Vergi Kontrol Memurluğundan Emekli Olanların Vergi Müfettişlerine İlişkin Ek Gösterge ile Makam ve Görev Tazminatından Yararlanamayacağı Yönünde Mahkeme Kararı

DAVA KONUSUNUN VE KARARIN ÖZETİ: Vergi Kontrol Memuru olarak görev yapmakta iken emekli aylığı bağlanmış olanlar ile Vergi Kontrol Memuru olarak çalıştıktan sonra başka kadro unvanlarına geçiş yapan ve daha sonra emekliye ayrılanların emekli aylıklarının Vergi Müfettişi kadro unvanı için belirlenmiş olan 3600 ek gösterge rakamı esas alınarak yükseltilmesi ve kendilerine emekli aylıkları ile birlikte 2000 gösterge rakamı üzerinden makam tazminatı, 8000 gösterge rakamı üzerinden de görev tazminatı ödenmesi istemiyle açılmış olan idari dava neticesinde, Vergi Kontrol Memuru olarak görev yapmakta iken emekli olan Davacının; Vergi Denetmeni veya Vergi Müfettişi kadrosuna atanmış sayılmasına yahut Vergi Kontrol Memurluğunda geçen hizmet sürelerinin Vergi Denetmeni veya Vergi Müfettişi kadrosunda geçmiş sayılmasına imkan bulunmadığı gerekçesiyle 3600 ek gösterge ile 2000 gösterge rakamı üzerinden makam tazminatından, 8000 gösterge rakamı üzerinden de görev tazminatından yararlanamayacağı ilişkin olarak Ankara Onbirinci İdare Mahkemesi tarafından verilmiş olan 02/05/2014 tarihli ve Esas No: 2012/1150 Karar No:2014/543 sayılı Karar.             

 

 

 

             T.C.

          ANKARA

11. İDARE MAHKEMESİ

 

ESAS NO      : 2012/1150

KARAR NO : 2014/543

 

DAVACI      :

DAVALI      : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI– ANKARA

VEKİLİ        : AV. TARKAN KÜFÜDÜR – Aynı yerde

 DAVA TARİHİ : 09.07.2012

DAVANIN ÖZETİ : Vergi Kontrol Memuru olarak görev yapmakta iken emekliye ayrılması sonucu kendisine makam/görev tazminatı uygulanmaksızın +2200 ek gösterge üzerinden aylık bağlanan davacı tarafından, 646 sayılı KHK ile ihdas edilen Vergi Müfettişi unvanı için öngörülen +3600 ek gösterge ile +2000 makam tazminatından yararlandırılması talebiyle yaptığı başvurunun reddi üzerine 646 sayılı KHK’nın yürürlüğe girdiği 10/07/2011 tarihinden itibaren yoksun kaldığı Vergi Müfettişi unvanı için öngörülen +3600 ek gösterge ile +2000 makam ve +8000 görev tazminatının yasal faiziyle tazminine karar verilmesi istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ : Davanın süresi içinde açılıp açılmadığının resen tetkikinin gerektiği, esas yönünden yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

 

TÜRK MİLLETİ ADINA

      Karar veren Ankara 11. İdare Mahkemesi’nce Maliye Bakanlığı ile Başbakanlık Devlet Personel Başkanlığı hasım mevkiinden çıkarıldıktan sonra gereği görüşüldü:

      Dava, Vergi Kontrol Memuru olarak görev yapmakta iken emekliye ayrılması sonucu kendisine makam/görev tazminatı uygulanmaksızın +2200 ek gösterge üzerinden aylık bağlanan davacı tarafından, 646 sayılı KHK ile ihdas edilen Vergi Müfettişi unvanı için öngörülen +3600 ek gösterge ile +2000 makam tazminatından yararlandırılması talebiyle yaptığı başvurunun reddi üzerine 646 sayılı KHK’nın yürürlüğe girdiği 10/07/2011 tarihinden itibaren yoksun kaldığı Vergi Müfettişi unvanı için öngörülen +3600 ek gösterge ile +2000 makam ve +8000 görev tazminatının yasal faiziyle tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

