Kamu Kurumunda İşçi Olarak Çalışırken Belediye Başkanı Seçilenlerden Daha Sonra Eski Kurumunda Tekrar İşçi Olarak Çalışmaya Başlayanların Kıdem Tazminatının Hesabında Belediye Başkanlığından Önceki Hizmet Süreleri Dikkate Alınabilir mi?

Bu yazıda, bir kamu kurumunda işçi olarak çalışmakta iken belediye başkanı seçilenlerden belediye başkanlığı görevinin bitiminden sonra eski kurumunda tekrar işçi olarak çalışmaya başlayan ve daha sonra da emekliye ayrılanların, kıdem tazminatı ödenecek toplam hizmet sürelerinin hesabı açısından belediye başkanı seçilmeden önce geçen hizmet sürelerinin dahil edilip edilemeyeceğine açıklık getirilecektir.

1475 sayılı İş Kanununun, kıdem tazminatını düzenleyen 14 üncü maddesi dışındaki maddeleri, 4857 sayılı İş Kanunu ile yürürlükten kaldırılmıştır. Dolayısıyla, kıdem tazminatı ödemelerinde, 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesi hükümlerine göre işlem yapılmaya devam olunması gerekmektedir. 1475 sayılı İş Kanununun “Kıdem Tazminatı” başlıklı 14 üncü maddesinin birinci, dördüncü ve beşinci fıkralarında ise;

Bu Kanuna tabi işçilerin hizmet akitlerinin:

1. İşveren tarafından bu Kanunun 17 nci maddesinin II numaralı bendinde gösterilen sebepler dışında,

2. İşçi tarafından bu Kanunun 16 ncı maddesi uyarınca,

3. Muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyle,

4. Bağlı bulundukları kanunla kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla;

5. 506 Sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları veya aynı Kanunun Geçici 81 inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle,

Feshedilmesi veya kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sona erdirmesi veya işçinin ölümü sebebiyle son bulması hallerinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet aktinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir. Bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır.”

T.C. Emekli Sandığı Kanunu ve Sosyal Sigortalar Kanununa veya yalnız Sosyal Sigortalar Kanununa tabi olarak sadece aynı ya da değişik kamu kuruluşlarında geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle Sosyal Sigortalar Kanununa göre yaşlılık veya malullük aylığına ya da toptan ödemeye hak kazanan işçiye, bu kamu kuruluşlarında geçirdiği hizmet sürelerinin toplamı üzerinden son kamu kuruluşu işverenince kıdem tazminatı ödenir.

Yukarıda belirtilen kamu kuruluşlarında işçinin hizmet akdinin evvelce bu maddeye göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona ermesi suretiyle geçen hizmet süreleri kıdem tazminatının hesabında dikkate alınmaz.

denilerek, T.C. Emekli Sandığı Kanunu ve Sosyal Sigortalar Kanununa veya yalnız Sosyal Sigortalar Kanununa tabi olarak sadece aynı ya da değişik kamu kuruluşlarında geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle Sosyal Sigortalar Kanununa göre yaşlılık veya malullük aylığına ya da toptan ödemeye hak kazanan işçiye, bu kamu kuruluşlarında geçirdiği hizmet sürelerinin toplamı üzerinden son kamu kuruluşu işverenince kıdem tazminatı ödeneceği; yukarıda belirtilen kamu kuruluşlarında işçinin hizmet akdinin evvelce bu maddeye göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona ermesi suretiyle geçen hizmet sürelerinin kıdem tazminatının hesabında dikkate alınmayacağı hükme bağlanmış bulunmaktadır.

Ayrıca, Yargıtay 9 uncu Hukuk Dairesinin 14.4.1982 tarih ve Esas No: 1982/2967 Karar No:3727 sayılı Kararında; hizmet sürelerinin birleştirilmesinde, hizmet ayrımı yapılmaksızın T.C. Emekli Sandığına ya da Sosyal Sigortalar Kanununa tabi hizmetin geçmiş olması ve 14 üncü maddenin 5 inci fıkrası hükmüne göre de hizmet akdinin kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona ermemiş olması yeterli sayılmıştır.

Dolayısıyla, kamu kurum ve kuruluşlarında ya da özel sektörde işçi olarak çalışmakta iken iş sözleşmesini sona erdiren işçilere kıdem tazminatı ödenebilmesi için, iş sözleşmesinin işçi tarafından yukarıda belirtilen hallerden birisi dolayısıyla sona erdirilmiş olması koşulu aranmaktadır. İş sözleşmesinin işçi tarafından sona erdirilme gerekçesinin bu hallerden birisi kapsamına girmediği durumlarda ise, işverenlere kıdem tazminatı ödeme yükümlülüğü getirilmemiştir.

