Belediyelerde, il özel idarelerinde veya diğer kamu kurumlarında “Avukat” olarak kısmi zamanlı sözleşmeli personel statüsünde çalışmakta olanlar için sigorta primi ödenmesi gerekir mi?

Bu yazıda, 5393 sayılı Belediye Kanununun 49 uncu maddesi veya 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası çerçevesinde ve “Avukat” pozisyonunda kısmi zamanlı olarak sözleşmeli personel statüsünde çalışmakta olan kişiler için ay içerisinde fiilen çalıştıkları gün üzerinden sigorta primi ödenmesinin gerekip gerekmediğine açıklık getirilecektir.

1- 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4üncü maddesinin birinci fırkasında;

Bu Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları uygulaması bakımından;

a) Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar,

b) Köy ve mahalle muhtarları ile hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan ise;

1) Ticarî kazanç veya serbest meslek kazancı nedeniyle gerçek veya basit usûlde gelir vergisi mükellefi olanlar,

2) Gelir vergisinden muaf olup, esnaf ve sanatkâr siciline kayıtlı olanlar,

3) Anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortakları, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin komandite ortakları, diğer şirket ve donatma iştiraklerinin ise tüm ortakları,

4) Tarımsal faaliyette bulunanlar,”

c) Kamu idarelerinde;

1) Bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendine tabi olmayanlardan, kadro ve pozisyonlarda sürekli olarak çalışıp ilgili kanunlarında (a) bendi kapsamına girenler gibi sigortalı olması öngörülmemiş olanlar,

2) Bu maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerine tabi olmayanlardan, sözleşmeli olarak çalışıp ilgili kanunlarında (a) bendi kapsamına girenler gibi sigortalı olması öngörülmemiş olanlar ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 86 ncı maddesi uyarınca açıktan vekil atananlar,

sigortalı sayılırlar.”

hükmüne yer verilmiştir. Buna göre, hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılmış olup; münhasıran serbest meslek kazancı nedeniyle gerçek veya basit usulde gelir vergisi mükellefi olanlar ise aynı madde ve fıkranın (b) bendi kapsamında sigortalı sayılmıştır.

Diğer taraftan, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 106 ncı maddesinin birinci fıkrası ile yürürlükten kaldırılan 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun mülga 86 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında;

Kurum, 2 nci ve 3 üncü maddelere göre sigortalı durumunda bulunmıyanların Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca onanacak genel şartlarla (İş kazalariyle meslek hastalıkları), (Hastalık), (Analık), (Malullük, yaşlılık ve ölüm) sigortalarından birine, birkaçına veya hepsine toplu olarak tabi tutulmaları için, işverenlerle veya dernek, birlik, sendika ve başka teşekküllerle sözleşmeler yapabilir.

Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortası primi, bu Kanunun 78 inci maddesine göre belirlenen prime esas kazanç alt ve üst sınırı arasında olmak şartıyla kendilerinin belirleyeceği miktarın % 25′ udur. Ait olduğu ayı takip eden ayın sonuna kadar ödenmeyen primler için bu tarihten başlanarak 80 inci madde hükmüne göre gecikme zammı uygulanır.”

şeklinde bir düzenleme yapılmıştır. Nitekim, 1136 sayılı Avukatlık Kanununun, 5510 sayılı Kanunun 106 ncı maddesinin onikinci fıkrası ile yürürlükten kaldırılan 186 ncı maddesinde de;

188 inci maddede yazılı olanlar dışında kalan avukatların 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 86 ncı maddesinde gösterilen “Topluluk Sigortasına” girmeleri zorunludur. Ancak, bu zorunluluk (Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası) bakımından olup, (İş kazaları ve meslek hastalıkları), (Hastalık) ve (Analık) sigortalarına girmek avukatın isteğine bağlıdır.

Topluluk Sigortasına tabi olan avukatlar hakkında bu kanundaki özel hükümlere aykırı olmamak kaydı ile, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ile 5/1/1961 gün ve 228 sayılı Kanun ve bu kanunların ek ve tadilleri hükümleri uygulanır.”

hükmüne yer verilmiştir. Böylelikle, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununa tabi olacak şekilde iştirakçi olanlar ile 5434 sayılı Kanun kapsamında emeklilik veya malûllük aylığı almakta olan yahut 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu kapsamında sigortalı olarak çalışanlar ile 506 sayılı Kanuna göre yaşlılık veya malûllük aylığı bağlanmış olan avukatlar hariç olmak üzere; 1136 sayılı Avukatlık Kanuna tabi olarak çalışmakta olan avukatların, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun mülga 86 ncı maddesinde gösterilen “Topluluk Sigortasına” girmeleri zorunlu tutulmuştur.