      20.08.1993 tarihli ve 516 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 14 üncü maddesi ile 178 sayılı Maliye Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 43 üncü maddesi değiştirilmiş ve anılan maddenin (c) fıkrasında; “Denetmen çalıştırılması: Gelirler Genel Müdürlüğünce, bölge düzeyinde vergi incelemeleri, taşra teşkilatı gelir birimlerinde denetim yapmak üzere gerektiğinde defterdarlıklar ve vergi dairesi başkanlıkları emrinde de çalıştırılabilecek, bölge müdürlüklerine bağlı vergi denetmenleri;

      …çalıştırılır.

      Kanunlarda kontrol memurlarına yapılmış olan atıflar, ilgisine göre bu denetmenlere ve denetmen yardımcılarına yapılmış sayılır.

      Bunlar en az dört yıllık yükseköğretim kurumlarından mezun olanlar arasından, yapılacak sınav sonucunda mesleğe denetmen yardımcısı olarak alınırlar ve en az 3 yıl çalıştıktan sonra, bu süredeki çalışmaları olumlu bulunanlar ilgili bulundukları denetmen kadrolarına atanırlar. Denetmenler yer değiştirme suretiyle atamaya tabidir ve çalışma usul ve esasları yönetmelikle düzenlenir.” hükmü yer almıştır.

      516 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 16 ncı maddesinde; “190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki cetvelin Maliye Bakanlığına ait bölümünden ekli (1) sayılı listede yer alan kadrolar çıkarılmış; ekli (2) sayılı listede yer alan kadrolar ihdas edilerek Maliye Bakanlığı bölümüne eklenmiştir.” hükmüne yer verilmiş ve anılan Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (i) sayılı liste ile “Vergi Kontrol Memuru” unvanlı kadrolar iptal edilerek, 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki cetvelin Maliye Bakanlığına ait bölümünden çıkarılmış, (2) sayılı liste ile de “Vergi Denetmeni” kadroları ihdas edilerek aynı bölüme eklenmiştir.

      Diğer taraftan, 516 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 2 nci maddesi ile “Vergi Kontrol Memuru” kadro unvanında bulunanların herhangi bir işleme tabi tutulmaksızın “Vergi Denetmeni” kadro unvanına atanmalarına imkan sağlanmıştır.

      Anayasa Mahkemesinin 25.11.1993 tarihli ve Esas No: 1993/47, Karar No: 1993/49 sayılı kararıyla, 516 sayılı Kanun Hükmünde Kararname dayanağı olan 3911 sayılı Yetki Kanununun iptal edilmiş olduğu gerekçe gösterilerek, anılan Kanun Hükmünde Kararname iptal edilmiş ve iptal nedeniyle oluşan hukuki boşluğun doldurulması amacıyla da; iptal kararının, Resmi Gazetede yayımlanmasından başlayarak altı ay sonra yürürlüğe girmesi hüküm altına alınmıştır. Anayasa Mahkemesinin bu kararı doğrultusunda yürürlüğe konulan 543 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 14 üncü maddesi ile geçici 2 nci maddesinde, 516 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin yukarıda belirtilen hükümlerine paralel düzenlemeler yapılmıştır.

