunmamak,

                     b)Askerlik çağına gelmemiş bulunmak,

                     c) Askerlik çağına gelmiş ise muvazzaf askerlik hizmetini yapmış yahut ertelenmiş veya yedek sınıfa geçirilmiş olmak,            

               7. 53 üncü madde hükümleri saklı kalmak kaydı ile görevini devamlı yapmasına engel olabilecek akıl hastalığı bulunmamak.”

hükmüne yer verilmiştir.

              Bununla birlikte, Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’ın ek 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında ise;

              “Personelin;

                a) İşe alınma açısından gerekli olan niteliklerden herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması,

                b) İşe alınma açısından gerekli olan niteliklerden herhangi birini sonradan kaybetmesi,

                c) Sözleşme dönemi içerisinde mazeretsiz ve kesintisiz üç gün veya toplam on gün süreyle görevine gelmemesi,

                ç) Hizmet sözleşmesinde belirtilen koşullara uymaması nedeniyle bağlı bulundukları yöneticileri tarafından yazılı olarak uyarılmasına rağmen söz konusu koşullara uymama halinin tekrarlanması,

               d) Hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmaması,

               e) Bir proje kapsamında işe alınması durumunda istihdam edildiği projenin tamamının veya proje bölümlerinin sözleşmede öngörülen süreden önce tamamlanması,

 hallerinden herhangi birinin gerçekleşmesi halinde, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca sözleşmesi tek taraflı feshedilir.”

hükmüne yer verilmiştir.

               Buna göre, sözleşmeli personel pozisyonunda istihdam edilmekte iken;

               a) Haklarında görevden uzaklaştırma tedbiri uygulanmakta olanlar açısından, soruşturma veya kovuşturma sürecinin devamı süresince ilgili hakkında nasıl bir yaptırım uygulanacağnın veya Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’ın ek 6 ncı maddesinin birinci fıkrasına göre sözleşmenin feshini gerektiren şartların oluşup oluşmadığının henüz tespit edilmemiş olduğu,

              b) Kolluk kuvvetlerince gözaltına alınanlar ile tutuklanarak ceza evine gönderilenler hakkında ise kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmaması sebebiyle yine Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’ın ek 6 ncı maddesinin birinci fıkrasına göre sözleşmenin feshini gerektiren şartların oluşup oluşmadığının henüz tespit edilemeyeceği,

dikkate alındığında, haklarında yukarıda belirtildiği şekillerde işlem tesis edilmiş olanların, bu aşamada sözleşmelerinin belediye veya il özel idaresince tek taraflı olarak feshini gerektiren şartların da henüz oluşmadığı şeklinde bir sonuç ortaya çıkmaktadır. Nitekim, Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün 06/11/2013 tarihli ve 79847095.115708-314-9811 sayılı yazısında, 5393 sayılı kanunun 49 uncu maddesine göre sözleşmeli personel olarak görev yapmakta iken tutuklananlar için, tutuklanma halinin sözleşmenin feshini gerektirmediği belirtilmiştir.

              Ancak, bu şekilde görevden uzaklaştırma, gözaltına alınma veya bir tutukluluk süresince sözleşmeli personelin göreve devam edebilmesine fiilen imkan bulunmadığı da çok açıktır.

              Öte yandan, 657 sayılı Kanunun “Görevden uzaklaştırılan veya görevinden uzak kalan memurların hak ve yükümlülüğü” başlıklı 141 inci maddesinin birinci fıkrasında;

             “Görevden uzaklaştırılan ve görevi ile ilgili olsun veya olmasın herhangi bir suçtan tutuklanan veya gözaltına alınan memurlara bu süre içinde aylıklarının üçte ikisi ödenir. Bu gibiler bu Kanunun öngördüğü sosyal hak ve yardımlardan faydalanmaya devam ederler.”

