Belediyelerde, Üniversitelerde ve Diğer Kamu Kurumlarında Çalışan İşçilerin İkramiye (İlave Tediye) Hakları

Kamu kurumlarında geçici işçi veya sürekli işçi olarak çalışanların ikramiyelerinin (ilave tediyelerinin) ödenmesinde dikkate alınması gereken hususlar ile geçmiş yıllarda belediyelerde, üniversitelerde ve diğer kamu kurumlarında geçici işçi olarak çalışmakta iken 5620 sayılı Kanun çerçevesinde sözleşmeli personel statüsüne geçirilenlere, geçici işçi olarak çalıştıkları dönem içerisinde ikramiye (ilave tediye) ödenmemiş olması halinde geriye dönük olarak ikramiye (ilave tediye) ödenip ödenemeyeceği uygulamada sık karşılaşılan sorunlar arasında yer almaktadır. Bu yazıda da yukarıda belirtilen konulara açıklık getirilecektir.

6772 sayılı Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması ve 6452 sayılı Kanunla 6212 sayılı Kanunun 2 nci Maddesinin Kaldırılması Hakkında Kanunun 1 inci maddesinde,

“Umumi, mülhak ve hususi bütçeli dairelerle mütedavil sermayeli müesseseler, sermayesinin yarısından fazlası Devlete ait olan şirket ve kurumlarla belediyeler ve bunlara bağlı teşekküller, 3460 ve 3659 sayılı kanunların şümulüne giren İktisadi Devlet Teşekkülleri ve diğer bilcümle kurum, banka, ortaklık ve müesseselerinde müstahdem olanlardan İş Kanununun şümulüne giren veya girmiyen yerlerde çalışmakta olan ve İş Kanununun muaddel birinci maddesindeki tarife göre işçi vasfında olan kimselere, ücret sistemleri ne olursa olsun, her yıl için birer aylık istihkakları tutarında ilave tediye yapılır.”

denilmektedir. Dolayısıyla, 4857 sayılı İş Kanunu kapsamına giren veya girmeyen yerlerde çalışmakta olan ve 4857 sayılı Kanuna göre işçi vasfında olan kimselere, ücret sistemleri ne olursa olsun, her yıl için birer aylık istihkakları tutarında ilave tediye yapılacağı hüküm altına alınmıştır.

Aynı Kanunun, 3 üncü maddesinde, 1 inci ve 2 nci maddede ifade edilen ilave tediyelerin haricinde Bakanlar Kurulu tarafından kapsama dâhil işçilere aynı nispette bir ilave tediye daha ödenmesine karar verilebileceği belirtilmiştir.

Diğer taraftan, 17.04.1981 tarihli ve 2448 sayılı Kanunun 1 inci maddesi ile 6772 sayılı Kanuna eklenen ek 1 inci maddede ise, 6772 sayılı Kanun uyarınca işçilere yapılan ilave tediyelerden ayrı olarak, her yıl için her biri bir aylık istihkakları tutarını (hafta ve genel tatil ücretleri dahil) geçmemek ve toplu iş sözleşmeleri ile kararlaştırılmış olmak kaydıyla en çok iki ikramiye daha verilebileceği yönünde düzenleme yapılmıştır.

6772 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında da, ilave tediye ödemesine esas alınacak aylık ücretin tutarının hesabında; fazla mesai, evlilik, çocuk zamları veya primleri, ayni yardımlar, hafta ve genel tatil ücretleri gibi esas ücrete ilave olarak yapılan ödemelerin dikkate alınmayacağı belirtilmiştir.

6772 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında ise;

“Mezkur ilave tediyeler, tediye tarihinde işçinin işinden ayrılmış olup olmadığına bakılmaksızın işçinin ilave tediyenin taalluk ettiği yıl içinde o yerde veya aynı idare, teşekkül ve müesseseye ait muhtelif yerlerde geçmiş olan hizmetlerinin yekunu nispetinde ve son çalıştığı yerde ödenir. İşçinin bu tediyelere esas olacak çalışma süresinin hesaplanmasında iş veya hizmet akdinin devamı müddetine rastlayan kanuni ve idari izinlerle hastalık izinleri, hafta tatili ve genel tatil günleri çalışılmış gibi hesaba katılır. Münavebeli işçilerin münavebe sebebiyle çalıştırılmadıkları günler çalışmış gibi sayılır.”

hükmüne yer verilmiştir.

Nitekim, Sayıştay Genel Kurulunun Esas No: 1987/1 ve Karar No:4593/1 sayılı Kararında da, 6772 sayılı Kanunun 1 inci ve 3 üncü maddeleri gereğince yapılacak ilave tediyelerin her birinin 26 gün üzerinden ödeneceği belirtilmiştir. Buna göre, 6772 sayılı Kanunun 1 inci ve 3 üncü maddeleri uyarınca işçilere verilecek ilave tediyelerin toplam olarak en çok 52 günlük ücret üzerinden ödenmesi gerekmektedir.

