Geçici İşçi İken Sözleşmeli Personel Statüsüne Geçirilenlerin Kıdem Tazminatı Hakları

Kamu kurumlarında geçici işçi olarak çalışmakta iken 5620 sayılı Kamuda Geçici İş Pozisyonlarında Çalışanların Sürekli İşçi Kadrolarına veya Sözleşmeli Personel Statüsüne Geçirilmeleri, Geçici İşçi Çalıştırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun çerçevesinde sözleşmeli personel statüsüne geçirilenlerin kıdem tazminatı haklarına ilişkin olarak ne şekilde işlem tesis edileceğinin uygulamada tereddütlere sebep olduğu gözlenmektedir.

Bu durumda olanlara ilişkin olarak yapılması gereken işlemler aşağıda belirtilmiştir.

1475 sayılı İş Kanununun kıdem tazminatını düzenleyen 14 üncü maddesi dışındaki maddeleri 4857 sayılı İş Kanunu ile yürürlükten kaldırılmıştır. Dolayısıyla, kıdem tazminatı ödemelerinde 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesi hükümlerine göre işlem yapılmaya devam olunması gerekmektedir. 1475 sayılı İş Kanununun “Kıdem Tazminatı” başlıklı 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında ise;

 

“Bu Kanuna tabi işçilerin hizmet akitlerinin:

1.   İşveren tarafından bu Kanunun  17 nci maddesinin II numaralı  bendindegösterilen sebepler dışında,

2.      İşçi tarafından bu Kanunun 16 ncı maddesi uyarınca,

3.      Muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyla,

4. Bağlı bulundukları kanunla kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik
veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla;

5. 506 Sayılı Kanunun 60 inci maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (b)
alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları veya aynı Kanunun Geçici 81
inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim
ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle,

Feshedilmesi veya kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sona erdirmesi veya işçinin ölümü sebebiyle son bulması hallerinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet akdinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir. Bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır.”

 

hükmüne yer verilmiştir.

Bu itibarla, kamu kurum ve kuruluşlarında ya da özel sektörde işçi olarak çalışmakta iken iş sözleşmesini sona erdiren işçilere kıdem tazminatı ödenebilmesi için, iş sözleşmesinin işçi tarafından yukarıda belirtilen hallerden birisi dolayısıyla sona erdirilmiş olması koşulu aranmaktadır. İş sözleşmesinin işçi tarafından sona erdirilme gerekçesinin bu hallerden birisi kapsamına girmediği durumlarda ise, işverenlere kıdem tazminatı ödeme yükümlülüğü getirilmemiştir.

Buna göre, kamu kurumlarında geçici işçi olarak çalışmakta iken, 5620 sayılı Kanun çerçevesinde sözleşmeli personel statüsüne geçirilen ve böylelikle daha önceden düzenlenmiş olan iş sözleşmesi sona eren ve iş sözleşmesinin sona erme sebebi, 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kıdem tazminatına hak kazanmayı gerektiren hallerden birisi kapsamına girmeyen bu geçici işçilere geçici işçi olarak geçen hizmet süreleri için kıdem tazminatı ödenmemesi gerekmektedir.

 

Nitekim, 5620 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin (10) numaralı fıkrasında;

“Sözleşmeli personel statüsüne geçirilenlere iş mevzuatına göre herhangi bir tazminat ödenmez. Bu personelin önceden kıdem tazminatı ödenmiş süreleri hariç, kıdem tazminatına esas olan toplam hizmet süreleri, 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) fıkrasında belirtilen iş sonu tazminatına hak kazanmada ve hesabında dikkate alınır.”

şeklinde bir düzenleme yapılmıştır.