      Öte yandan, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun şu anda yürürlükte bulunan şekliyle 43/B maddesinin birinci fıkrasında, “Ek Gösterge: Bu Kanuna tâbi kurumların kadrolarında bulunan personelin aylıkları; hizmet sınıfları, görev türleri ve aylık alınan dereceler dikkate alınarak bu kanuna ekli I ve II saydı cetvellerde gösterilen ek gösterge rakamlarının eklenmesi suretiyle hesaplanır, II sayılı cetvelde yer alan unvanlarda değişiklik yapmaya ve yeni unvanlar ilâve etmeye Bakanlar Kurulu yetkilidir.” hükmüne yer verilmiş; Kanun’a ekli I sayılı Cetvelin “I – GENEL İDARE HİZMETLERİ SINIFI” bölümünün (g) bendinde, “En az üç yıl süreli yükseköğrenim veren fakülte ve yüksekokulları bitirerek mesleğe özel yarışma sınavı ile giren ve belirli süreli meslek içi eğitimden sonra özel bir yeterlik sınavı sonunda (veya yüksek öğrenimli olup, özel kanunların öngördüğü şartları taşıyanlardan en az sekiz yıl meslekî görev yaptıktan sonra yine bu kanunların öngördüğü usûle göre seçilerek) atanan Maliye Bakanlığı Vergi Müfettişleri”nden birinci dereceli kadroda bulunanların ek göstergesi +3600 olarak gösterilmiş, Cetvelin aynı bölümünün (i) bendinde ise, “Bu sınıfa dâhil olup da yukarıda sayılanlar dışında kalanlardan yükseköğretim görenler” arasındaki birinci dereceli kadroda bulunanların ek göstergesi ise +2200 olarak belirlenmiştir.

      Diğer yandan; 5754 sayılı Kanun’un değiştirdiği 5510 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılan, ancak aynı Kanun’un geçici 4’üncü maddesi ile uygulanması hâlen sürdürülen 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun ek 67’nci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında, personel kanunlarında ya da aylık ödenmesine dayanak teşkil eden diğer kanunlarda kendileriyle eşit olarak ek gösterge verilmekte olan kadrolarda bulunanların yararlandıkları ek göstergelerden faydalanma imkânı da kalmayacak şekilde kadro unvanları personel kanunlarından ya da aylık ödenmesine dayanak teşkil eden diğer kanunlardan çıkarılan ve yararlanacakları ek gösterge hakkında ayrıca bir düzenleme yapılmamış olan kadro unvanları üzerinden emekli, dul ve yetim aylığı bağlanmış olanlar ile bu durumda olup iştirakçiliği devam edenlere uygulanacak ek göstergelerin; Devlet Personel Başkanlığının görüşü alınmak suretiyle Maliye Bakanlığı ile Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü tarafından birlikte belirleneceği, ilgili kanunlarında ayrıca ek gösterge belirlenmek suretiyle ve bir kadro şartı aranmaksızın yürütülmesi öngörülen görevlere asaleten atanmış veya seçilmiş olanlar hariç olmak üzere, münhasıran kadrosu ihdas edilmemiş görevler için bu fıkra hükmünün uygulanmayacağı ve bu şekilde yürütülen görevler için sonradan ihdas edilen kadroların dikkate alınmayacağı, ek göstergeleri yukarıdaki fıkra uyarınca belirlenenlere, bu belirleme işleminden önce ödenmiş emekli, dul ve yetim aylıkları ile emekli ikramiyeleri için herhangi bir fark ödemesi yapılmayacağı hükme bağlanmış; makam tazminatı ödenmesini gerektiren görevlerde iki yıl bulunanlara görev/temsil tazminatı da ödenmesini öngören ek 68’inci maddesinde ise, ek göstergede olduğu gibi eşitleme işleminden önce ödenmiş emekli, dul ve yetim aylıkları ile emekli ikramiyeleri için herhangi bir fark ödemesi yapılmayacağına yönelik bir düzenlemeye yer verilmemiştir.

      5345 sayılı Gelir idaresi Başkanlığının Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanun’un geçici 3’üncü maddesinin sondan bir önceki fıkrasında, “22.7.1998 tarihine kadar vergi denetmeni veya yardımcısı kadrosunda olup, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte hâlen bu kadrolarda veya kamuda görev yapanlardan bu unvanlarda fiilen en az üç yıl çalışmış olanlar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 36 ncı maddesinin ‘ORTAK HÜKÜMLER’ başlıklı bölümünün (A) fıkrasının (11) numaralı bendi yönünden yeterlik sınavını vermiş sayılırlar. Bu hükmün, 1.6.1989 tarihli ve 3568 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin son fıkrasına şümulü yoktur.” hükmü yer almıştır.

