6360 sayılı Kanun Gereğince Büyükşehir Belediyesine veya İlçe Belediyesine Dönüştürülen Belediyelerden Veya Aynı Yerdeki Diğer Kamu Kurumlarından Emekli Olanların Aylıklarında Yeni Emsali Kadrolar Sebebiyle Artış Olur mu?

      12.11.2012 tarihli ve 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunda, bazı illerde büyükşehir belediyesi kurulması, büyükşehir belediyesi kurulan illerde il özel idareleri ile belde belediyelerinin veya ilk kademe belediyelerinin kapatılması; ayrıca, diğer illerde de bazı beldelerin birleştirilerek ilçe kurulması ve bu belde belediyelerinin de yeni kurulan ilçeler için teşkil olunacak ilçe belediyelerine devri yönünde düzenlemeler yapılmış olup, bu şekilde kapatılan il özel idarelerine ve belediyelere tahsisli kadro unvanları üzerinden veya büyükşehire dönüştürülen illerde daha önce diğer kamu kurum ve kuruluşlarına ait bazı kadro unvanları üzerinden 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu çerçevesinde bağlanmış olan emeklilik, malullük aylıkları ile dul ve yetim aylıklarında bir artış yapılıp yapılmayacağı veya söz konusu kadro unvanları üzerinden emeklilik keseneği alınmaya devam olunacaklar hakkında 30.03.2014 tarihinden itibaren ne şekilde işlem tesis edileceği bu yazımızda detaylı bir şekilde ele alınacaktır.

      1- 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun “Büyükşehir belediyesi kurulması ve sınırlarının belirlenmesi” başlıklı 1 inci maddesinde;

      “(1) Aydın, Balıkesir, Denizli, Hatay, Malatya, Manisa, Kahramanmaraş, Mardin, Muğla, Ordu, Tekirdağ, Trabzon, Şanlıurfa ve Van illerinde, sınırları il mülki sınırları olmak üzere aynı adla büyükşehir belediyesi kurulmuş ve bu illerin il belediyeleri büyükşehir belediyesine dönüştürülmüştür.

      (2) Adana, Ankara, Antalya, Bursa, Diyarbakır, Eskişehir, Erzurum, Gaziantep, İzmir, Kayseri, Konya, Mersin, Sakarya ve Samsun büyükşehir belediyelerinin sınırları il mülki sınırlarıdır.

      (3) Birinci ve ikinci fıkrada sayılan illere bağlı ilçelerin mülki sınırları içerisinde yer alan köy ve belde belediyelerinin tüzel kişiliği kaldırılmış, köyler mahalle olarak, belediyeler ise belde ismiyle tek mahalle olarak bağlı bulundukları ilçenin belediyesine katılmıştır.

      (4) İstanbul ve Kocaeli il mülki sınırları içerisinde bulunan köylerin tüzel kişiliği kaldırılarak bağlı bulundukları ilçe belediyesine mahalle olarak katılmıştır.

      (5) Birinci, ikinci ve dördüncü fıkrada sayılan illerdeki il özel idarelerinin tüzel kişiliği kaldırılmıştır.

      (6) Birinci ve ikinci fıkrada sayılan illerin bucakları ve bucak teşkilatları kaldırılmıştır.”

şeklinde bir düzenleme yapılmıştır. Böylelikle, 14 il belediyesi, il mülki sınırlarının büyükşehir belediye sınırı olarak belirlenmesi suretiyle büyükşehir belediyesine dönüştürülmüş, mevcut ve yeni kurulan büyükşehir belediyelerinin bulunduğu illerdekiil özel idarelerininve il mülki sınırları içerisinde bulunan köy ve belde belediyelerinin tüzel kişilikleri ile bucak ve bucak teşkilatları kaldırılmıştır. Ayrıca, aynı Kanunun 2 nci maddesiyle de, muhtelif illerdeki bazı köy ve beldelerin birleştirilmesi suretiyle yeni ilçeler kurulması ve buna bağlı olarak da yeni kurulan bu ilçelerde ilçe belediyesi teşkili hükme bağlanmıştır.