Ancak, yukarıda da belirtildiği üzere, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 86 ncı maddesi ile 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 186 ncı ve 188 inci maddeleri 5510 sayılı Kanunun 106 ncı maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olup, 5510 sayılı Kanunun geçici 6 ncı maddesinin dördüncü ve beşinci fıkralarında ise;

506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun mülga 86 ncı maddesi hükmüne göre topluluk sigortasına tâbi olanların ödedikleri iş kazası, meslek hastalığı, hastalık, analık, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri genel sağlık sigortası dahil bu Kanuna göre ödenmiş sayılır. Bu süreler yatırıldıkları sigorta kolları bakımından başlangıç süresi ve prim ödeme gün sayısı olarak kabul edilir.

Bu Kanunun yürürlük tarihi itibarıyla 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun mülga 86 ncı maddesine göre malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları bakımından topluluk sigortasına devam edenler, bu Kanunun 4 üncü maddesi kapsamında durumları değerlendirilerek, durumlarına uyan bent kapsamında sigortalı sayılırlar. Bunların kendileri veya işverenleri tarafından verilmesi gereken belgeler en geç üç ay içinde Kuruma verilmek zorundadır.”

hükmüne yer verilmiştir.

Buna göre, 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarih öncesinde 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun mülga 86 ncı maddesi hükmüne göre topluluk sigortasına tâbi olanların ödedikleri primlerin, 5510 sayılı Kanuna göre ödenmiş sayılması ve bu sürelerin yatırıldıkları sigorta kolları bakımından başlangıç süresi ve prim ödeme gün sayısı olarak kabul edilmesi; bunlardan, topluluk sigortasına prim ödenmeye devam etmekte olanların ise 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının durumlarına uyan bendi kapsamında sigortalı sayılmaya başlanması gerekmektedir.

Bu itibarla, 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun mülga 86 ncı maddesi hükmüne göre topluluk sigortasına tâbi olmaya devam edenlerden; ticari ve serbest meslek kazancı elde etmeleri sebebiyle gelir vergisi mükellefi olanların 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, bir veya birden fazla işveren tarafından hizmet akdine bağlı olarak çalıştırılmakta olanların ise aynı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fırkasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılmaları zorunlu hale gelmiştir.

2- 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 53 üncü maddesinin birinci fıkrasında;

Sigortalının 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (…) (a) ve (b) bentlerinde yer alan sigortalılık statülerine tabi olacak şekilde Kanun kapsamına girmesi halinde ise aynı maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılır. Ancak, sigortalılık hallerinin çakışması nedeniyle Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalılığı esas alınanlar, yazılı talepte bulunmak ve Kanunun 82 nci maddesine göre belirlenen prime esas kazanç alt sınırı ve üst sınırına ilişkin hükümler saklı olmak kaydıyla, esas alınmayan sigortalılık statüsü kapsamında talep tarihinden itibaren prim ödeyebilirler. Bu şekilde ödenen primler; iş kazası ve meslek hastalığı sigortasından sağlanan haklar yönünden, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalılık statüsünde, kısa vadeli sigorta kollarından sağlanan diğer yardımlar ile uzun vadeli sigorta kollarından sağlanan yardımlar yönünden ise Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalılık statüsünde değerlendirilir. (…)”

hükmüne yer verilmiştir. Buna göre, bir kişinin 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının, hem (a) bendi kapsamında sigortalı sayılmayı gerektiren hem de (b) bendi kapsamında sigortalı sayılmayı gerektiren iki ayrı işte çalışması durumunda, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılmayı gerektiren çalışması esas alınarak sigortalılık ilişkisinin kurulması; ancak, ilgili kişinin 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı sayılması yönünde yazılı talepte bulunması halinde ise, söz konusu (b) bendi kapsamında sigortalılık ilişkisinin kurulması veya bu kapsamdaki sigortalılık ilişkisinin devam ettirilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde yer alan sigortalılık hallerinin aynı kişi üzerinde birleşmesi neticesinde aynı maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı olmak yönünde yazılı tercihte bulunanların, aynı maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı olarak çalışmalarından dolayı elde ettikleri kazançlar üzerinden ayrıca bir sigortalılık ilişkisi kurulmasına ve sigorta primi kesilmesine imkan bulunmamaktadır.