      10/07/2011 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 646 sayılı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığının Kurulması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname’nin l’inci maddesinin (h) bendi ile 178 sayılı KHK’ya eklenen geçici 12’nci maddenin ikinci fıkrasında, bu KHK’nın yürürlüğe girdiği tarihte Maliye Başmüfettişi, Baş Hesap Uzmanı ve Gelirler Başkontrolörü kadrolarında bulunanların Vergi Başmüfettişi kadrolarına; Maliye Müfettişi, Hesap Uzmanı ve Gelirler Kontrolörü ile Vergi Denetmeni kadrolarında bulunanların Vergi Müfettişi kadrolarına; Maliye Müfettiş Yardımcısı, Hesap Uzman Yardımcısı ve Stajyer Gelirler Kontrolörü ile Vergi Denetmen Yardımcısı kadrolarında bulunanların ise Vergi Müfettiş Yardımcısı kadrolarına hâlen bulundukları kadro dereceleriyle herhangi bir işleme gerek kalmaksızın atanmış sayılacağı, aynı maddenin sekizinci fıkrasında, ikinci fıkrada belirtilen kadrolarda geçirilen sürelerin Bakanlıkta Vergi Başmüfettişi, Vergi Müfettişi ve Vergi Müfettiş Yardımcısı olarak geçmiş sayılacağı, aynı maddenin onbirinci fıkrasında ise, bu KHK’da Vergi Denetim Kurulu Başkanlığına ve Vergi Müfettişlerine verilen görev ve yetkiler kapsamında olmak şartıyla;  mevzuatta Maliye Teftiş Kurulu, Hesap Uzmanları Kurulu, Gelirler Kontrolörleri Başkanlığına yapılmış olan atıfların Vergi Denetim Kuruluna, Maliye Müfettişleri,  Hesap Uzmanları, Gelirler Kontrolörleri ve Vergi Denetmenlerine yapılmış olan atıfların da Vergi Müfettişlerine yapılmış sayılacağı ifade edilmiştir.

      5345 sayılı Kanun’un geçici 3’üncü maddesi uyarınca yeterlik sınavını vermiş sayılarak (vermeksizin) Vergi Denetmenliği kadrosunda görev yapmakta iken 646 sayılı KHK gereğince Vergi Müfettişliği kadrosuna atananların yararlanacakları ek gösterge rakamının netleştirilmesi amacıyla 02/11/2011 gün ve 28103 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 666 sayılı KHK’nın (15/11/2011 tarihinde yürürlüğe giren) 5/p maddesi ile, 178 sayılı KHK’nın geçici 12’nci maddesinin sekizinci fıkrasına “Bu madde uyarınca Vergi Müfettişi kadrolarına atanmış sayılanlardan hâlen bu kadrolarda bulunanlar, 657 sayılı Kanuna ekli (I) sayılı Ek Gösterge Cetvelinin ‘/- Genel idare Hizmetleri Sınıfı’ bölümünün (g) bendinde öngörülen ek göstergelerden, anılan bentte belirtilen şartlar aranmaksızın yararlanır.” cümlesi eklenmiştir.

      646 sayılı KHK’nın kabul ettiği sisteme göre, Devlet Memurları Kanunu’na ekli I sayılı Cetvelin “I- GENEL İDARE HİZMETLERİ SINIFI” bölümünün (g) bendinde belirtilen ek gösterge rakamlarından, söz konusu bentte belirtilen şartlar aranmaksızın yararlanabilecekler, sadece “atanmış sayılanlardan hâlen bu kadrolarda görev yapanlar” ile sınırlandırılmıştır.