      Öte yandan, 6360 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle yapılan düzenleme neticesinde de, tüzel kişiliği kaldırılmış olan il özel idarelerine ait görev, yetki ve sorumluluklar; ilgisine göre bakanlıklar ve bakanlıkların bağlı ve ilgili kuruluşlarına, valiliklere, büyükşehir belediyelerine, büyükşehir belediyelerinin bağlı kuruluşlarına ve büyükşehir sınırları içinde kalan ilçe belediyelerine devredilmiştir.

      Diğer taraftan, 6360 sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesinin ikinci, üçüncü, altıncı, onuncu ve onbirinci fıkralarında da;

      “(2) 1 inci maddeye göre tüzel kişilikleri kaldırılan belediye ve köyler, mevcut personelini, taşınır ve taşınmazlarını, iş makineleri ve diğer taşıtları ile kamu kurum ve kuruluşlarına olan alacak ve borçlarını katılacakları ilçe belediyesine bu Kanunun yayımlandığı tarihten itibaren bir ay içinde bildirir……”

      “(3) 1 inci maddeye göre tüzel kişilikleri kaldırılan belediye ve köylerin personeli, her türlü taşınır ve taşınmaz malları, hak, alacak ve borçları, komisyon kararıyla ilgisine göre bakanlıklara, büyükşehir belediyesi, bağlı kuruluşu veya ilçe belediyesine devredilir. Devir işlemi ilk mahalli idareler genel seçimi itibarıyla uygulamaya konulur.”

      “(6) Bu Kanuna göre tüzel kişilikleri kaldırılan il özel idarelerinin personeli, komisyon kararıyla ilgisine göre yatırım izleme ve koordinasyon başkanlığı, büyükşehir belediyesi, bağlı kuruluşu veya ilçe belediyesine devredilir.”

      “(10) Devredilecek Devlet memurları hakkında 5393 sayılı Kanunun 50 nci maddesi hükümleri uygulanır. Devir tarihi itibarıyla müdür ve daha üstü yönetici unvanlı kadrolarda bulunanlar hakkında 4046 sayılı Kanunun 22 nci maddesinin altıncı fıkrası hükümleri de uygulanır. Bu şekilde devredilen memurlar ile 5216 sayılı Kanunun ek 2 nci maddesi hükümleri uygulanmak suretiyle devredilecek sözleşmeli personelin fark tazminatı hesabında, 4688 sayılı Kanunun 32 nci maddesine göre yapılan ödeme dikkate alınmaz. Devredilen veya nakledilen işçilerin ücret ile diğer malî ve sosyal hakları; toplu iş sözleşmesi bulunan işçiler bakımından yenileri düzenleninceye kadar devir veya nakil işleminden önce tabi oldukları toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre, toplu iş sözleşmesi olmayan işçiler bakımından 2012 yılı Eylül ayında geçerli olan bireysel iş sözleşmesi hükümlerine göre belirlenir.”

      “(11) Yapılacak devir, tasfiye ve paylaştırma işlemleri ve hizmetlerin yürütülmesi bakımından bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde 5216 sayılı Kanunun ek 2 nci maddesi hükümleri uygulanır.”

 şeklinde bir düzenleme yapılmıştır. Böylelikle,tüzel kişilikleri kaldırılan belediye ve köylerdeki personelin ve tüzel kişilikleri kaldırılan il özel idarelerindeki personelin; ilgili bakanlıklara, yatırım izleme ve koordinasyon başkanlıklarına, büyükşehir belediyelerine, büyükşehir belediyelerinin bağlı kuruluşlarına veya ilçe belediyelerine devri hükme bağlanmıştır.

