TPAO, BOTAŞ, EXİMBANK, Gibi Kuruluşlarda Veya Kapsam Dışı İşçi Çalıştırılan Diğer Kamu Kurumlarında İlk Defa Veya Aylıksız İzin Dahil Herhangi Bir Sebeple Yeniden İşe Başlatılan İşçilerin Kıst Aylıklarının Hesabı

       TPAO, BOTAŞ, EXİMBANK, TEMSAN, Karadeniz Bakır İşletmeleri Genel Müdürlüğü, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü, Denizcilik İşletmeleri Genel Müdürlüğü, gibi kuruluşlarda veya kapsam dışı işçi çalıştırılan diğer kamu kurumlarında çalışan işçilerin ücretleri, genel olarak aylık ücret şeklinde belirlenmekte ve ödenmektedir. Bu durum, ilk defa işe başlatılan veya aylıksız izin dahil herhangi bir sebeple yeniden işe başlatılan işçilerden, işe başladıkları gün itibarıyla ilgili ayın tamamında çalışmış olmaları veya çalışmış gibi kabul edilmeleri mümkün olmayan ve bu sebeple de ilk ay için kıst aylık ücret ödenecek olanların, işe başladıkları ayın 31 gün çeken aylardan biri olması ya da 28 gün veya 29 gün çeken Şubat ayı olması hallerinde; aylık ücretin 28 gün, 29 gün, 30 gün, 31 günün hangisinin karşılığı olduğu ve dolayısıyla da ilgililerin kıst aylığının ne şekilde hesaplanacağı hususunda tereddütlere sebep olmaktadır. Aynı durum, aylık ücret uygulaması yapılan özel sektör işverenlerinde de yaşanmaktadır.

       Zira, çalışanlar, Şubat ayı örneğinde olduğu gibi, toplam ücretin Şubat ayı kaç gün çekiyor ise bu gün sayısına bölünerek günlük ücret tutarına gidilmesini (yani aylık ücretin 30’a bölünmeyip Şubat ayı kaç gün çekiyorsa bu gün sayısına bölünmesini ve böylelikle kıst aylık ücrete esas günlük ücretin daha yüksek çıkmasını) ) veya aylık ücretin 30 günlük çalışmanın karşılığı olduğu şeklinde bir varsayımdan hareket edilerek çalışılan gün sayısının hesabı yerine çalışılmayan gün sayısının 30 günden çıkarılması suretiyle kıst aylık hesabı yapılmasını (Örneğin şubat ayının 28 gün çektiği bir yılda ayın 16’sında işe başlayan işçi, Şubat ayı içerisinde 13 gün çalışmış olacağı halde, çalışmadığı 15 günlük kısım için “30-15=15” şeklinde bir işlem yapılmasını ve 30 gün üzerinden varsayılan aylık ücretin kalan 15 günü üzerinden kıst aylık hesaplanmasını) talep etmektedir.

       Bazı kamu kurumları veya özel sektör işverenleri ise, bir ay içerinde çalışılan gün sayısından gidilmesini; aylık ücretin de toplam olarak kaç günlük ücretin karşılığı olduğu hususunda da bir işçinin işe başladığı ay kaç gün çekiyor ise o ayın toplam gün sayısına bölünmesi suretiyle hesaplanması veya genel olarak 30 gün üzerinden hesaplama yapılmasını kabul etmektedir. Dolayısıyla, aylık ücretin toplam olarak kaç günlük ücretin karşılığı olduğu hususunda işverenler arasında farklı farklı uygulamalar bulunmaktadır.

       Bu yazıda, hem söz konu tereddüdün giderilmesine katkı sağlayacağını düşündüğüm bazı açıklamalara; hem de tam çalışılan aylarda ayın kaç gün çektiğine bakılmaksızın 30 gün üzerinden sigorta primi ödenmiş kabul olduğu edilen sigortalılar hakkında Şubat ayında eksik çalışma sebebiyle kıst aylık ödendiğinde sigortalı gün sayısının nasıl belirlendiği ile kıst çalışılan aylarda sakatlık indirimi ve özel gider indirimi uygulamasının ne şekilde yürütüleceği ile ilgili bilgilere yer verilecektir.