3- 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 80 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) ve (h) bentlerinde;

Primlerin hesabına esas tutulacak günlük kazanç, sigortalının, bir ay için prime esas tutulan kazancının otuzda biridir. Ancak günlük kazancın hesabına esas tutulan ay içindeki bazı günlerde çalışmamış ve çalışmadığı günler için ücret almamış sigortalının günlük kazancı, o ay için prime esas tutulan kazancının ücret aldığı gün sayısına bölünmesi suretiyle hesaplanır.”

Sigortalıların günlük kazançlarının hesabında esas tutulan gün sayıları, aynı zamanda, bunların prim ödeme gün sayılarını gösterir. Ancak, işveren ve sigortalı arasında kısmî süreli hizmet akdinin yazılı olarak yapılmış olması kaydıyla, ay içerisinde günün bazı saatlerinde çalışan ve çalıştığı saat karşılığında ücret alan sigortalının ay içindeki prim ödeme gün sayısı, ay içindeki toplam çalışma saati süresinin 4857 sayılı İş Kanununa göre belirlenen haftalık çalışma süresine göre hesaplanan günlük çalışma saatine bölünmesi suretiyle bulunur. Bu şekildeki hesaplamada gün kesirleri bir gün kabul edilir.”

şeklinde bir düzenlemeye yer verilmiştir. Buna göre, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı olarak çalışmakta olanların, sigorta primine esas günlük kazancın hesabına esas tutulan ay içindeki bazı günlerde çalışmadığı ve çalışmadığı günler için ücret almadığı durumlarda, sigortalının prime esas günlük kazancı, o ay için prime esas tutulan kazancının ücret aldığı gün sayısına bölünmesi suretiyle hesaplanması; bunlardan tamgün çalışmayıp da haftanın veya günün belirli saatlerinde çalışanların prim ödeme gün sayılarının ise ay içindeki toplam çalışma saati süresinin, 4857 sayılı İş Kanununa göre belirlenen haftalık çalışma süresine göre hesaplanan günlük çalışma saatine (günlük 7,5 saat) bölünmesi suretiyle belirlenmesi gerekmektedir.

Bu itibarla, yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri ile açıklamaların birlikte değerlendirilmesinden, 5393 sayılı Belediye Kanununun 49 uncu maddesi veya 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası çerçevesinde “Avukat” pozisyonunda kısmi zamanlı olarak sözleşmeli personel statüsünde çalışmakta olanların;

– İlgili kamu idaresindeki çalışması dışında serbest avukat olarak çalışmasının bulunmaması halinde, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılmalarının ve ilgili kamu idaresindeki çalışmasından ötürü elde ettiği kazancın esas alınması suretiyle hesaplanacak prime esas günlük kazancın, sigorta primine esas günlük kazancın üst sınırını aşmayan kısmı ve yukarıda belirtildiği şekilde belirlenecek gün sayısı üzerinden Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına sigorta priminin ödenmesinin gerekli olduğu,

– İlgili kamu idaresindeki çalışması dışında serbest avukat olarak da çalışmasının bulunması halinde, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı sayılmaları yönünde Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına başvurmamış iseler, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılmalarının ve ilgili kamu idaresindeki çalışmasından ötürü elde ettiği kazancın esas alınması suretiyle hesaplanacak prime esas günlük kazancın, sigorta primine esas günlük kazancın üst sınırını aşmayan kısmı ve yukarıda belirtildiği şekilde belirlenecek gün sayısı üzerinden Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına sigorta priminin ödenmesinin gerekli olduğu,

– İlgili kamu idarelerindeki çalışması dışında ayrıca serbest avukat olarak da çalışması bulunmakla birlikte 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalılık ilişkininin devam ettirilmesi yönünde Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına yazılı olarak başvuruda bulunmuş olanlar hakkında ise, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalılık ilişkisi kurulmaması ve sigorta primi ödenmemesinin gerekli olduğu,

sonucu ortaya çıkmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.