      5216 sayılı Kanunun ek 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında ise;

      “Bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen hizmet alanlarında Devlet memuru olarak çalışmakta olanlar kadrolarıyla birlikte, 5393 sayılı Belediye Kanununun 49 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına göre sözleşmeli personel statüsünde çalışmakta olanlar ise bu şekilde çalışmalarına esas teşkil eden kadrolar ile birlikte büyükşehir belediyesine veya ilgili bağlı kuruluşuna devredilir. Devredilen personelin aylık, ek gösterge, her türlü zam ve tazminatları ile diğer malî haklarının ödenmeye devam olunması, atanma ve kadro unvanlarının yeniden düzenlenmesinde 5393 sayılı Kanunun 50 nci maddesi hükümleri uygulanır.”

hükmü yer almaktadır. Dolayısıyla, 6360 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin onbirinci fıkrası ile 5216 sayılı Kanunun ek 2 nci maddesi birlikte değerlendirildiğinde, tüzel kişiliği kaldırılan belediye veya il özel idarelerinde Devlet memuru olarak çalışmakta olanlar kadroları ile birlikte devir işlemine tabi tutulacağı anlaşılmaktadır. Buna göre, tüzel kişiliği kaldırılan mahalli idareler sebebiyle devir işlemine tabi tutulan Devlet memurları açısından herhangi bir kadronun kaldırılmış olması şeklinde bir sonuç meydana gelmemiştir.

      2- 21/04/2005 tarihli ve 5335 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin (h) bendi ile yapılan değişiklik öncesinde, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun ek 67 nci maddesinin birinci fıkrasında;

      “…Kaldırılmış kadrolarda bulunmuş olanlardan iştirakçi bulunanlar ile emekli olanlar veya ölmüş bulunanlar için uygulanacak ek göstergeler Devlet Personel Başkanlığının görüşü alınmak suretiyle Maliye Bakanlığı ile T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü tarafından birlikte belirlenir.”

hükmü yer almaktaydı.

      Bu çerçevede, kurumları tarafından kaldırılmış olan kadro unvanlarında görev yaptığı T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğüne bildirilmiş olanlar ile aynı durumdaki bazı T.C. Emekli Sandığı iştirakçileri ve emeklilerinden evvelce bulundukları kaldırılmış kadroları itibarıyla emsali kadroların belirlenerek ek göstergelerinin yeniden tespit olunması için doğrudan T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğüne başvuruda bulunanlara ilişkin talepler; Bakanlığımız, Devlet Personel Başkanlığı ve T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü yetkililerinin katılımıyla oluşturulan komisyon tarafından, ilgili kurumlar ile yapılan yazışmalar sonunda elde edilen bilgiler, Kadro Kararnameleri ve personel kanunları ile kurumların teşkilat kanunlarında meydana gelen değişiklikler etraflıca incelenmekte ve kaldırılmış kadro unvanları için emsal alınacak yeni kadro unvanları ile emsal olarak alınacak kadro unvanları gereğince ilgililer hakkında emeklilik hakları açısından bundan böyle uygulanacak ek gösterge rakamları tespit olunmaktaydı.

      Ancak, 21/04/2005 tarihli ve 5335 sayılı “Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”un 3 üncü maddesinin (h) bendi ile 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun ek 67 nci maddesi yeniden düzenlenmiş ve söz konusu maddenin ikinci fıkrasında;

      “Personel kanunlarında ya da aylık ödenmesine dayanak teşkil eden diğer kanunlarda kendileriyle eşit olarak ek gösterge verilmekte olan kadrolarda bulunanların yararlandıkları ek göstergelerden faydalanma imkanı da kalmayacak şekilde kadro unvanları personel kanunlarından ya da aylık ödenmesine dayanak teşkil eden diğer kanunlardan çıkarılan ve yararlanacakları ek gösterge hakkında ayrıca bir düzenleme yapılmamış olan kadro unvanları üzerinden emekli, dul ve yetim aylığı bağlanmış olanlar ile bu durumda olup iştirakçiliği devam edenlere uygulanacak ek göstergeler; Devlet Personel Başkanlığının görüşü alınmak suretiyle Maliye Bakanlığı ile Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü tarafından birlikte belirlenir….”

hükmüne yer verilmiştir.