       1- 28.09.1988 tarihli ve 3472 sayılı Kanunun 1 inci maddesinde, Devlet memurları ile diğer kamu görevlilerine ilişkin kanunlarda yer alan “aybaşı” ibarelerinin “ayın 15’i” olarak uygulanacağı; aylık ve aylıkla birlikte ödenmesi gereken diğer mali hakların da her ayın 15’inde ödeneceği belirtilmiştir. Aynı Kanunun 4 maddesinde ise, kamu kurum ve kuruluşlarında işçi statüsünde çalışanların aylık ücretlerinin ödenmesinde de aynı hükümler dairesinde işlem yapılacağı hüküm altına alınmıştır.

       Öte yandan, ücret tavanları Yüksek Planlama Kurulu kararları ile belirlenip de kapsam dışı işçi statüsünde çalışan işçiler örneğinde olduğu gibi, günlük ücret yerine doğrudan aylık ücret tutarı şeklinde ücretleri belirlenmiş olan işçilerin; ilk defa işe başlama veya aylıksız izin dahil herhangi bir sebeple işe ara verip yeniden işe başlama hallerinde işe başladıkları ayın 31 gün, 29 gün veya 28 gün olmasına göre ayın çalışılan günlerine ilişkin ücretlerinin ne şekilde ödeneceği hususunda 4857 sayılı İş Kanununda veya kamu kurumlarında çalışan işçilere ilişkin diğer kanunlarda herhangi bir hükme yer verilmemiştir. Dolayısıyla, doğrudan işçilerin çalışma ilişkilerini düzenleyen bir kanun hükmüne dayanılarak bu konuda bir sonuca varılabilmesine imkan bulunmamaktadır.

       2- 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 165 inci maddesinde, bir göreve açıktan aday veya asıl memur olarak atananların, göreve başladıkları günden itibaren aylığa hak kazanacakları ve bu şekilde göreve başlayanların ilk aylığının gün hesabıyla ay sonunda ödeneceği belirtilmiştir. Diğer personel kanunlarında da benzer düzenlemeler yer almaktadır.

       Buna göre, Devlet memurlarından veya işçiler dışındaki diğer kamu personelinden göreve ilk defa veya yeniden atananlara, atandıkları ay itibarıyla ödenecek kıst aylık tutarının, göreve başladıkları günden itibaren ilgili ayın kalan gün sayısına göre fiilen çalışmış oldukları gün sayısı esas alınarak hesaplanması gerekmektedir.

       Keza, mahalli idarelerde çalışan sözleşmeli personele ilişkin olarak Maliye Bakanlığınca çıkarılan 09.07.2013 tarihli ve B.07.0.BMK.0.19.115708-184/6339 sayılı (7) Sıra Numaralı Genelgenin 2 nci maddesinde de;

       “(d) 5393 sayılı Kanunun 49 uncu maddesi çerçevesinde sözleşmeli personel olarak istihdam edilenlere, sözleşmelerinin 31/12/2013 tarihine kadar geçerli olduğu dikkate alınarak 15/12/2013-31/12/2013 tarihleri arasındaki 17 günlük süre için; 15/12/2013 tarihi itibariyle geçerli olan aylık net sözleşme ücretinin 17/31’i ve bu Genelgenin üçüncü maddesinde belirtilen ek ödemenin 17/31’i tutarında ödeme yapılacaktır.”

denilmektedir. Böylelikle, her ayın 15’inde aylık almakta olan sözleşmeli personele Aralık ayı için 15.12.2013 tarihi itibariyle ödenecek toplam ücret tutarının, aylık sözleşme ücretinin (yılın tamamlanmasına 17 gün kaldığı hesabıyla) 17/31’i olması gerektiği ve dolayısıyla Aralık ayına ilişkin olarak ödenecek aylık tutarının Aralık ayının 15’inden başlayarak Aralık ayının tamamlanması gerekli olan toplam gün sayısına göre fiilen çalışılan süreyle mütenasip olacağı belirtilmiştir.