Dolayısıyla, 6772 sayılı Kanunun 1 inci maddesi ile 3 üncü maddesi gereği verilecek ilave tediyelere esas alınacak gün sayısının 52 günü; 6772 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesi gereğince toplu iş sözleşmelerine hüküm konulmak suretiyle ödenecek ikramiyelere esas alınacak gün sayısının da 60 günü geçmesine imkân bulunmamaktadır.

Öte yandan, 04.04.1985 tarihli ve Esas No: 1985/2 ve Karar No:4492/1 sayılı Sayıştay Kararında ise, 6772 sayılı Kanunun 1 inci maddesi kapsamına giren ve ödemelerin ilişkin bulunduğu yıla ait hizmet süreleri toplamı bir yıldan az olan geçici ve sürekli işçilere yapılacak ilave tediyelerin o yıl içindeki hizmet süreleriyle orantılı bir şekilde hesaplanması gerektiği belirtilmiştir.

Ayrıca, Yargıtay Dokuzuncu Hukuk Dairesinin 01/10/1998 tarihli ve E:1998/l 1469, K:1998/13837 sayılı Kararında da, geçmiş yıllara ait ikramiyelerin ilişkin bulunduğu yıl ve aylardaki ücretlere göre hesap edilmesi gerektiği, hesabın son ücret üzerinden yapılmasının hatalı olacağı hükme bağlanmıştır.

Diğer taraftan, 4857 sayılı İş Kanununun 32 nci maddesinin son fıkrasında ücret alacaklarında zamanaşımı süresinin beş yıl olduğu düzenlenmiş olup; aynı Kanunun 34 üncü maddesinin birinci fıkrasında ise, gününde ödenmeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı esas alınarak ödeme yapılacağı hükme bağlanmıştır.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 34 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında da,

“İlgili olduğu malî yılın sonundan başlayarak beş yıl içinde alacaklıları tarafından geçerli bir mazerete dayanmaksızın, yazılı talep edilmediğinden veya belgeleri verilmediğinden dolayı ödenemeyen borçlar zamanaşımına uğrayarak kamu idareleri lehine düşer.”

hükmüne yer verilmiştir.

Buna göre yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri ve Yargıtay kararları ile Sayıştay kararları birlikte değerlendirildiğinde;

a) İkramiye (ilave tediye) olarak ödenecek tutarın hesabında, hangi yıla ilişkin olarak ödeme yapılacak ise o yılın ikramiyesinin ödeme tarihi olarak Bakanlar Kurulunca belirlenen tarihte geçerli olan ücret tutarlarının esas alınması; ancak, bu şekilde hesaplanan tutar üzerinden ödeme tarihine kadar olan dönem için geçerli olan en yüksek mevduat faizinin uygulanması ve faizinin de işçilere ödenmesi,

b) İkramiye (ilave tediye) ödenmesine esas fiili çalışma süresinin, her takvim yılı itibariyle belirlenmesi ve bir takvim yılının tamamında aynı kamu kurumunda çalışmamış olanlara (bir takvim yılında aynı kamu kurumu tarafından 360 gün üzerinden sigorta primi yatırılmamış olanlara), yıllık ücretli izin süreleri dahil ücret ödenmek suretiyle çalıştıkları gün sayısı esas alınarak (Bir takvim yılında işçi olarak çalışılan gün sayısı X 52/365) formülü sonucunda bulunacak gün sayısı üzerinden ikramiye (ilave tediye) verilmesi,

c) İkramiye (ilave tediye) tutarının hesabına esas alınacak ücret tutarının belirlenmesinde, hesabında; fazla mesai, evlilik ve çocuk zamları veya primleri, ayni yardımlar, hafta ve genel tatil ücretleri gibi işçilerin asıl ücret kapsamına girmeyen ödemelerin dikkate alınmaması,

d) İlave tediye olarak ödenecek tutarlar için, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununda belirtilen esaslara göre gelir vergisi; 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu uyarınca da damga vergisi kesilmesi,

e) Belediyelerde, üniversitelerde ve diğer kamu kurumlarında geçici işçi olarak çalışmakta iken 5620 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde sözleşmeli personel statüsüne veya sürekli işçi kadrosuna geçirilen ve daha önce kendilerine ikramiye (ilave tediye) ödenmemiş olanlara, başvuruda bulunacakları tarihe göre henüz beş yıllık zamanaşımı süresini doldurmamış dönem ilişkin olarak ikramiye (ilave tediye) ödenmesi,

şeklinde uygulama yapılması gerektiği anlaşılmaktadır.