      Böylelikle, kadro eşitlik işleminin kapsamı; personel kanunlarında ya da aylık ödenmesine dayanak teşkil eden diğer kanunlarda kendileriyle eşit olarak ek gösterge verilmekte olan kadrolarda bulunanların yararlandıkları ek göstergelerden faydalanma imkanı da kalmayacak şekilde personel kanunlarından ya da aylık ödenmesine dayanak teşkil eden diğer kanunlardan çıkarılan kadro unvanlarında görev yapmış olanlardan, bu kadro unvanları için emeklilik haklarının tespiti açısından yararlanmaya devam edecekleri ek gösterge rakamı hakkında ayrıca bir düzenleme yapılmamış olanlar ile sınırlı hale getirilmiştir.

      Bu çerçevede, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 4 üncü maddesi dikkate alınarak, 5510 sayılı Kanun sonrasında kadro unvanları kaldırılanlar için de kurumları tarafından Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına yapılan bildirimler neticesinde veya aynı durumdaki iştirakçiler ve emekliler tarafından doğrudan Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına yapılan başvurular hakkında;

      a) İştirakçi veya emeklilerin evvelce bulundukları kadro unvanının, bu kadro unvanının iptal ve ihdasını düzenleyen mevzuat incelenmek suretiyle kaldırılan bir kadro unvanı durumunda olup olmadığının belirlenmesi,

      b) İştirakçi veya emeklilerin evvelce bulundukları kadro unvanının, kaldırılan bir kadro unvanı olduğunun belirlenmesi halinde, öncelikle; bu kadro unvanı için daha önce münhasıran bir ek gösterge rakamı belirlenmiş olup olmadığına bakılması ve kaldırılan kadro unvanında görev yapanlar için daha önce münhasıran bir ek gösterge belirlenmeksizin ilgililerin 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa ekli (I) sayılı Ek Gösterge Cetvelinin (i) sırası örneğinde olduğu gibi genel hükümlere göre ek göstergeden yararlandırılmış olması halinde emsal kadro unvanı tespitine gidilmemesi ve mevcut ek gösterge rakamlarının aynı şekilde uygulanmaya devam olunması,

      c) İştirakçi veya emeklilerin evvelce bulundukları bir kadro unvanının kaldırılan bir kadro unvanı olduğu ve bu kadro unvanı için daha önce münhasıran bir ek gösterge rakamı belirlenmiş olduğu tespit edilmekle birlikte, söz konusu kadro unvanının sadece bir ya da birkaç kamu kurumu itibarıyla kaldırılmış olması durumunda, öncelikle; daha önceden münhasıran belirlenmiş olan ek gösterge rakamının kadro unvanının kaldırıldığı kamu kurumu veya kurumlarıyla sınırlı olup olmadığına bakılması, kadro unvanının kaldırıldığı kurumlar bazında uygulanmak üzere ayrı bir ek gösterge rakamı belirlenmemiş olması halinde ise, kadro eşitlik işlemi yapılmaması ve ilgili personel kanunlarında ya da aylık ödenmesine dayanak teşkil eden diğer kanunlarda söz konusu kadro unvanı için belirlenmiş olan ve aynı şekilde uygulanması mümkün bulunan ek gösterge rakamının esas alınmaya devam olunması,

      d) İştirakçi veya emeklilerin evvelce bulundukları kadro unvanının, sadece bir ya da birkaç kamu kurumu itibarıyla kaldırılmış olduğu tespit edildiği gibi, kadro unvanının kaldırıldığı kamu kurumu bazında uygulanmak üzere söz konusu kadro unvanına münhasır olarak personel kanunlarında ya da aylık ödenmesine dayanak teşkil eden diğer kanunlarda özel bir ek gösterge rakamından yararlanılması yönünde ayrıca bir düzenleme yapılmış olduğu belirlenenler hakkında, öncelikle; özel olarak belirlenen ek gösterge rakamının uygulanmaya devam olunmasında kanunen bir engel olup olmadığına bakılması, kanunen bir engel olmayanların özel olarak belirlenen ek gösterge rakamlarından yararlandırılmaya devam olunması ve bu durumda olanlar için ayrıca bir kadro eşitlik işlemi yapılmaması,