       Bu itibarla, gerek Devlet memurlarında, gerekse sözleşmeli personel olarak çalışanlarda, bir aylık ücretin 30 günlük çalışmanın karşılığı olduğu kabul edilmemekte ve işe başlanılan ay kaç gün çekiyor ise aylık ücret tutarı bu gün sayısına bölünmekte ve bu şekilde bulunan günlük ücret tutarının çalışılan gün sayısı ile çarpılması suretiyle de kıst aylık tutarı hesaplanmaktadır.

       3. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa ilişkin ikincil düzenlemelerde ise, bir ay içinde tam çalışan ve buna göre ücret alan sigortalının prim ödeme gün sayısının, ayın kaç gün olduğuna bakılmaksızın 30 gün üzerinden bildirileceği; ancak, ay içinde işe alınan sigortalının prim ödeme gün sayısının ise, işe başladığı tarihe göre ayın kalan gün sayısı üzerinden Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına bildirileceği hüküm altına alınmıştır.

       Nitekim, 12/5/2010 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 100 üncü maddesinin ikinci fıkrasında;

       “Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında olup bir ay içinde tam çalışan ve buna göre ücret alan sigortalının prim ödeme gün sayısı, ayın kaç gün olduğuna bakılmaksızın 30 gün üzerinden bildirilir. Ay içinde işe alınan sigortalının prim ödeme gün sayısı, işe başladığı tarih ile ayın kalan günleri kadar, işten ayrılan sigortalının prim ödeme gün sayısı ise o ayda çalıştığı gün sayısı kadar Kuruma bildirilir.”

denilmektedir.

       Buna göre, ay içerisinde göreve başlayan işçilerde, tam çalışılan aylarda 30 gün üzerinden sigortalı bildirilme uygulamasından yola çıkılarak, çalışılmayan gün sayısının 30 günden çıkarılması suretiyle sigortalı gün sayısı hesabı yapılmaması ve işe başlanan günden başlanarak söz konusu ayın kalan günlerine göre sigorta primi ödenmiş gün sayısı belirlenmesi gerekmektedir.

       Bu itibarla, yukarıdaki (1), (2) ve (3) numaralı bölümlerde belirtilen mevzuat hükümleri ve emsal alınabilecek diğer uygulamalar birlikte değerlendirildiğinde, ücretlerin aylık ücret olarak belirlendiği işyerlerinde işe yeni başlama veya aylıksız izin dahil herhangi bir sebeple işten ayrılmış olup da yeniden işe başlama sebebiyle işe başladıkları ayın tamamında çalışmamış olan işçilere verilecek kıst aylık ücretin hesaplanmasında;

       a) Bir aylık ücretin genel olarak 30 günlük çalışmanın karşılığı olduğu şeklinde bir varsayımdan yola çıkılarak aylık ücretin 30’a bölünmesi suretiyle günlük ücret hesabı yapılmaması, işe başlanılan ay kaç gün çekiyorsa aylık ücretin bu gün sayısına bölünmesi suretiyle aylık ücretin bir güne karşılık gelen kısmının tespit edilmesi,

       b) İşe başlanılan günden itibaren ilgili ayın tamamlanmasına kadar toplam olarak kaç gün çalışılmış olduğuna bakılarak da çalışma gün sayısı belirlenmesi,

doğru uygulama olacaktır.

       4- Gelir İdaresi Başkanlığının 12/7/2011 tarihli ve B.07.1.GİB.4.06.16.01-2010-GVK-31-2-509 sayılı yazısında, özürlü hizmet erbabına aylık dönemler itibariyle ücret ödenmesi halinde sakatlık indiriminin aylık tutarlar üzerinden uygulanacağı, ay içerisinde kıst dönem çalışılması durumunda da sakatlık indiriminin aylık tutarlarının dikkate alınacağı, ücretin günlük olarak belirlenmiş ve çalışılan toplam gün sayısı üzerinden ödeme yapılmış olması halinde ise sakatlık indiriminin günlük tutar olarak uygulanması gerektiği belirtilmiştir.

