Yurtdışında Görevlendirilen Kamu Personelinin Yurtdışında Çalışmaya Başlayan Eşlerinin Tedavi Giderleri

      Bu yazıda, sürekli görevle yurt dışına atanan veya geçici görevle altı aydan daha uzun süreyle yurt dışında görevlendirilen kamu personelinin yurt dışında birlikte ikamet ettiği eşinin, sağlık güvencesi (sağlık sigortası) içeren veya içermeyen bir işyerinde çalışması halinde; söz konusu eşin tedavi giderlerinin ilgili kamu görevlisinin kurumunun bütçesinden karşılanıp karşılanamayacağına ilişkin açıklamalara yer verilmiştir.

      5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 66 ncı maddesinde;

      “63 üncü maddede sayılan sağlık hizmetlerinin yurt içindeki sağlık hizmet sunucularından sağlanması esastır. Ancak;
a) 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendinde sayılan genel sağlık sigortalılarından; işverenleri tarafından Kurumca belirlenen usûle uygun olarak veya kamu idareleri için özel mevzuatlarında belirtilen usûle uygun olarak geçici görevle yurt dışına gönderilenlere, acil hallerde,
b) 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendinde sayılan genel sağlık sigortalılarından; işverenleri tarafından Kurumca belirlenen usûle uygun olarak veya kamu idareleri için özel mevzuatlarında belirtilen usûle uygun olarak sürekli görevle yurt dışına gönderilenler ile bunların yurt dışında birlikte yaşadıkları bakmakla yükümlü olduğu kişilere,
c) Sağlık Bakanlığının uygun görüşü üzerine yurt içinde tedavisinin yapılamadığı tespit edilen kişilerin,
sağlık hizmetleri yurt dışında sağlanır.”

hükmüne yer verilmiştir.

      5510 sayılı Kanunun “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (10) numaralı bendinde ise;

      “Bakmakla yükümlü olduğu kişi: 5 inci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi ile 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (c) bendinin (1), (2) ve (7) numaralı alt bentleri ile yedinci ve sekizinci fıkralarının dışında kalan genel sağlık sigortalısının, sigortalı sayılmayan veya isteğe bağlı sigortalı olmayan, kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olan;
a) Eşini,
b) 18 yaşını, lise ve dengi öğrenim veya 5/6/1986 tarihli ve 3308 sayılı Meslekî Eğitim Kanununda belirtilen aday çıraklık ve çıraklık eğitimi ile işletmelerde meslekî eğitim görmesi halinde 20 yaşını, yüksek öğrenim görmesi halinde 25 yaşını doldurmamış ve evli olmayan çocukları ile yaşına bakılmaksızın bu Kanuna göre malûl olduğu tespit edilen evli olmayan çocuklarını,
c) Geçiminin genel sağlık sigortalısı tarafından sağlandığı Kurumca belirlenen kriterlere göre tespit edilen ana ve babasını,”

şeklinde bir tanımlama yapılmıştır.

      Buna göre, eşlerin, bakmakla yükümlü olunan kişi sıfatıyla sağlık yardımlarından yararlanabilmesi için sigortalı sayılmayı gerektiren bir işte çalışmamaları, isteğe bağlı sigortalı durumunda olmamaları ve kendi sigortalılıkları sebebiyle kendilerine gelir veya aylık bağlanmamış olması gerekmektedir.