      e) Yukarıda açıklanan (a) bölümü çerçevesinde yapılan inceleme neticesinde, iştirakçi veya emeklilerden emeklilik haklarının belirlenmesine esas alınan kadro unvanının kaldırıldığı tespit edilmiş olup da durumları yukarıdaki (b), (c) ve (d) bölümlerinde yapılan açıklamaların kapsamına girmeyenlerden; bu kadro unvanlarının aynı zamanda personel kanunlarından ya da aylık ödenmesine dayanak teşkil eden diğer kanunlardan da kaldırılmış olduğu ve bu nedenle ilgililerin yararlandırılacakları ek göstergenin belirlenemeyecek hale geldiği tespit olunanlar hakkında, öncelikle; kaldırılan kadro unvanına karşılık olmak üzere aynı kurumda veya diğer kamu kurumlarında kaldırılan kadro unvanının görev, nitelik ve şümulünde değişiklik yapılmaksızın yeni bir kadro ihdas edilip edilmediğine bakılması, bu şekilde bir kadro unvanı ihdas edilmiş ise, ihdas edilen yeni kadro unvanının ve bu yeni kadro unvanına ilişkin ek gösterge rakamının kadro unvanı kaldırılanlar için de emsal alınması, yeni ihdas olunan kadro unvanına ilişkin ek gösterge rakamından yararlanmaya ilişkin şartların kadro unvanı kaldırılanlar yönünden de aranması,

      f) Yukarıda açıklanan (a) bölümü çerçevesinde yapılan inceleme neticesinde, iştirakçi veya emeklilerden emeklilik haklarının belirlenmesine esas alınan kadro unvanının kaldırıldığı tespit edilmiş olup da durumları yukarıdaki (b), (c), (d) ve (e) bölümlerinde yapılan açıklamaların kapsamına girmeyenler hakkında ise, öncelikle; aynı kurumda veya diğer kamu kurumlarında kaldırılan kadro unvanına ilişkin görev, yetki ve sorumlulukların hangi hiyerarşik birimlerin ve hangi kadro unvanlarının görev, yetki ve sorumlulukları içerisinde yürütülmekte olduğuna bakılarak emsali kadro unvanı belirlenmesi, bu şekilde belirlenen yeni kadro unvanının ve bu yeni kadro unvanına ilişkin ek gösterge rakamının kadro unvanı kaldırılanlar için de emsal alınması, emsal olarak belirlenen kadro unvanına ilişkin ek gösterge rakamından yararlanmaya ilişkin şartların kadro unvanı kaldırılanlar yönünden de aranması,

şeklinde işlem tesis edilmeye başlanmıştır.

      Dolayısıyla, 5434 sayılı Kanunun ek 67 nci maddesinde yapılan söz konusu değişiklik neticesinde, kadro unvanı kaldırılmış olmakla birlikte, durumları yukarıdaki (a), (b), (c)  ve (d) bölümlerinde açıklananlar açısından kadro eşitlik işlemi yapılması imkanı ortadan kalkmıştır.

      Ayrıca, 5434 sayılı Kanunun ek 9 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, “Yükseltmeye esas olacak rütbe, kadro unvanı, derece ve sair yönlerden eşitlikleri; Devlet Personel Başkanlığı, Maliye Bakanlığı, Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü ve ilgili kurumların birlikte hazırlayacakları teklif üzerine Bakanlar Kurulunca tespit olunur.” hükmü de yine 5355 sayılı Kanunun 29 uncu maddesiyle yürürlükten kaldırılmış olup; emeklilik hakları yönünden esas alınan kadro unvanı kaldırılanlardan durumları yukarıda açıklanan (a), (b), (c) ve (d) bölümlerinde belirtilen haller kapsamına girenler yönünden söz konusu ek 9 uncu maddenin ikinci fıkrası çerçevesinde bir aylık yükseltme işlemi yapılmasına da imkan kalmamıştır.