şeklinde bir düzenleme yapılmıştır. Böylelikle, Devlet memuru olarak görev yapmakta iken, bir suçtan tutuklanan veya gözaltına alınanlara, bu süre içinde fiilen çalışmadıkları halde aylıklarının üçte ikisinin ödenmeye devam olunması, çok açık bir şekilde kanuni düzenlemeye tabi tutulmuş ve bu durumda olanların hakları kanun ile koruma altına alınmıştır. Ancak, gerek 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) fıkrasında, gerek Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’da; sözleşmeli personele fiilen çalışmadan ücret ödenebilmesi hastalık, sağlık, yıllık, evlilik, doğum, süt ve ölüme bağlı izinler gibi belirli haller ile sınırlandırılmış ve tutuklanan sözleşmeli personele, tutuklu olarak geçen süre için ücret ödenebilmesi yönünde herhangi bir hükme yer verilmemiştir. Ayrıca, gerek 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) fıkrasında, gerek söz konusu Esaslar’da; hüküm bulunmayan hallerde 657 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak işlem yapılması yönünde de bir düzenleme yapılmamıştır.

           Bu itibarla, 5393 sayılı Belediye Kanununun 49 uncu maddesi çerçevesinde belediyelerde, il özel idarelerinde ve mahalli idare birliklerinde sözleşmeli personel olarak çalışmakta iken; görevden uzaklaştırılan, gözaltına alınan veya tutuklanarak cezaevine gönderilenlerin;

             a) Sözleşmeleri devam ediyor olsa bile bu hallerin devamı süresince sözleşmelerinin askıya alınmış olduğu kabul edilerek ilgili sürelere tekabül eden aylık ücret ve ek ödeme ile diğer mali ve sosyal haklarının ödenmemesi,

             b) Aylık ücret ve ek ödeme ile diğer mali ve sosyal hakları peşin olarak ödendikten sonra bu hallerin gerçekleşmiş olması durumunda, öncelikle ilgili aylık ödeme döneminin toplam olarak kaç günden oluştuğunun tespit edilmesi (şubat ayı için 28 veya 29 gün diğer aylar için 30 veya 31 gün),

            c) Söz konusu aylık ödeme dönemi için daha önce ilgili sözleşmeli personel adına tahakkuk ettirilmiş olan aylık ücret ve ek ödemeler ile diğer her türlü mali sosyal haklarının brüt toplam tutarından, aile yardımı olarak tahakkuk ettirilen tutarın düşülmesi suretiyle geri tahsile esas aylık toplam brüt tutarın hesaplanması (Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğünün 20.02.2004 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan “Kişilerden Alacaklar” konulu 16 Sıra No’lu Tebliğinde, ay sonundan önce memuriyetten çekilme veya aylıksız izne ayrılma durumunda peşin ödenen aylıklar ile diğer mali ve sosyal hakların geri tahsilinde, aile yardımı tutarı olarak ödenen tutarların geri tahsil edilecek ödeme kalemlerine dahil olunması öngörülmemiştir. 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 8 inci maddesinde ise, sözleşmeli personele aile yardımı ödenmesinde memurlara ilişkin esas ve usullerin uygulanması hükme bağlanmıştır. Bu nedenle, aile yardımı tutarının geri tahsil işlemine dahil olunmaması gerekmektedir.),

             d) Sözleşmeli personelin, görevden uzaklaştırma, gözaltına alınma veya tutuklanma halinin gerçekleştiği aylık ödeme dönemi için kaç gün çalışmış ve dolayısıyla da kaç gün üzerinden ücrete hak kazandığının tespit edilmesi (Bu tespitin yapılmasında, görevden uzaklaştırma tebligatının yapıldığı gün ile Cumartesi ve Pazar günleri dahil olmak üzere, aybaşından “bir başka deyişle ayın onbeşinden” itibaren geçmiş olan gün sayıları esas alınacaktır.),

              e) Aile yardımı hariç tutulmak suretiyle yukarıdaki (c) sırasında belirtildiği şekilde hesaplanan geri tahsile esas aylık toplam brüt tutarı içindeki her bir ödeme kaleminin, ilgili aylık ödeme dönemi için yukarıdaki (b) sırasında belirtildiği şekilde tespit edilmiş olan toplam gün sayısına bölünmesi, bu şekilde hesabı yapılan her bir ödeme kalemi tutarının, yukarıdaki (d) sırasında belirtildiği şekilde tespit olunacak ücrete hak kazanılacak gün sayısı ile çarpılması ve böylelikle ilgili personelin her bir ödeme kalemi için geri tahsil olunması gerekmeyen kısımlarının hesaplanması,

             f) Her bir ödeme kalemi için yukarıdaki (e) sırasında belirtildiği şekilde hesaplanmış olan geri tahsil olunması gerekmeyen kısımlar esas alınarak;