      Anılan maddenin yine birinci fıkrasının (6) numaralı bendinde de;

      “Sigortalı: Kısa ve/veya uzun vadeli sigorta kolları bakımından adına prim ödenmesi gereken veya kendi adına prim ödemesi gereken kişiyi,”

tanımına yer verilmiştir. Dolayısıyla, bakmakla yükümlü olunan kişi sıfatıyla sağlık yardımlarından yararlanacak eşler için getirilmiş olan “sigortalı sayılmayan” halinin tespitinde, ilgili eş için; yaşlılık aylığı, malullük aylığı veya ölüm aylığı bağlanabilmesi için uzun vadeli sigorta kolları kapsamında adına prim ödenip ödenmediğine bakılması gerektiği gibi, iş kazası veya meslek hastalığı ya da analık ya da hastalık halinde geçici işgöremezlik ödeneği ödenebilmesi veya başka bazı yardımlar yapılması amacıyla adına kısa vadeli sigorta kolları primi ödenip ödenmediğine de bakılması ve adlarına sadece uzun vadeli sigorta kolları primi ödendiği veya sadece kısa vadeli sigorta kolları primi ödendiği veya bunların her ikisinin de ödenmekte olduğu belirlenenlerin sigortalı olarak çalıştığının kabulü gerekmektedir. Buna göre, adlarına uzun vadeli sigorta kolları ve/veya kısa vadeli sigorta kolları kapsamında sigorta primi ödenmekte olan eşlerin, bakmakla yükümlü olunan kişi sıfatıyla sağlık yardımlarından yararlandırılmalarına imkan bulunmamaktadır.

      Öte yandan, 5510 sayılı Kanunun ek 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde;

      “Eşlerin aylıksız izinli olması veya aylıksız izin süresini borçlanması, bu Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamına girenler açısından isteğe bağlı iştirakçiliğin devam etmesi, sosyal güvenlik mevzuatı kapsamında eşin kendi adına aylık veya gelir bağlanmış olması, bakmakla yükümlü olunan aile ferdi sıfatını ortadan kaldırmaz.”

şeklinde bir düzenleme yapılmıştır. Böylelikle, kamu kurumlarınca özel mevzuatlarında belirtilen usule uygun olarak sürekli görevle yurt dışına gönderilenlerin veya 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına giren sigortalılardan kamu kurumlarınca altı aydan fazla bir süreyle geçici olarak yurt dışında görevlendirilenlerin; yurt dışında birlikte yaşadıkları eşlerine ilişkin sağlık giderlerinin ödenmesinde, 5510 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (10) numaralı bendi ile getirilmiş olan sınırlamalar esas alındığında;
a) Yurt dışında bulunduğu süre içerisinde bu süreyi borçlanmak suretiyle sigortalılık ilişkisini devam ettiren eşler,
b) 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamına girenler yönünden isteğe bağlı iştirakçilik çerçevesinde ve yurt dışında bulunduğu süre içerisinde 5434 sayılı Kanuna tabi olarak emekli keseneği ödemeye devam eden eşler,
c) Kendi sigortalılığı sebebiyle bağlanmış gelir veya aylığını yurt dışında bulunduğu sırada da almaya devam eden eşler,

açısından istisna getirilmiş ve bu durumda olan eşlerin yurt dışındaki tedavi giderlerinin de karşılanabilmesine imkan sağlanmıştır.

      Bu itibarla, yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kamu idarelerince, sürekli görevle yurt dışına atanan veya geçici görevle altı aydan daha uzun süreyle yurt dışında görevlendirilen kamu görevlilerinin, yurt dışında birlikte yaşadığı eşinin, sağlık giderlerinin ilgili kamu idaresince karşılanabilmesi için;
,
a) Eşin yurt dışında çalışmış olduğu iş sebebiyle ayrıca bir sağlık sigortasından yararlanmasının mümkün olmaması,
b) 5510 sayılı Kanunun ek 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin yukarıda belirtilen istisnaları hariç olmak kaydıyla, çalışılan iş itibarıyla ülkemiz veya bulunulan ülke sosyal güvenlik mevzuatı çerçevesinde çalışan eş için kısa ve/veya uzun vadeli sigorta bakımından adına prim ödenmiyor veya ödenemeyecek olması,

zorunlu bulunmakta olup, bu şartları taşımayan eşlerin tedavi giderlerinin kamu kurumlarınca karşılanmasına imkan bulunmamaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.