Ayrıca, 06/06/1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki olarak yürürlüğe giren “Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar”ın 7 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında;

“Kamu kurum ve kuruluşlarının yurt dışı teşkilatlarında sözleşmeli olarak çalıştırılan yabancı uyruklu personel ile haftalık çalışma saati süresi 40 (kırk) saatin altında bulunan personel (Milli Eğitim Bakanlığında norm kadro sonucu ortaya çıkan öğretmen ihtiyacının kadrolu öğretmen istihdamıyla kapatılamaması hallerinde sözleşme ile çalıştırılacak öğretmenlerde 40 saat şartı aranmaz) hariç olmak üzere, kurumunda fiilen, askerlik ve doğum dışında kesintisiz en az 2 hizmet yılını tamamlayanlardan;

 a) 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu gereğince sürekli tam iş göremezlik geliri, malûllük veya yaşlılık aylığı bağlanması veya toptan ödeme yapılması,

 b)Hizmetlerine gerek kalmadığı için sözleşmesinin feshedilmesi veya yenilenmemesi,

c) İlgilinin ek 6 ncı maddenin ikinci fıkrası uyarınca sözleşmeyi feshetmesi,

ç) İlgilinin işe alınma açısından gerekli olan niteliklerden herhangi birini sonradan kaybetmesi,

d) İlgilinin ölümü,

hallerinden birinin vuku bulmasından dolayı hizmet sözleşmesi sona erenlere, görev yapmakta olduğu pozisyon unvanı itibariyle, Devlet Memurları Kanununa göre girebilecekleri hizmet sınıfındaki aynı veya benzeri kadro unvanı esas alınarak hizmet yılı ve öğrenim durumu aynı olan emsali personele 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesi tutarını geçmemek üzere kurumunda, çalışılan her tam hizmet yılı için ayrılış tarihindeki hizmet sözleşmesinde yazılı aylık brüt ücret tutarında iş sonu tazminatı ödenir. Bir yıldan artan süreler için de, tam yıl için hesaplanan miktardan o süreye isabet eden tutar kadar ödeme yapılır.

Bu tazminatın ödenmesinde; daha önce iş sonu tazminatı, ikramiye ve kıdem tazminatı ile benzeri ödemelerde değerlendirilmiş süreler dikkate alınmaz. İş sonu tazminatı ödemesinde dikkate alınmış süreler kıdem tazminatı ile 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümleri uyarınca ödenecek ikramiye hesabında değerlendirilmez. Ölüm halinde, yukarıdaki fıkra uyarınca hesaplanacak tutar, ölenin kanuni mirasçılarına ödenir.”

hükümlerine yer verilmiştir.

Buna göre, 5620 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde geçici işçi statüsünden sözleşmeli personel statüsüne geçirilenlerden, sözleşmeli personel olarak çalışmakta iken görevinden ayrılan ve görevden ayrılma sebebi, 06/06/1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki olarak yürürlüğe giren “Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar”ın 7 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen sebeplerden birisi kapsamına girenler için; iş sonu tazminatına hak kazanabilmek için aranılan asgari iki yıllık hizmet süresinin hesaplanmasında sözleşmeli personel statüsüne geçirilmeden önce geçici işçi olarak geçen hizmet süreleri de dikkate alınabilecek; kendilerine ödenecek iş sonu tazminatına esas toplam hizmet süresinin hesabına ise, 5620 sayılı Kanun gereğince sözleşmeli personel statüsüne geçirilmeden önce geçici işçi olarak geçen sürenin kıdem tazminatı ödenmemiş kısmı da dahil edilebilecektir.

 

Bu itibarla, kamu kurumlarında geçici işçi statüsünde çalışırken 5620 sayılı Kanun çerçevesinde sözleşmeli personel statüsüne geçirilenlerin iş sözleşmesinin sona erme sebebinin 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında hüküm altına alınan kıdem tazminatına hak kazanmayı gerektiren hallerden birisi kapsamına girmediği dikkate alındığında, geçici işçi olarak çalışmakta iken sözleşmeli personel statüsüne geçirilenlere, bu geçiş işlemi sonrasında sözleşmeli personel olarak çalışmakta iken geçici işçi olarak çalışılan hizmet süreleri için kıdem tazminatı ödenmesine imkan bulunmamakla birlikte; sözleşmeli personel olarak yapılmış olan hizmet sözleşmesinin 06/06/1978 tarihli ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki olarak yürürlüğe giren “Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar”ın 7 nci maddesinin yukarıda belirtilen birinci fıkrasında sayılan hallerden birisi sebebiyle sona ermesi durumunda hak kazanılacak iş sonu tazminatının hesabına, kamu kurumlarında geçici işçi olarak çalışmak suretiyle geçici işçi olarak geçen hizmet sürelerinin de dahil edilmesi gerekmektedir.