      3- 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 4 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında;

      “Bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde; iştirakçi iken, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmış olup bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır.”

hükmüne yer verilmek suretiyle, 5510 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden önce 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununa tabi olarak çalışmış olanlar hakkında 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılmaya devam olunacağı açıkça hükme bağlanmıştır. Anılan maddenin dokuzuncu fıkrasında ise;

      “5434 sayılı Kanuna göre ödenen aylıklar ile bu madde kapsamında bağlanacak aylıklar, memur maaş katsayılarındaki artışlara göre yükseltilir. Ayrıca 5434 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra barem, teşkilat, kadro ve sair kanunlar ile aynı rütbe, kadro ve sair kanunlarda yapılacak değişiklikler sonucunda aylık tutarlarında meydana gelecek yükselmeler, aynı rütbe, kadro unvanı ve dereceden bağlanmış bulunan emeklilik, malullük ve vazife malullük aylıkları ile dul ve yetim aylıkları hakkında da uygulanır.”

şeklinde bir düzenleme yapılmıştır.

      Keza, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun ek 9 uncu maddesinin birinci fıkrasında da;

      “Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra barem, teşkilat, kadro ve sair kanunlarda yapılacak değişiklikler sonunda aylık tutarlarında husule gelecek yükselmeler; aynı rütbe, kadro ünvanı ve dereceden bağlanmış bulunan emekli, adi malüllük ve vazife malüllüğü aylıkları ile dul ve yetim aylıkları hakkında da uygulanır.”

hükmü bulunmaktadır.

      Ancak, bu hükümler, kadro unvanlarının kaldırılmış olması sebebiyle emeklilik haklarının tespitinde esas alınacak ek gösterge rakamı konusunda bir belirsizlik meydana gelenler açısından yeni bir ek gösterge rakamı belirlenmesine ilişkin olarak yukarıda belirtilen uygulamayla ilgili herhangi bir bağlantı içermemektedir.

      Bu itibarla, 5434 sayılı Kanun ile 5510 sayılı Kanunun yukarıda belirtilen hükümleri ile 6360 sayılı Kanunun 1 inci, 2 nci, 3 üncü ve geçici 1 inci maddelerinde yapılmış olan düzenlemeler ve 5216 sayılı Kanunun ek 2 nci maddesinin ikinci fıkrası birlikte değerlendirildiğinde ve tüzel kişilikleri kaldırılan belediyelerde, köylerde veya il özel idarelerinde istihdam edilmekte olanlardan sosyal güvenlik hakları açısından 5434 sayılı Kanuna tabi tutulmaya devam olunanlar ya da tüzel kişilikleri kaldırılan belediyeler, köyler veya il özel idareleri için daha önce ihdas edilmiş kadro unvanları esas alınarak emeklilik hakları belirlenmiş olanların, emeklilik keseneklerinin veya emekli aylıklarının hesabı açısından yararlandırılmakta oldukları ek gösterge rakamlarının 657 sayılı Kanuna göre belirlenmekte olduğu ve 6360 sayılı Kanunda 657 sayılı Kanunun ek göstergeye ilişkin hükümlerinde değişiklik yapılmasına ilişkin olarak veya 657 sayılı Kanuna ekli (I) sayılı Cetvel ile (II) sayılı Cetvel’den bazı kadro unvanlarının çıkarılmasına ilişkin olarak herhangi bir hükme yer verilmediği dikkate alındığında;