      Ayrıca, 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu’nun Ek 68. maddesinde, “Makam tazminatı ile yüksek hakimlik tazminatı ödenmesini gerektiren görevlerde toplam 2 yıl bulunduktan sonra emekliye ayrılanlara makam veya yüksek hakimlik ve temsil veya görev tazminatları bulundukları en üst görevleri esas alınarak ödenir.” hükmüne yer verilmiş olup, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun eki IV sayılı Makam Tazminatı Cetvelinin 8/a maddesinde, en az dört yıl süreli yükseköğrenim veren fakülte veya yüksekokulları bitirmiş, birinci dereceli kadroya atanmış ve Türkiye düzeyinde teftiş, denetim veya inceleme yetkisine sahip merkez denetim elemanlarından olan Maliye Bakanlığı Vergi Müfettişlerinin 2000 tazminat gösterge oranı üzerinde makam tazminatı alacağı, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin l/C maddesinde ise, 7.000’den daha düşük göstergeler üzerinden makam veya yüksek hakimlik tazminatı öngörülen kadrolara atanmış olanlara, 15.000 gösterge rakamını geçmemek üzere Bakanlar Kurulunca tespit edilecek gösterge rakamlarının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucunda bulunacak miktarda görev tazminatı ödeneceği hükme bağlanmış ve maddede atıfta bulunulan tarih ve sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Bakanlar Kurulu kararı uyarınca bu oran 8000 olarak belirlenmiştir.

      Dava dosyasının incelenmesinden, davacının vergi kontrol memuru olarak görev yapmakta iken 15.03.1993 tarihinde emekli olduğu ve kendisine makam/görev tazminatı uygulanmaksızın +2200 ek gösterge üzerinden aylık bağlandığı, 646 sayılı KHK ile Vergi Müfettişi unvanının ihdas edilmesi üzerine vergi müfettişleri için öngörülen +3600 ek gösterge ile +2000 makam tazminatından yararlandırılması talebiyle 03.05.2012 tarihinde yaptığı başvurunun 17.05.2012 tarih ve 44.691.014 sayılı işlemle reddedilmesi üzerine 646 sayılı KHK’nın yürürlüğe girdiği 10/07/2011 tarihinden itibaren yoksun kaldığı Vergi Müfettişi unvanı için öngörülen +3600 ek gösterge ile +2000 makam ve +8000 görev tazminatının yasal faiziyle tazminine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

      Yukarıda aktarılan 516 ve 543 sayılı KHK’larda, “Vergi Kontrol Memuru” unvanlı kadrolarda görev yapmakta iken “Vergi Denetmeni” unvanlı kadrolara atananların, “Vergi Kontrol Memuru” kadro unvanında geçirdikleri sürelerin “Vergi Denetmeni” kadro unvanında geçmiş sayılmasına veya “Vergi Kontrol Memuru” olarak görev yapmakta iken emekliye ayrılmış olanların “Vergi Kontrol Memuru” kadro unvanında geçen hizmet sürelerinin “Vergi Denetmeni” kadro unvanında geçmiş sayılmasına ilişkin herhangi bir hükme yer verilmemiştir.

      Öte yandan, 10/07/2011 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 646 sayılı KHK’da ise, vergi denetmenlerinin belli koşullar altında vergi denetmenliğinde geçen sürelerinin vergi müfettişi olarak geçirilmiş sayılması ve bu doğrultuda ek göstergeden yararlandırılmasının önünün açıldığı, ilgili KHK’da emekli vergi kontrol memurları için herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği görülmektedir.

      Bu durumda, vergi kontrol memuru olarak görev yapmakta iken emekli olan davacının vergi denetmeni veya vergi müfettişi kadrosuna atanmış sayılmasına yahut vergi kontrol memurluğunda geçen hizmet sürelerinin vergi denetmeni veya vergi müfettişi kadrosunda geçmiş sayılmasına imkan bulunmadığından, +3600 ek gösterge ile +2000 makam ve +8000 görev tazminatının yasal faiziyle tazminine olanak bulunmamaktadır.