Öte yandan, 18/1/1984 tarihli ve 2972 sayılı Mahalli İdareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında Kanunun ek 3 üncü maddesinde;

Subaylar, astsubaylar, hakimler ve savcılar ile yüksek yargı organları mensupları hariç olmak üzere, kamu kurumları ile kamu kurumu niteliğinde bir kuruluşta memur veya kadrolu işçi olarak çalışmakta iken bu görevinden ayrılarak Belediye Başkanı seçilmiş olup da yeniden aday olamayan veya seçilemeyenler hizmet süreleri itibariyle veya yaş haddi nedeniyle emekliliğe hak kazanamamış olmaları kaydıyla, seçimlerin kesin sonuçlarının Yüksek Seçim Kurulunca ilanını takip eden iki ay içinde daha önceki kurumlarının bağlı bulunduğu bakanlığa başvurmaları halinde eski görevlerine veya istifa ettikleri tarihteki kurumun özelliği ve niteliğine uygun eşdeğer bir göreve atanabilirler. Ancak yargı kararı ile belediye başkanlığı görevi sona erenler ve istifa edenler hakkında bu hüküm uygulanmaz.”

şeklinde bir düzenleme yapılmış olup, 2972 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinde de, bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.

26/4/1961 tarihli ve 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunun ek 7 nci maddesinde ise;

Yüksek mahkeme üyeleri, hâkimler, savcılar ve bu meslekten sayılanlar ile Subay ve Astsubaylar hariç olmak üzere; milletvekili ve mahalli idareler genel ve ara seçimlerinde aday ve aday adayı olan Devlet memurları ve diğer kamu görevlileri, adaylığı veya seçimi kaybetmeleri halinde, Yüksek Seçim Kurulunca seçim sonuçlarının ilanını takip eden bir ay içinde müracaat etmeleri kaydıyla eski görevlerine veya kazanılmış hak aylık derecelerindeki başka bir göreve dönebilirler.”

hükmüne yer verilmiştir.

Buna göre, gerek 298 sayılı Kanunun ek 7 nci maddesi, gerek 2972 sayılı Kanunun ek 3 üncü maddesindeki hükümler birlikte değerlendirildiğinde; kamu kurumu niteliğinde bir kuruluşta memur veya kadrolu işçi olarak çalışmakta iken bu görevinden ayrılarak belediye başkanı seçilmiş olanlardan, görev sürelerinin bitiminin ardından yeniden aday olmayanların, hizmet süreleri itibarıyla veya yaş haddi nedeniyle emekliliğe hak kazanamamış olmaları

kaydıyla, daha önceki kurumlarının bağlı bulunduğu bakanlığa başvurmaları halinde eski görevlerine veya istifa ettikleri tarihteki kurumun özelliği ve niteliğine uygun eşdeğer bir göreve atanmalarına imkan sağlanmıştır.

Dolayısıyla, belediye başkanı seçilmesi sebebiyle işçi olarak çalışmakta olduğu kamu kurumundan ayrılan ve bu ayrılışı sırasında eski kurumunda tekrar göreve atanma isteminde bulunabileceğini dikkate alarak kendisine kıdem tazminatı ödenmemesi ve iş sözleşmesinin belediye başkalığı süresince askıya alınmasını talep etmiş olmaları halinde bu şekilde işçiliğe ara verme durumunun; kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek bir şekilde iş akdi feshi ya da istifa kapsamında değerlendirilmemesi gerekmektedir.

Bu itibarla, bir kamu kurumunda işçi statüsünde çalışmakta iken belediye başkanı seçilmesi sebebiyle işçi olarak çalışmakta olduğu kamu kurumundan ayrılanlardan;

– Belediye başkanlığına geçişi sırasında kıdem tazminatının ödenmeyerek iş sözleşmesinin belediye başkanlığı görevi süresince askıya alınmasını talep etmiş olma,

– Belediye başkanlığı görevinin bitiminde, hizmet süresi itibarıyla veya yaş haddi nedeniyle emekliliğe hak kazanamamış olma,

– Eski kamu kurumunda tekrar işçi olarak çalışmaya başlama talebinde bulunarak kurumu tarafından tekrar atanmış olma ve bu şekilde atandıktan sonra yeniden işten ayrılma sebebinin de 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesine uygun olma,

şartlarının tamamına haiz olanlara, belediye başkanlığı görevinin öncesinde ve sonrasında geçen toplam hizmet süresi üzerinden kıdem tazminatı ödenmesi mümkün bulunmaktadır.

Comments

  1. Eğer şahıs kıdem tazminatını alıp istifa etmişse belediye başkanlığı bittikten sonra işine geri dönebilir mi?

    1. Eğer kişi belediye başkanlığı seçimlerine katılmak üzere istife etmiş ve belediye başkanlığı görevi sona erdikten sonra süresi içinde yeniden işe girme talebinde bulunmuş ise, işe geri dönebilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.