      a) Tüzel kişilikleri kaldırılacak belediyeler, köyler veya il özel idarelerine ait kadro unvanlarında Devlet memuru olarak çalışmakta olanlar veya bu kadro unvanları esas alınarak emeklilik hakları belirlenenler yönünden kaldırılmış bir kadro unvanından söz edilemeyeceği ve bu durumdaki kişiler için 5434 sayılı Kanunun ek 67 nci maddesine göre kadro eşitlik işlemi yapılamayacağı,

      b) Devir işlemine tabi tutulacak Devlet memurlarının halen bulundukları kadro unvanları için 657 sayılı Kanuna ekli (I) sayılı Cetvel ile (II) sayılı Cetvel’den çıkarılma yönünde bir düzenleme yapılmamış olması sebebiyle, devir işlemine tabi tutulduktan sonra ilgili kamu kurumunun tabi olduğu kadro mevzuatı çerçevesinde kadro unvanları iptal olunarak başka kadro unvanlarına atananlar açısından ya da iptal olunan kadro unvanları üzerinden emekliye ayrılmış olanlar açısından, söz konusu iptal işleminin sadece ilgili kamu kurum ve kuruluşlarıyla sınırlı bir işlem olduğu ve iptal olunan kadro unvanlarına ilişkin olarak 657 sayılı Kanuna ekli ek gösterge cetvellerinde belirlenmiş olan ek gösterge rakamlarının uygulanmaya devam olunması açısından hukuki bir engel veya hukuki bir boşluk meydana gelmemesi sebebiyle kadro unvanları iptal olunanların emeklilik hakları açısından iptal işlemi öncesinde yararlanmakta oldukları ek gösterge rakamlarından aynı şekilde yararlanmaya devam etmelerini engelleyen bir durum oluşmadığından ve bu durumda 5434 sayılı Kanunun ek 67 nci maddesinin ikinci fıkrasında geçen “kadro unvanları personel kanunlarından ya da aylık ödenmesine dayanak teşkil eden diğer kanunlardan çıkarılan” şartı gerçekleşmemiş olduğundan, devir işlemi sonrasında iptal olunan kadro unvanları hakkında da bir kadro eşitlik işlemi yapılmasına imkan bulunmadığı,

      c) Büyükşehir belediyesi kurulacak illerde daha önce il belediyesine ait kadro unvanlarında veya ilçe belediyesine dönüştürülecek ya da ilçe belediyelerine katılacak belde belediyelerine ait kadro unvanlarında görev yapmış olanlar açısından, önceden görev yaptıkları birimin daire başkanlığı veya müdürlük şeklinde daha üst bir hiyerarşik yapıya dönüştürülmesi halinde; 5434 sayılı Kanunun ek 67 nci maddesinde 5335 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi ile yapılan yeni düzenleme neticesinde sadece hiyerarşik yapı değişikliklerinin bir kadro eşitlik işlemi yapılmasının gerekçesi olmaktan çıkarılmış olduğu ve bu durumdaki kişilerin emeklilik haklarının belirlenmesine esas alınacak ek gösterge rakamının ilişkili olduğu kadro unvanının 657 sayılı Kanunundan çıkarılmamış olduğu göz önünde bulundurulduğunda, 6360 sayılı Kanun çerçevesinde kurulan büyükşehir belediyeleri ile ilçe belediyeleri için oluşturulacak birimler gereğince ihdas olunacak yeni kadro unvanlarının bir kadro eşitlik işlemi yapılmasına gerekçe oluşturmayacağı,