      Açıklanan nedenlerle davanın reddine, aşağıda dökümü yapılan 199,80 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, A.A.Ü.T. uyarınca belirlenen 750,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, artan posta ücretinin kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay’a temyiz yolu açık olmak üzere 02/05/2014 tarihinde esasta oybirliğiyle usulde oyçokluğuyla karar verildi.

         Başkan                               Üye                                   Üye

 

           

 

 

      AZLIK OYU: Dava; 5345 sayılı Kanun’un geçici 3. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca Devlet Memurları Kanunu’nun 36/A-l 1 maddesi yönünden yeterlik sınavını vermiş sayılan ve Vergi Kontrol memuru olarak görev yapmakta iken emekliye ayrılan davacının, 646 sayılı KHK ile ihdas edilen Vergi Müfettişi unvanı için öngörülen +3600 ek gösterge İle +2000 makam tazminatından yararlandırılması talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile işlem nedeniyle 646 sayılı KHK’nın yürürlüğe girdiği 10/07/2011 tarihinden itibaren yoksun kaldığı Vergi Müfettişi unvanı için öngörülen +3600 ek gösterge ile +2000 makam ve +8000 görev tazminatının yasal faiziyle tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

      Davacının, 10/07/2011 tarihinden itibaren yoksun kaldığı makam ve görev tazminatının tazmini talebi yönünden:

      2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesinde, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay’da ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu; 12. maddesinde ise, ilgililerin haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştay’a, idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilecekleri, bu halde de ilgililerin 11. madde uyarınca idareye başvurma haklarının saklı olduğu kurala bağlanmıştır.

      Belli bir uygulama tarihi esas alınarak istekte bulunulan davalarda, İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesine göre uygulama tarihinden itibaren 60 gün içinde, uygulama üzerine davacı tarafından idareye başvurulmuş ise, 12. maddenin yollamada bulunduğu 11. maddeye göre, idarenin bu başvuruya cevap vermemiş olduğu hallerde, uygulama tarihinden itibaren en geç 120 gün, idarenin cevap verdiği durumlarda ise, uygulama tarihine kadar geçen süre de hesaba katılmak koşuluyla cevabın davacıya tebliğ edildiği tarihten itibaren 60 gün içinde idari davanın açılmış olması gerekmektedir.

      Başka bir anlatımla dava, davacının idareye başvurduğu tarihten itibaren 120 gün içinde açılmış ise, ilgiliye, davanın açıldığı tarihten geriye doğru 120 günü geçmemek üzere, başvuru tarihinden geriye doğru 60 günlük süre içindeki ilk uygulama esas alınarak parasal hakların verilmesi, idareye başvuru tarihinden itibaren 120 günlük ya da idarenin cevabının tebliğ tarihinden itibaren 60 günlük süreler geçtikten sonra açılmış olan davalarda ise, ancak dava tarihinden geriye doğru 60 günlük süre içinde kalan ilk uygulamadan doğan parasal hakların ödenmesi mümkündür.

      Uyuşmazlıkta, davanın başvuru tarihinden itibaren 120 gün içinde açılmadığı anlaşıldığından, 09.07.2012 tarihi olan dava tarihinden geriye doğru 60 gün içindeki ilk uygulama tarihi olan 15.05.2012 tarihinden önceki döneme ait talebin süre aşımı nedeniyle reddedilmesi gerektiği düşüncesi ile kararın bu kısmına katılmıyorum.

                                                                                                                                                                                                                                                                                                          BAŞKAN

YARGILAMA GİDERLERİ       :

Başvurma Harcı  : 21,15 TL

Karar Harcı         : 21,15 TL

Posta Gideri         : 174,60 TL

———————————————–  

Toplam                 : 199,80 TL

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.