       Buna göre, ücretleri aylık tutar olarak belirlenmiş olan kapsam dışı işçiler dahil genel olarak işçilerden, ilk defa veya aylıksız izin dahil herhangi bir sebeple yeniden işe başlatılmış olup da sakatlık indiriminden yararlanması mümkün olanların, kıst aylıklarının net tutarının hesaplanmasında; ay içinde kaç gün çalışmış olduğuna bakılmaksızın, sakatlık indiriminin bir aylık tutarı kadar sakatlık indirimi uygulanması gerekmektedir.

       5- 4/12/2007 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 265 Seri No’lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin “Asgari Geçim İndirimi Tutarının Hesaplanması” başlıklı 5 inci maddesinin beşinci fıkrasında;

       “Ücretlinin faydalanacağı azami indirim tutarı, elde ettiği ücret geliri üzerinden hesaplanan gelir vergisi ile sınırlı olduğundan, mahsup edilecek kısmın fazla olması halinde ücretliye herhangi bir iade yapılmayacaktır.”

denilmektedir. Ayrıca, söz konusu 5 inci maddenin devamında da;

“Örnek 5:

        Eşi çalışan ve bir çocuğu bulunan bir asgari ücretlinin, 2008 Ocak ayında 15 günlük süre çalışması halinde, asgari geçim indirimi tutarı şu şekilde hesaplanacaktır.

 

2008 yılında Asgari Ücretin Yıllık Brüt Tutarı  (562,50 x 12) : 6.750,00 YTL
Mükellefin Asgari Geçim İndirimi Oranı : % 57,5
– Mükellefin kendisi için     % 50
– Mükellefin çocuğu için     % 7,5
Asgari Geçim İndirimine Esas Tutar (6.750,00 x % 57,5) : 3.881,25 YTL
Asgari Geçim İndiriminin Yıllık Tutarı ( 3.881,25 x % 15=) :    582,19 YTL’dir

       Bu ücretlinin ocak ayı için, asgari geçim indirimi mahsup işlemi aşağıdaki şekilde gerçekleştirilecektir.

– 2008 yılı Ocak Ayı Brüt Ücreti :    281,25 YTL
– 2008 yılı Ocak Ayı Tevkifat Matrahı :    239,06 YTL
– 2008 yılı Ocak Ayı Ücretinden Hesaplanan Gelir Vergisi :    35,86 YTL
– 2008 yılı Ocak Ayı Mahsup Edilecek Asgari Geçim İndirimi Tutarı : :      48,52 YTL
– 2008 yılı Ocak Ayı Ödenecek Gelir Vergisi :      0,00 YTL’dir

 

       Gelirin kısmî döneme ait olması halinde, ay kesirleri tam ay sayılmak suretiyle bu süreye isabet eden indirim tutarları esas alınacağından hesaplanan yıllık tutarın 1/12’si olan (582,19/12=) 48,52 YTL’si Ocak ayına ait gelir vergisi tutarından (35,86 YTL) mahsup edilecektir.

       Asgari geçim indirimi tutarı, hesaplanan gelir vergisi tutarından fazla olamayacağından bu ücretli, asgari geçim indiriminden 48,52 YTL yerine gelir vergisi tutarı olan 35,86 YTL kadar yararlanacak olup mahsup edilecek kısmın fazla olması nedeniyle iade yapılmayacaktır.

       Buna göre, işveren mahsup edilen asgari geçim indirimi tutarı kadar yani 35,86 YTL ücretliye daha fazla ödeme yapacaktır. Diğer bir ifadeyle ücretlinin net eline geçen tutar 201,52 YTL iken 237,38 YTL olmaktadır.”

şeklinde bir örneğe ve bu örnekle ilgili açıklamalara yer verilmiştir.

        Bu itibarla, kıst aylık ödenecekler açısından asgari geçim indirimi uygulanmasında, ilgili ay içerisinde kaç gün çalışılmış olduğuna bakılmaması ve ayın tamamında çalışılmış gibi işlem yapılması gerekmektedir. Ancak, çalışılan gün sayısına göre tahakkuk ettirilen gelir vergisi tutarının, ilgili işçi için bu şekilde hesaplanan asgari geçim indiriminden düşük olması halinde; asgari geçim indirimi tutarının, o ayın gelir vergisi tutarına eşit olan kısmı işçiye ödenebilecektir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.