      d) Büyükşehir belediyesi kurulacak illerde, bakanlıkların veya bakanlıkların bağlı ve ilgili kuruluşlarının taşra teşkilatları için ihdas edilmiş olan kadro unvanlarında büyükşehir belediyesi kurulmasından önce görev yapmış olanların bu görevleri yürüttükleri dönem itibariyle söz konusu illerin büyükşehir statüsünde olmadığı göz önünde bulundurulduğunda; bu durumda olan kişilerin emeklilik haklarının tespitinde esas alınmakta olan ek gösterge, makam tazminatı, görev tazminatı gibi ödeme unsurları açısından büyükşehir belediyesi yapılanması gerekçe gösterilerek 5434 sayılı Kanunun ek 9 uncu maddesine göre bir değişiklik yapılamayacağı gibi, 657 sayılı Kanuna ekli (I) sayılı Cetvel ile (II) sayılı Cetvel’den ilgililerin kadro unvanlarının çıkarılması yönünde bir değişiklik yapılmamış olması ve makam tazminatı ile görev tazminatı ödenmesini düzenleyen mevzuat yönünden de bir değişiklik meydana gelmemiş olması sebebiyle de 5434 sayılı Kanunun ek 67 nci maddesine göre kadro eşitlik işlemi yapılmasını gerektiren şartların oluşmadığı ve bu durumda olan kişiler yönünden bir kadro eşitlik işlemi yapılamayacağı,

      e) Emeklilik hakları 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre belirlenmekte olan belediye başkanlarının emeklilik haklarının tespitine esas alınacak ek gösterge rakamı doğrudan 5434 sayılı Kanunun ek 48 inci maddesi ile düzenlenmiş olduğundan ve ek 48 inci maddede belediyelerin yapısına göre farklı bir ek gösterge rakamı belirlenmesine yer verilmediğinden, 6360 sayılı Kanun çerçevesinde kurulacak büyükşehir belediyeleri veya ilçe belediyeleri gerekçe gösterilerek belediye başkanları hakkında 5434 sayılı Kanunun ek 67 nci maddesine göre bir kadro eşitlik işlemi yapılamayacağı; ayrıca, 5434 sayılı Kanunun ek 9 uncu maddesinin ikinci fıkrasının yürürlükten kaldırılmış olması sebebiyle de belediye başkanlarının emeklilik keseneklerinin ve emeklilik aylıklarının hesabına esas alınan unsurlarda ek 9 uncu madde gerekçe gösterilerek bir değişikliğe gidilemeyeceği,

      f) 5434 sayılı Kanunun makam tazminatı, görev tazminatı ve temsil tazminatını düzenleyen ek 68 inci maddesinde bu tazminatlara münhasır olarak bir kadro eşitlik işlemi yapılmasına izin verilmemiştir. Ayrıca, söz konusu maddenin birinci fıkrasında makam tazminatı ödenmesini gerektiren görevlerde toplam iki yıl bulunmuş olma şartının yanı sıra makam tazminatı ödenmesi gereken birden fazla görevde bulunanlar açısından en üst görevin esas alınması şeklinde de bir şarta yer verilerek, bulunulan görevler ile ödenecek makam tazminatı tutarı arasında doğrudan bağlantı kurulmuştur. Bu çerçevede, anılan maddenin dördüncü fıkrasında da belediye başkanları açısından görevin yapıldığı her bir belediye yapılanma çeşidi açıkça vurgulanmak suretiyle belediye başkanlarının emeklilik açısından yararlanabilecekleri makam tazminatı gösterge rakamları belirlenmiştir. Bu nedenlerle, büyükşehir belediye başkanı olarak fiilen görev yapmamış il belediye başkanlarından veya ilçe belediye başkanı olarak fiilen görev yapmamış belde belediye başkanlarından emekli aylığı bağlanmış ya da bağlanacak olanlara, fiilen görev yaptıkları dönemde geçerli olan belediye yapılanma çeşidi esas alınarak makam tazminatı, temsil tazminatı ve görev tazminatı ödenmesinin gerekli olduğu; dolayısıyla, belediyelerin yapılarında sonradan meydana gelen değişiklikler gerekçe gösterilerek makam tazminatı ve görev tazminatı gösterge rakamlarında bir yükseltme yapılamayacağı,

sonucuna ulaşılmaktadır.

Etiketler: 6360 sayılı Kanun ile kadrosu kaldırılanlar, 5434 sayılı Kanun kadro eşitlemesi, emekli aylıklarında artış, kapanan belediyelerde çalışanların hakları, makam tazminatı, temsil tazminatı, görev tazminatı, ek gösterge

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.