Öte yandan, kamu kurumlarında geçici işçi olarak çalışırken sürekli işçi kadrosuna geçirilenlerden, 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen sebeplerden birisi kapsamında iş sözleşmesi sona erenlere ödenecek kıdem tazminatının hesabına esas alınacak toplam hizmet süresinin tespitinde, zincirleme iş sözleşmeleri yoluyla aynı kamu kurumunda geçici işçi olarak fiilen çalışılmış olunan sürelerin de dahil edilmesi zorunlu bulunmaktadır.

Ancak, geçici işçi olarak çalışmakta iken sürekli işçi kadrosuna veya sözleşmeli personel statüsüne geçirilenlerin, geçici işçi olarak çalıştıkları dönem içerisinde iş sözleşmelerinin askıda olması sebebiyle veya başka sebeplerle çalışmadıkları süreler, kıdem tazminatına veya iş sonu tazminatına esas toplam hizmet süresinin hesabına dahil edilemeyecektir.

Comments

  1. İlçe belediyesinde 17.09.1998 tarihinde geçici işçi statüsünde işe başladım.İnşaat mühendisi olmam, mevcut statüde ücret vs. sosyal haklarımın kısıtlı olması nedeniyle sosyal haklarımın daha düzeleceği düşüncesiyle, 5620 sayılı yasa ile sözleşmeli statüye geçtim. Ailem ticaretle uğraşıyor mevcut koşullar altında Benimde Kamuda uzun süre çalışma olanağım bulunmamaktadır.1475 sayılı yasanın 14. maddesinin ilgili hükümleri gereği, 15 yıl sigortalılık süresi 3600 prim günü dolmasını müteakiben kıdem tazminatımı alarak ayrılma düşüncesindeyim. Ancak bildiğiniz üzere temmuz/2013 de TBMM’de kabul edilen torba yasa kapsamında belediye sözleşmelilerine kadro verildi.Süre kıstası konulmadı, 25.06.2013 tarihi itibariyle 1 gün çalışmak yeterli.özel sektörde yapamadığım takdirde geri dönüş şartlarına sahip olabilmek için memur statüsüne geçmek istiyorum.Ancak bu durumda da mevcut yasalarla, memuriyetten istifa halinde kıdem tazminatı almam mümkün görünmemekte.Kurumlarında sözleşmeli çalışırken memur kadrosuna atananların hukuksal mücadele ile kıdem tazminatlarını aldıklarına dair duyumlarda var ama fazla bilgi sahibi değilim. Bu anlamda memur kadrosuna geçmek/geçmemek ve kıdem tazminatımı alıp/almamak konusunda ikilemdeyim.Yol gösterirseniz sevinirim.Çalışmalarınızda başarılar…

    1. Geçici işçi iken 5620 sayılı Kanun çerçevesinde sözleşmeli personel statüsüne geçirilenlerin geçici işçi olarak geçen çalışma sürelerinin sözleşmeli personel olarak çalışmış gibi kabul edilmesi yönünde 5620 sayılı Kanunda düzenleme yapılmıştır. yeni çıkan kanunda da bu sözleşmeli personelden memuriyete geçenlerin hem işçi olarak hem de sözleşmeli olarak geçen çalışma sürelerinin ise memur olarak geçmiş gibi kabul edilmesi yönünde düzenleme yapılmıştır. Dolayısıyla, bu şekilde toplam olarak en az 15 yıl hizmeti olanlar, memurluğa geçtikten sonra istifa ettiklerinde bir tazminat alamasalar bile daha sonra emekliye ayrıldıklarında bu hizmet sürelerinin tamamı üzerinden emekli ikramiyesi alabileceklerdir. Buna göre hizmet süreniz 15 yılı tamamlamış ise, memuriyete geçtikten sonra istifa etmeniz halinde ileriye dönük olarak bir kaybınız olmayacaktır. Sadece ödeme zamanı ertelenmiş olacaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.