                 1- Sigorta primine esas kazanca dahil edilmesi gereken ödeme kalemlerinin toplamının alınması ve bu toplam ile yukarıdaki (d) sırasında belirtildiği şekilde tespit olunacak ücrete hak kazanılacak gün sayısı üzerinden ilgili personelin sigorta primi çalışan payı kısmının hesaplanması,

                 2- Damga vergisinin hesabına dahil edilecek ödeme kalemlerinin toplamının alınarak ödenmesi gereken damga vergisinin hesaplanması,

                 3- Gelir vergisinin hesabına dahil edilecek ödeme kalemlerinin toplamının alınması ve bu toplama neticesinde çıkan tutardan, yukarıda belirtildiği şekilde hesaplanmış olan sigorta primi çalışan payının çıkarılması ve böylelikle gelir vergisinin hesabına esas alınacak tutarın belirlenmesi, belirlenen bu tutar üzerinden de gelir vergisinin hesaplanması,

              g) Yukarıdaki (f) sırasında belirtildiği şekilde hesaplanmış olan sigorta primi çalışan payı tutarı, damga vergisi tutarı ve gelir vergisi tutarı toplamının, her bir ödeme kalemi için yukarıdaki (e) sırasında belirtildiği şekilde hesaplanmış olan geri tahsil olunması gerekmeyen kısımlar toplamından çıkarılması suretiyle de ilgilinin çalışmış olduğu günler için hak kazanmış olduğu net ödeme tutarının hesaplanması,

              h) İlgili sözleşmeli personele aybaşında peşin olarak ödenmiş tutardan, yukarıdaki (g) sırasında belirtildiği şekilde hesaplanmış olan net ödeme tutarının çıkarılması neticesinde bulunacak tutarın ise ilgili personelden geri tahsil olunması,

              ı) Aybaşında peşin olarak aylık ödeme sürecinde hesaplanmış olan gelir vergisi tutarı ve damga vergisi tutarı ile yukarıdaki (f) sırasında belirtildiği şekilde hesaplanmış olan gelir vergisi tutarı ve damga vergisi tutarı arasındaki farkların ilgili vergi dairesine bildirilmesi,

              i) İlgili personel adına söz konusu aylık ödeme dönemi için yukarıdaki (d) sırasında belirtildiği şekilde tespit olunan gün sayısı ile sınırlı olacak şekilde sigorta primi ödenmesi ve söz konusu aylık ödeme dönemi için Sosyal Güvenlik Kurumuna verilecek aylık prim ve hizmet belgesinde de ilgili personel adına eksik gün üzerinden sigorta primi ödenmesine ilişkin olarak “görevden uzaklaştırma”, “gözaltına alınma”, “tutuklanma” hallerinden hangisi mevcutsa bu halin açıklama olarak yazılması,

gerekmektedir.

               Öte yandan, ilgili sözleşmeli personel için yukarıdaki (f) sırasında belirtildiği şekilde hesaplanmış olan gelir vergisi tutarının, söz konusu personelin daha önce aybaşında peşin olarak aylık ödeme esnasında yararlanmış olduğu asgari geçim indirimi tutarından fazla olması halinde, asgari geçim indirimi tutarı için ayrıca borç çıkarılmaması; ancak, yukarıdaki (f) sırasında belirtildiği şekilde hesaplanmış olan gelir vergisi tutarının ilgili ay için uygulanmış olan asgari geçim tutarından daha düşük kalması halinde aradaki fark kadar daha borç çıkarılması ve bu durumun da ilgili vergi dairesine bildirilmesi gerekmektedir.

               Diğer taraftan, bu haller sona ermedikçe söz konusu sözleşmeli personelin sözleşmelerinin yenilenmesi mümkün olmadığı gibi, bu hallerin sona ermesi sonrasında da “Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’ın 12 nci maddesine göre belirlenecek şartları korumaya devam edip etmediklerinin tespit olunması ve bu şartları kaybettiği tespit olunanlar hakkında tek taraflı olarak sözleşme fesih işleminin uygulanması gerekmektedir.

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.