Ayrıca, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamına göre sigortalı olanların sigorta primine esas alınacak kazanç unsurlarına ilişkin olarak aynı Kanunun “Prime esas kazançlar” başlıklı 80 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde;

“Prime esas kazançların hesabında;

1) Hak edilen ücretlerin,

2) Prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaktan o ay içinde yapılan ödemelerin ve işverenler tarafından sigortalılar için özel sağlık sigortalarına ve bireysel emeklilik sistemine ödenen tutarların,

3) İdare veya yargı mercilerince verilen karar gereğince yukarıdaki (1) ve (2) numaralı alt bentlerde belirtilen kazançlar niteliğinde olmak üzere sigortalılara o ay içinde yapılan ödemelerin,

brüt toplamı esas alınır.”

hükmüne yer verilmiştir. Anılan fıkranın (c) bendinde ise;

“(b) bendinde belirtilen istisnalar dışında her ne adla yapılırsa yapılsın tüm ödemeler ile ayni yardım yerine geçmek üzere yapılan nakdi ödemeler prime esas kazanca tabi tutulur. Diğer kanunlardaki prime tabi tutulmaması gerektiğine dair muafiyet ve istisnalar bu Kanunun uygulanmasında dikkate alınmaz.”

hükmüne yer verilmiştir.

Diğer taraftan, 28.09.2008 tarihli ve 27011 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5510 sayılı Kanunun 4 üncü Maddesinin Birinci Fıkrasının (a) ve (b) Bentleri Kapsamındaki Sigortalılar ile Sadece Genel Sağlık Sigortasına Tabi Sigortalıların Prime Esas Tutulacak Kazançlarına Dair Tebliğin 2 nci maddesinin “Prime esas tutulacak kazançlar:” başlıklı (1) numaralı fıkrasının “Kanundan istisna olarak sayılmayan diğer ödemeler:” başlıklı (6) numaralı bendinin ikinci paragrafında;

“Öte yandan, Kanundaki bu hükme istinaden, 6772 sayılı Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması ve 6452 Sayılı Kanunla 6212 Sayılı Kanunun 2 nci Maddesinin Kaldırılması Hakkında Kanun’a istinaden ödenmekte olan ikramiyeler ile ilave tediyeler prime tabi tutulacağı gibi, 4857 sayılı Kanunun 61 inci maddesindeki istisnai hüküm üzerinde durulmaksızın hak kazanıldığı halde kullanılmayan yıllık izin süresi için ödenecek ücretlerden de kısa vadeli sigorta kolları primi kesilecektir.”

şekline bir düzenleme yapılmıştır.

Buna göre, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun sigorta primine ilişkin hükümlerinin yürürlüğe girdiği 01/10/2008 tarihinden sonraki dönem için 6772 sayılı Kanun uyarınca ödenecek ilave tediyelerden bütün sigorta kolları itibariyle sigorta primi kesilmesinin, 01.10.2008 tarihinden önceki döneme ilişkin olarak ödenecek ilave tediyelerden ise sigorta primi kesilmemesinin gerekli olduğu ortaya çıkmaktadır.

Comments

  1. merhaba
    ben kocaeli üniversitesi hastanesinde 4 yıdır özel güvenlik olarak çalışmaktayım.ilave tediye hakkından bizim gibi taşeron firma üzerinde çalışan temizlik personeli dilekçelerini verdi.ve yönetimin vereceği söyleniyor.yine şirket üzerinde veri hazırlama ve diğer vazifeler yapanlarda alacaklar.biz niçin alamıyoruz.hakkımız varmı.varsa ne yapmalıyız.

    1. Arkadaş uludağ üniversitesi temizlik şirketi personelleri bu konuyla ilgili dava acti kazandı ve ilave tediyelerini aldılar almaya da devam ediyorlar

      1. Dava açan ve kazananlar ilave tediye alabilirler. Ancak, mahkeme kararları, davayı açan kişiye özel olduğundan dava açmamış olanlar hakkında uygulanabilmesine ve dava açmamış alt işveren işçilerine de ilave tediye ödenebilmesine imkan yoktur.

  2. niye alamaz taşeron firmada çalışanlar insan evladı değil mi zaten ne varsa kadrolulara var taşeron işçiler de kim oluyor köle yani yaziklar olsun sizlere allahınızdan bulun inşallah o para boğazında kalır

  3. işten bir yıl önce çıkan bir işçi tediye davası açmış ve bir yıl sonra kazanmıştır.Mahkeme kararı ile tediye ödemesi yapılacaktır. Fakat işçi bir yıl önce çıktığı için çalışmamaktadır bu ödemeyi hesaplarken ssk kesintisi uygulayacakmıyız eğer uygulayacaksak sgk ya nasıl bildireceğiz saygılar.

    1. Mahkeme kararı üzerine ilgili kişiye geriye dönük ödeme yaptığınızı belirterek ek bildirge vermeniz gerekir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.